DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve İYİ Parti'nin göçmen politikaları

DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve İYİ Parti'nin göçmen politikaları

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

MetroPoll Araştırma şirketi tarafından Ağustos 2021'de yapılan ankete göre toplumun %81,7'si Sığınmacıların kendi ülkelerine dönmesini” istiyor. Aradan uzun bir zaman geçse ve Türkiye gündemi sürekli değişse de toplumun sığınmacılara yönelik tutumunda önemli bir değişim olmadığını söylemek mümkün.

Resmî rakamlara göre 4 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, dünyada birinci sırada yer alıyor. Kayıtlı sığınmacılara ek olarak başta Afganistan ve Pakistan olmak üzere muhtelif ülkelerden Türkiye’ye gelen milyonlarca kaçak göçmen de göz önünde bulundurulduğunda, çok kısa bir sürede bu kadar büyük bir göç dalgasıyla karşılaşmak Türkiye'de siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor

AK Parti ve MHP'nin oluşturduğu Cumhur İttifakı, ‘açık kapı politikasının’ mimarı olarak uzun bir süre boyunca Türkiye’nin sığınmacılara ev sahipliği yapacağını dile getirdi. Buna karşılık, iktidar tarafından herhangi bir entegrasyon ya da geri gönderme politikası üretilmedi. Muhalefet partileri de son 1 yıllık sürece kadar göç konusunda somut bir politika önerisi ya da söylem üretemedi. Zafer Partisi'nin ‘göçmen karşıtlığını’ siyasetinin temeline koyarak hem kamuoyunda hem de siyasi arenada bu konuyu etkili şekilde dile getirmesi ve ekonomik krizin etkileriyle artan sığınmacı karşıtlığı hem iktidarı hem de muhalefeti göç konusunda somut politika ve söylem üretmeye zorladı.

DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve İYİ Parti göç politikalarını kamuoyuna açıklayarak Altılı Masa'nın bu konudaki inisiyatifi ele almasına yönelik çalışmalar yaptı.

DEVA Partisi

DEVA Partisi’nin göç politikasında temel hedefin entegrasyondan ziyade ‘geri gönderme’ olduğuna vurgu yapılıyor. Partinin göç programında şu ifadeler öne çıkıyor:

“Suriye’de güvenliğin sağlanmasıyla birlikte, Suriyelilerin geçici koruma statülerine son vereceğiz. Geçici koruma statülerinin sonlanması üzerine, Suriyelilerin Türkiye’den belirli bir süre içinde ayrılması gerecek. Mağduriyete sebep olmaksızın güvenli ve onurlu bir dönüşü sağlayacağız. Suriyeliler ülkemizden ayrılana kadar Türkiye’deki ikamet, çalışma, eğitim ve sağlık hizmeti gibi konuları kural bazlı hâle getireceğiz.”

ALİ BABACANPosta

Öte yandan, ülkelerine dönmesi mümkün olmayan sığınmacılar için de "sosyal uyum politikalarının" hayata geçirileceği belirtiliyor. Programda öne çıkan bir diğer husus da düzensiz göçün önlemesine yönelik diplomasinin aktif şekilde kullanılmasına yapılan vurgu. DEVA Partisi, göçü ülkemize geldikten sonra ele almak yerine göçü ortaya çıkaran sebeplerin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtiyor.

Ülkemiz dışında yaşanan ve uluslararası düzensiz göçe sebep olabilecek olayları hassasiyetle takip edecek, stratejik bir yaklaşımla koruyucu ve önleyici tedbirler alacak, ülkelerine dönmek isteyen sığınmacı ve göçmenler için güvenli ve gönüllü dönüş koşulları oluşturacağız.
Ekonomik nedenlerle ülkelerini terk ederek ülkemize yasa dışı yollarla gelen yabancılarla ilgili olarak, söz konusu ülkelerin yönetimleri ile diyalog ve işbirliği hâlinde geldikleri ülkelerde çözümü önceleyen politikalar geliştireceğiz.

