"Topyekûn savaş"

Birleşmiş Milletler'in topyekûn bir savaş uyarısı yaptığı İsrail-Filistin sorununda son günlerde artan tansiyonun arkasında ne var?
"Topyekûn savaş"

Factory - 13 Mayıs - Spektrum
Factory - Teyit ile birlikte

Factory ile bilgi ve medya ekosistemini dönüştürmeye hazır mısınız? Teyit’in kuluçka ve topluluk programı olarak tasarladığı Factory, bilgi ve medya ekosisteminin sorunlarına çözüm geliştiren ekipleri destekliyor. Teyit’in geliştirdiği bu program bilgi ve medya ekosisteminde sistem seviyesinde bir değişim yaratmayı hedefliyor. Factory Kuluçka programına katılmak için ön koşul olan ve sosyal inovasyon fikirlerini hayata geçirecek bileşenleri bir araya getiren küresel platform Impact Hub İstanbul’un içerik partnerliğinde yürütülen Bootcamp’e başvurular, 23 Mayıs’a kadar bu adreste devam ediyor. Nedir? Bilgi ve medya ekosisteminin sorunlarına çözüm geliştirenleri desteklemek için bir aracı kuruluş rolü üstlenen Factory; Kuluçka programıyla erken aşama girişimlere iş geliştirme, çalışma alanı, iletişim ağı, stratejik planlama ve danışmanlık destekleri veriyor. Topluluk programıyla orta ve ileri aşama girişimleri bir araya getirerek iş birliğini teşvik eden bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Nasıl başvurabilirim? Bilgi düzensizliği, yanlış bilgi ve dezenformasyon, filtre balonları, bilgi gürültüsü, medyada ayrımcı söylem gibi sorunlara odaklanan ekiplerin desteklendiği kuluçka programına dâhil olmak için başvuruları 23 Mayıs’a kadar devam eden Bootcamp’e katılmak ve jüri değerlendirmesiyle seçilen ekipler arasında yer almak gerekiyor. Şimdiye dek 141 katılımcının dâhil olduğu Factory’nin topluluğundaki ekipler arasında Fikritakip, Referandom, Bref, Turnusol, Loop gibi platformlar yer alıyor. Aposto!’nun da Factory 2019 katılımcısı olduğunu ve iş fikrini Factory’de olgunlaştırdığını hatırlatalım. Programın geneline ve Bootcamp başvuru sürecine dair ayrıntıları öğrenmek ve Factory topluluğuyla bilgi ekosistemindeki sorunları tartışmak için 16 Mayıs 2021 Pazar saat 15.00'te çevrim içi gerçekleşecek tanıtım etkinliğine katılmak için buradaki formu doldurabilirsiniz. 23 Mayıs’a kadar devam eden Factory Bootcamp başvuruları için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Doğu Kudüs, 1948’den bu yana Arap ve Yahudi toplumlarının arasındaki düşmanlığın başlıca sebebi oldu. Geçtiğimiz hafta İsrail polisinin teravih namazı sırasında Mescid-i Aksa’yı basarak Filistinlileri hedef alması iki grubun arasındaki çatışma fitilini ateşledi.

Bölgedeki yüksek tansiyon Ramazan’ın başından bu yana devam ediyor. İsrail polisi, Filistinlilerin Ramazan ayı boyunca geleneksel olarak sosyalleştikleri toplanma alanını kapatınca yaşanan protestolarda 3 kişi hayatını kaybetmişti. Geçtiğimiz hafta işgal altındaki Doğu Kudüs’teki İsrail Yüksek Mahkemesi Şeyh Cerrah mahallesinde yaşayan yedi Filistinli ailenin zorunlu tahliye kararını onaylayınca, İsrail polisi bu evleri basarak aileleri zorla evlerinden çıkarmaya çalıştı. Bölgedeki Filistinli ve İsrailli yerleşimciler arasında çatışmalar yaşandı.

Bölgenin önemi: 2020’nin başından bu yana mahkeme, Şeyh Cerrah mahallesindeki 13 aile hakkında zorunlu tahliye kararı veriyor. 1967’de Doğu Kudüs’ü işgal eden İsrail, uluslararası toplumun büyük çoğunluğunun tanımamasına rağmen tüm şehri başkenti olarak görüyor. Dolayısıyla Filistin halkı bu tahliyeleri, İsrail’in Filistinlileri Arap mahallelerinden sürmek için devam eden bir “etnik-temizlik” eylemi olarak tanımlıyor.

  • Olayların ardından açıklama yapan Başbakan Binyamin Netanyahu “Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu ve aşırılık yanlılarına izin verilmeyeceğini” söyledi. İsrail Yüksek Mahkemesi savcılık talebiyle duruşmayı 1 ay içinde tarih belirlenecek şekilde erteleyerek mahkeme kararına kadar Filistinli ailelerin evlerinde kalabileceklerini duyurdu.

Son durum: 1967’den bu yana Yahudi Günü olarak kutlanan 10 Mayıs’ta Kudüs, deyim yerindeyse savaş alanına döndü. Sabah saatlerinde Yahudilerin Haram-ı Şerif’e girmesini önlemek amacıyla Aksa’nın önünde toplanan binlerce Filistinli, İsrail polisinin sert müdahalesiyle karşılaştı. İsrail polisinin sağlık görevlilerinin bölgeye girişine izin vermediği belirtildi. Akşam saatlerinde Hamas’ın İsrail’e birçok noktadan roket saldırısında bulunmasıyla İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze’de büyük ölçekli bir askerî operasyon başlatacaklarını duyurdu. 11 Mayıs’ta Lod şehrinde Araplar ve Yahudiler arasında iç savaş çıktığı bildirilerek olağanüstü hâl ilan edildi. 12 Mayıs gecesinde Lod şehrinde durum farklı değilken başka pek çok şehirden Araplara yönelik linç veya karşılıklı çatışma haberleri geldi.

  • Bu satırları noktaladığım 12 Mayıs gecesinin geç saatlerinde Hamas kontrolündeki Gazze’den İsrail’e hâlâ roketler atılıyordu. İsrail’de 2'si çocuk 7 kişinin roketler sebebiyle öldüğü rapor edilmişti. İsrail de Gazze’ye yönelik hava saldırısını şiddetlendirmiş ve bültenin hazırlandığı saatlere kadar 17’si çocuk 83 kişinin ölümüne sebep olmuştu.

Uluslararası tepkiler: Yaşanan olaylara ilişkin uluslararası kamuoyundan kınama ve itidal mesajları geldi. AB, yetkililerin Kudüs’teki gerginliği azaltmak için acilen harekete geçmelerini ve mevcut statükoya saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Yaşananlardan “derin endişe” duyduğunu ifade eden ABD, bölgedeki gerilimi azaltmak için her iki tarafla temas hâlinde olduğunu belirtti. ABD Başkanı Joe Biden ise "Beklentim ve umudum, bunun bir an önce kapanması, ancak İsrail'in kendini savunma hakkı var." dedi. Artan şiddetin derhâl sonlanması çağrısında bulunan ve İsrail’in adımlarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten BM, olayların “topyekûn bir savaşa doğru sürüklendiği” uyarısı yaptı. Avrupa ülkeleri itidal çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İsrail’i bir “terör devleti” olarak nitelendirerek BM’yi acil müdahaleye çağırdı.

Yazarın yorumu: Orta Doğu’da “demokrasi” örneği olduğunu belirten İsrail hükümeti son zamanlarda bu tezinde oldukça başarısız. Son gelişmeler, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün geçtiğimiz ay yayımladığı raporda İsrail’in faaliyetlerini “apartheid rejimi” olarak tanımlamasını doğrular nitelikte. Her ne kadar Netanyahu’nun bir “kontrollü kaos” ortamı yaratarak stratejik bir politika izlediği ve haziranda olası bir seçime hazırlandığı düşünülse de bu yaşananlar bir ilk değil, kaos da kontrolden çıkma potansiyeli içeriyor. İsrail’in 1948’den bu yana Filistin halkına karşı tutumunun uluslararası hukuka aykırılık teşkil ettiği ve bir insan hakları ihlali olduğu her defasında savunulsa da uluslararası toplum yaşananlara karşı kınamaktan öte somut bir adım atmadığı sürece son da olmayacak. Evrensel insan hakları politikaları uygulanmadığı sürece bugün olmasa bile bölgede üçüncü bir İntifada’nın patlak verebileceğine dair beklenti sürekli artıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Filistin'de "savaşa doğru", Kolombiya'da protestolar, Türk İHA-SİHA'ları

Bu hafta odağımıza İsrail-Filistin probleminde yükselen tansiyonu, Kolombiya'daki vergi reformuna yönelik büyük protestoları ve Türkiye'de üretilen İHA ve SİHA'ları alıyoruz.

13 May 2021

Factory - Teyit ile birlikte
AA

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak