Dijital Göçebelikte Tutunamayanlar: Coinbase Çalışanları

Sabah 8 akşam 5 mesaili işler artık çok demode. Bugün bir çoğumuz global işlerde çalışıyor ve en önemlisi döviz kazanıyoruz. Döviz kazanmak dediğimizde dikkatini çekebildik değil mi? Küresel ekonomik kriz ile iş alanları artık yetenek veya ilgiye göre değil, gelir modeline göre kategorize ediliyor.
Esnek çalışma saatleri ve emeğin maddi karşılığı gibi avantajları yanı sıra dijital göçebelik de kendi içinde bazı riskler barındırıyor. Bir sabah uyandığında işsiz kalabilir ya da ayın başında ihtiyaç duyduğun ödemeyi meçhul bir anda alabilirsin. Ya da PayPal örneğinde olduğu gibi “Coğrafya kaderdir” diyerek alternatif işlere yönelmek zorunda da kalabilirsin.

Bugün uluslararası iş yapan birçok işletme ödeme yöntemi olarak sadece PayPal kullanıyor. Ancak hatırlayacağın üzere, PayPal 2016 yılında ülkemizden çekilmişti. Erişim sıkıntısı söz konusu olduğunda ise işverenler platform değişikliği yerine çalışan değişikliğine gitmeyi tercih ediyor. E sonuçta güvenilir ödeme platformu bulmak bir hayli zorken, tasarımcı (çalışan) bulmak için Türkiye elendiğinde Filipinler'e doğru kısa bir dijital seyahat yapmak yeterli oluyor.
Bugün yazımızın odak noktasında bulunan Coinbase skandalında ise dijital göçebeliğin bambaşka bir yönünü görüyoruz.
Coinbase Skandalı: İşe Başlamadan Kovulmak

İşe kabul veya red maillerine aşinayız fakat daha hiç mesai yapmamış bir çalışanın imzaladığı teklifin geri çekilmesi sık rastladığımız bir durum değil. Küçülmeye giden Coinbase, yakın zamanda anlaşma sağladığı yeni çalışanlarını bir miktar kıdem tazminatı ve bir özür mailiyle işten çıkardı. Çoğu tek bir gün bile çalışmamış olan mağdurların sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar, tek bir mail yoluyla bildirilen kararın pek çok insanın hayatı üzerinde büyük etkisi olduğunu gözler önüne serdi.
Bugün çalışma şekillerimiz çağın getirilerine göre değişkenlik gösterse de, iş faktörü çalışanların hayat standardı açısından büyük önem arz ediyor. Uzun vadeli bir beraberlik adına imzalanan sözleşmeler; imza atan kişinin yaşayacağı konum, kullanacağı araç hatta gideceği tatile kadar birçok ileri dönem unsurunun da belirleyicisi oluyor.
2022’de yaklaşık 2000 çalışan almayı düşünen Coinbase, Mayıs ayına kadar 1.200 kişiye istihdam sağlamıştı. Şimdi yüzlerce Coinbase çalışanı beklenmedik işten çıkarma kararı nedeniyle, verdikleri kararların ağırlığını yüklenmek zorunda kalıyor.
Coinbase çalışanları ne düşünüyor?
Ashutosh Ukey, Mart ayında Coinbase'de çalışma teklifini kabul etmişti. Doktora programlarına başvursa da kripto para girişimi için çalışma fikri çok daha cazip geldi. Üstelik Coinbase'in uzaktan çalışma politikası, ona konuma bağlı kalmadan çalışma fırsatı da tanıyordu. Kız arkadaşına daha yakın olmak için Ohio, Dayton'da bir daire için çabucak kontrat imzaladı. 8 yaşından beri Amerika’da yaşayan ancak green card’ı bulunmayan Ukey, öğrenci vizesinin bir uzantısı olan STEM OPT vizesi ile oturum izni sağlıyor. Mevcut durumunda ancak birkaç ay işsizliği sürdürülebilecek olması ve Dayton’da kalabileceği bir işe sahip olma zorunluluğu Ukey’in planladığı her şeyin bir anda alt üst olmasına neden oldu.
Ukey gibi yeni hayatını iş teklifi üzerinden çizenlerin sayısı bir hayli çokken, mevcut işini bırakıp düzenini tamamen bozanlar da mevcut.
Yazılım geliştirme müdürü Duriswamy, yabancı teknoloji çalışanları arasında yaygın olan bir H-1B vizesine sahip. Ancak vize ona ve benzer durumdaki çalışanlara sadece 60 gün işsiz kalma izni veriyor. Coinbase'e katılmak için Amazon’daki işini bırakan Duriswamy, iş fırsatları konusunda çok endişeli olmadığını, fakat hâlâ green card için uzun bir kuyrukta beklediğinden tedirgin olduğunu ifade ediyor.
Dikkat: Kaygan Zemin
Bu noktada çalışanların kendilerine şu soruyu sorması gerekiyor: Yüksek gelir elde edebileceğim fakat her an çıkarılma korkusuyla karşı karşıya kalacağım bir iş mi, yoksa sabit fakat düzenli kazanç sağlayabileceğim güvenli bir iş mi? Bu sorunun cevaplanmasında hayat beklentileri, sorumluluklar, ekonomik sıkıntılar gibi birçok parametre varlık gösteriyor. Ancak özellikle kendi kuşağımızı göz önüne alırsak, 20’li yaşlarda insanlar olarak bu kadar soru işaretiyle boğuşmaya mecbur muyuz?
Ne de olsa Avrupa’da bir ay çim biçen lise öğrencilerinin araba alabildiği bilgisini yıllardan beri sık sık gündeme getiririz. Ne diyelim, coğrafya kaderdir…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Nur Kardelen Ay
Teknoloji haberciliği, SKA takipçisi, yavaş gazetecilik. Peynir ekmek gibi yazıyorum.
İLGİLİ OKUMALAR