Gelecek Partisi

Gelecek Partisi de “Devlet Aklı ve Millet Vicdanı Rehberliğinde Düzensiz Göç Sorunu ve Çözüm Önerileri: Gelecek Modeli” başlığıyla açıkladığı göç politikasında kısa, orta ve uzun vadeli planlar sunuyor. Parti programında, üç aşamalı göç politikası şu şekilde ifade ediliyor:

- Kısa vadeli ve acil politikalar: Geri dönüş planlamalarının yapılması ve ivedilikle uygulanması, tam sınır güvenliğinin tesisi, geçerli mevzuatın tavizsizce ve istikrarla uygulanması, bölgesel/uluslararası aktörlerle yeni bir iş birliği anlayışlarının başlatılması

- Orta vadeli politikalar: Göç Bakanlığı kurulması gibi mevzuatta gerekli güncellemeler yapılması 

- Uzun vadeli politikalar: Muhtemel yeni düzensiz göç dalgalarına karşı kurumsal, idari, mali hazırlıklar yapmak, doğu sınırlarımızdan kayıt dışı giriş yapan düzensiz göçmenler, diğer ülkelerden kayıt dışı giriş yapanlar ve geçici koruma altındaki Suriyeliler için ayrı politikaları üretilmesi

Davutoğlu

Serbestiyet

Gelecek Partisi, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri dönüşü için gerekli teşviklerin verilmesi ve Suriye'deki altyapının onarılması gerektiğini belirtiyor:

“Geri dönüşü tercih edecek Suriyelilerin Şam yönetiminin/ bölgesel aktörlerin baskı ve zulümlerine maruz kalma, insan kaçırma, tekraren mülteci konumuna dönme riski, terör vb. gibi tehdit ve sınamalara karşı korunabilmeleri için her türlü gerekli yerel/ bölgesel/uluslararası tedbirlerin alınması gerekiyor.
Büyük ölçüde yıkılmış ülke alt yapısının (eğitim, okul, tarım, sanayii vb.) geri dönüşlere hazırlanabilmesi amacıyla bütün ilgili muhataplarla eşgüdüm, iş birliği yapılması önem arz etmektedir.”

Kurumsal olarak atılacak adımlar ise Göç Bakanlığı'nın kurulması, kapsamlı bir düzensiz göç envanterinin hazırlanması, eğitim akademileri ve araştırma merkezlerinin kurulması olarak sıralanıyor. Gelecek Partisi’nin Göç Bakanlığı kurulması önerisi, göç konusunun Türkiye gündeminde uzun yıllar boyunca yer alacak bir olgu olduğunun kabullenilmesi ve bu anlamda somut adımlar önerilmesi nedeniyle diğer partilerden önemli ölçüde ayrışıyor.

Detaylı göç programında, göçmenlere vatandaşlık verilmesinin de hukuki olarak yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtiliyor ve şu öneride bulunuluyor:

“Vatandaşlık elde etme koşulları yeniden düzenlenmesi, öncelikle entegre olma, Türkçeyi iyi konuşma, toplum düzenini sağlayan kanunları ve örf adet kurallarını asgari düzeyde bilme ve uyma, daha önceden -ağır suçlardan- hüküm giymemiş olma, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlilik, devlete yük olmama gibi şartların aranması. Başvurularda güvenlik soruşturmalarının kapsamlıca yapılması. Vatandaşlığa geçişlerle ilgili şeffaf şekilde bilgi paylaşılması.”

Son dönemde artan konut fiyatları ve ekonomik kriz nedeniyle kamuoyunda tepki çeken yabancılara konut satışı karşılığında vatandaşlık verilmesi uygulaması da Gelecek Partisi programında şu ifadelerle eleştiriliyor:

“Ülkemizin uluslararası düzeyde prestijini de olumsuz etkileyen yatırım yoluyla/ dövizle vatandaşlık kazanımı gibi istisnai uygulamaların sınırlarının daraltılması. Nitekim; bu tür uygulamalar aday ülkesi bulunduğumuz Avrupa Birliği içinde de olumsuz karşılanmakta, bu yöntemle vatandaşlık imkanı tanıyan bazı üye ülkeler AB Komisyonu tarafından uyarılmaktadır.”

İYİ Parti

İYİ Parti’nin “Millî Göç Doktrini” adlı strateji ve eylem planında Türkiye’deki sığınmacı problemi şu şekilde ifade ediliyor:

“Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyeli sığınmacılar dışında kalan kaçak göçmenler konusunda da iktidarın kasıtlı politikası, yasal uygulamalarda üst düzeyden en alt seviyeye kadar devlet görevlilerinde görülen göz yumma/işlem yapmaktan kaçınma vb. davranışlar, devletin bir yandan kaçak göçmen kontrolünü sağlayamamasına, diğer yandan da daha fazla sayıda kaçak göçmenin ülkemize yönelmesine neden olmaktadır. Ülkemizdeki Suriyeli sığınmacılar, geçen süre ve ülke nüfusu içindeki oranı itibariyle basit bir sığınmacı olayının çok ötesine geçmiş, artık kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır.”

akşenerBBC Türkçe

Türkiye’deki sığınmacı krizinin nedenlerinden birinin de Avrupa Birliği ile yapılan “Göçmen Mutabakatı” olduğu belirtiliyor:

“Göç araştırmaları literatüründe; “kaynak ülke, transit ülke ve hedef ülke” tanımlaması bulunmaktadır. Türkiye Suriye’den kitlesel göçün başlangıcında transit ülke konumunda iken 2016 yılında imzalanan Türkiye-AB Mutabakatı sonrası “HENDEK ÜLKE” konumuna gelmiştir.  
Bunun farkında olan AB, başlangıçtan itibaren Türkiye’nin hendek ülke olmasını ve Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalmasının yollarını aramaktadır.”

İYİ Parti’nin “Göç Doktrini ve Stratejik Eylem Planı” sınır güvenliği ilkesi, geri dönüş ilkesi, önleyici göç ilkesi ve uluslararası göç mutabakat ilkesi olarak adlandırılan dört temel ilke üzerine inşa ediliyor. Türkiye’deki sığınmacıların ve kaçak göçmenlerin 3 yıl içinde ülkelerine geri gönderilmesinin planlandığı eylem planında, üç öncelikli gruba ayrılan Suriyeli sığınmacıların 2024-2026 yılları arasında ülkelerine geri gönderilmeleri hedefleniyor. İYİ Parti Millî Güvenlik Politikaları Başkanı Mehmet Tolga Akalın, geri gönderme planını şu şekilde özetliyor:

“Birinci öncelikli aileler, Türkiye’de çocuğunun eğitimi devam etmeyen, çalışmayan, Suriye’de evleri zarar görmemiş aileler. İkinci öncelikli aileler, Türkiye’de çalışan ve çocuğunun eğitimi devam eden, Suriye’de evleri az zarar görmüş ve bir yıl içinde evleri onarılan aileler. Üçüncü öncelikli aileler ise Suriye’de ev ve yaşam alanları zarar görmüş, başkasına verilmiş olup, Suriye Devletinin yer göstereceği aileler ile dezavantajlı (ileri yaşlı, bakıma muhtaç ve ağır engelli) aileler.”

 İYİ Parti lideri Meral Akşener de plana ilişkin açıklamasında “İYİ Parti iktidarında Suriyeli ve diğer uyruklu sığınmacılar ve kaçak göçmenler sorununun çözümü için uygulayacağımız stratejinin temelinde; insani değerlere ve uluslararası hukuka uygun olarak, bölge ülkeleri ve hedef ülkelerle yardımlaşma içinde tehdidin büyümesini önlemek, işlemleri hızlandırmak ve geçici koruma altındaki Suriyeli sığınmacıların her şartta ve mümkün olan en makul sürede (biz bunu üç yıl olarak ön görüyoruz) ülkelerine dönmesini sağlamak hedefimiz yer alıyor. 1 Eylül 2026’da, iktidarımızın üçüncü yılının sonunda tüm Suriyeli sığınmacıları memleketlerine kavuşturmuş olacağız.” demişti.

