
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
1999’da yaşanan depremin ardından, ekonomik yıkımı düzeltmek, Türkiye'yi depreme hazırlamak, kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmek ve ilk yardım, arama-kurtarma faaliyetlerini geliştirmek hedefiyle özel iletişim vergisi (ÖİV) getirilmişti. Daha sonra kalıcı hale geldiği için “deprem vergisi” olarak anılan ÖİV ile devlet, 2000-2022 yılları arasında 87 milyar 998,6 milyon liralık tahsilat gerçekleştirdi. 2003 yılına dek iletişim hizmetlerinden %25 vergi alınırken bu oran daha sonra %7,5’e kadar düşürüldü, pandemi döneminde %10’a yükseltildi.
Bazı iktisatçılar, enflasyon ve kur farkı göz önünde bulundurulduğunda deprem vergisinden elde edilen gelirin 685 milyar liraya ulaştığını tahmin ediyor. Bu para kullanılarak 2000-2022 yılları arasında depreme dayanıklı ortalama 96 metrekare büyüklüğünde 1 milyon 315 bin adet konut yapmanın mümkün olduğu hesaplanıyor.
Sadece 2022 yılında 4,7 milyar ÖİV toplandığı biliniyor. 2023’te %122 zamlanan ÖİV ile 7 milyar 160 milyon 544 bin lira tahsilat hedefleniyor.
Vergi uzmanı Ozan Bingöl’ün aktardığı üzere ÖİV, bütçe kalemlerinin dışında tutulan ayrı bir fonda toplanmıyor. Dolayısıyla deprem hazırlığı ve eğitimi için harcanması gereken paranın nereye harcandığı tespit edilemiyor.
Eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Van depremi sonrasında deprem vergisinin akıbeti kendisine sorulduğunda bu paraların duble yollara, demiryollarına, havayollarına, eğitime ve çiftçiye harcandığını açıklamıştı. İzmir depreminden sonra da Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, bu paraların “Hazine birliği kapsamında herhangi bir gidere harcanmış olabileceğini” söylemişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
İmar afları, yapı denetimleri, deprem vergileri, deprem önergeleri, başarısız sınav veren kurumlar
22 Şub 2023

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.