İYİ Parti’nin göç programında, iktidara gelinmesi durumunda ‘İlk Gün’, ‘İlk Ay’ ve ‘İlk Yıl’ alınacak tedbirler olarak üç aşama yer alıyor:

İlk gün alınacak tedbirler:

  • Türkiye’ye yönelik kitlesel göçün sınıra ulaşmadan sınır ötesinde tutulacağı dünya kamuoyuna açıklanacak
  • “Hudut namustur!” esası benimsenecek, açık kapı politikası terkedilecek
  • Sığınmacılara hiçbir şart altında vatandaşlık verilmeyeceği deklare edilecek
  • Sığınmacılara tanınan tüm ayrıcalıklar iptal edilecek
  • Sınır hatlarında tespit edilen tüm göç hareketlerine karşı “geri itme” politikası uygulamasına geçilecek
  • Tüm kaçak göçmenler geri gönderme merkezlerinde toplanıp tecrit edilecek ve peyderpey iade/sınır dışı edilmeye başlanacak
  • İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak genelge doğrultusunda valiliklerce, sığınmacı ve kaçak göçmenlerin; park, bahçe, sahil ve plaj gibi kamusal alanlarda toplumsal huzuru bozacak şekilde bulunmasının önüne geçilecek,
  • Özellikle kadınların sosyal hayatını kısıtlayacak ve taciz edecek şekilde görüntü kaydeden, sosyal medyada Türk örf ve adetlerine uygun olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk milletine hakaret içerikli video ve fotoğraf paylaşan tüm yabancı uyrukluların haklarında yasal işlem başlatılarak sınır dışı edileceği duyurulacak
  • Sığınmacı ve kaçak göçmenlere ait ruhsatsız çalıştığı tespit edilen işletmeler kapatılacak

İlk ay alınacak tedbirler: 

  • Hudut güvenliğini tam olarak sağlayacak tedbirler alınacak      
  • Herhangi bir yolla hududu geçen kaçak göçmenlerin ülke derinliklerine ulaşmasını önleyecek ilave tedbirler alınacak
  • Kaçak göçmenleri kayıtsız olarak çalıştıran işletmelere veya bunlara ev kiralayanlara cezai yaptırım uygulanacağı ilan edilecek, bu amaçla TCK’da değişiklik yapılarak bu suç cürüm olarak tanımlanacak
  • “Kısa süreli vize muafiyeti”, temelsiz “turist vizesi” uygulamalarını istismar ettiği tespit edilen ülkeler için söz konusu uygulamalar kaldırılacak; bu konuda ilgili devletlerle yapılan mutabakat ve anlaşmalar iptal edilecek
  • Türk Vatandaşlarının tercih etmediği ve başta hayvancılık olmak üzere yoğunlukla ihtiyaç duyulan alanlarda istihdam edilmek üzere, öncelikle Türk kültürüne yakın olan yabancı şahıslara, ikamet ve çalışma izni verilecektir.

İlk yıl alınacak tedbirler: 

  • Kayıt dışı ve usulsüz göçmenler ile iadeleri/sınır dışı edilmeleri kararlaştırılacak tüm diğer göçmenler için, belirlenen yoğunluğa göre “merkez iller” tayin edilecek ve bu illerde 10’ar bin kişilik 20 Geri Gönderme Merkezi kurulacak 
  • Türkiye’nin Suriye, Irak ve İran hududu duvarlar, elektro optik kuleler, aydınlatma sistemleri, gece görüşlü kameralar, insansız hava araçları ve entegre güvenlik sistemleri ile tahkim edilecek
  • Türkiye’de bulunan kaçak göçmenlerin tamamının iade/sınır dışı işlemi bir yıl içinde tamamlanacak
  • Sığınmacılara yönelik yardım faaliyeti yürüten yerli veya yabancı sivil toplum kuruluşlarının tüm yardım faaliyetleri belirlenecek merkezi organın onay, koordinasyon ve denetimine alınacak, belediyeler dâhil kamu kurumlarının yardım faaliyetleri tek merkezin izin ve denetiminde yapılacak
  • Özellikle Afganistan mahreçli yoğun göç akımı karşısında ABD ile akdedildiği anlaşılan mutabakat/anlaşma süratle gözden geçirilecek, bu kapsamda Türkiye’ye giriş yaparak kaydolmuş bulunan kaçak göçmenlerin menşe/üçüncü ülkelere sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması başta olmak üzere özel şartlarla yenilenecek
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Pusula: Muhalefet ve göç #1

CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi'nin göçmen meselesine bakışı

05 Oca 2023

Reuters

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak