Dominasyon

Maçı üç alt başlığa bölerek başlamak istiyorum; maç öncesi, ilk yarı ve ikinci yarı.
Maç Öncesi:
Gareth Southgate’in 2018 Dünya Kupası boyunca tercih ettiği ve kendisini yarı finale kadar taşıyan 3’lü savunma sistemi, ön alandaki rotasyonun genişlemesiyle birlikte Uluslar Ligi ve Euro 20 boyunca yerini klasik bir 4-2-3-1’e bıraktı. Ancak 3’lü sistemin de tamamen terk edilmeyip bir B planı olarak cepte tutulduğu, son 16 turundaki Almanya maçıyla birlikte ortaya çıktı.
Kimmich ve Gosens’in klasik 4-2-3-1 şeklinde dizilen Portekiz’e karşı gövde gösterisi yapması, Almanya maçı öncesinde Southgate’i bir değişiklik yapmak zorunda bıraktı. Birebir eşleşmek ve rakip kanat beklerinin verimini kısmak amacıyla İngiltere’yi 3’lü dizen Southgate, Löw’ün takımına karşı oyun üstünlüğünü maçın hiçbir bölümünde bırakmamış ve Almanya’yı domine ederek evine yollamıştı.
3’lü savunma tercihiyle birlikte turnuvada şu ana kadarki en göz dolduran oyununu sergileyen Southgate’in İngiltere’sinin, 3’lü savunmayla oynayan bir başka takım olan Ukrayna’ya karşı klasik sistemi olan 4-2-3-1’e dönmesi beklemediğim bir değişiklikti.
Bunun nedenlerini sorguladığımızda iki faktör ön plana çıkıyor; Ukrayna’yı yeterince tehditkar bulmaması ve kendi yarı sahasında nicelik açısından fazla olan Ukrayna’ya karşı ön alanda kalabalıklaşma isteği. Ukrayna kadrosunun kağıt üzerindeki en zayıf halkasının sağ kanat beki olan Karavaev olması ve Mykolenko’nun hücumunun Gosens kadar endişe verici olmaması bu tercihin birinci nedeni gibi gözüküyor. Ayrıca defansif farkındalığının eksikliği nedeniyle şans bulamadığı ileri sürülen Jadon Sancho'nun bu konuda fark yaratan ve sakatlığından dolayı oynayamayan Saka'nın yerine tercih edilmesi de bunu destekler nitelikte.
İlk Yarı:
Pickford, Walker, Stones, Maguire, Shaw, Rice, Phillips, Mount, Sancho, Kane, Sterling 11’iyle maça başlayan İngiltere, kendisi için muhtemel en iyi senaryoyu gerçekleştirerek golü çok erken buldu. Bu gol hem Ukrayna’nın biraz daha hücumcu bir kimliğe bürünmesini zorunlu kıldı, hem de İngiltere’nin üstündeki ‘evlerinden uzakta başarabilecekler mi?’ baskısını hafifletti. Bu golle beraber ironik, bir o kadar da endişe verici bir istatistik ortaya çıktı; İngiltere bundan önceki Euro elemelerinde ilk 5 dakikada öne geçtiği maçların tümünü kaybetmişti (92 İsveç, 96 Almanya, 00 Portekiz, 04 Portekiz, 16 İzlanda). Ukrayna maçı, bu kan donduran seriyi de bozmuş oldu.
Golden sonra dişe dokunur fırsatlar yaratamasa da oyuna ortak olan Ukrayna, major istatistiklerin birçoğunda farkı açtırtmadı; Shevchenko’nun öğrencileri %48’lik bir oranla topa sahip olurken gol beklentisini de 0,23’e taşıdı. Aynı bölümde İngiltere’nin xG oranı 0,75’di. Southgate’in öğrencilerinin ilk yarıda ortaya koyduğu temel fark, topla oynama oranının %84’lük kesiminin Ukrayna yarı sahasında oluşması oldu.
İkinci yarı öncesi işler, İngiltere’nin istediği gibi gidiyordu.
İkinci Yarı:
Maça golle başlayan İngiltere, 2.yarıya da golle başladı ve bu gol Ukrayna için işleri çıkmaza sürükledi. 46’da Maguire’ın Luke Shaw’ın güzel ortasına yaptığı şık vuruş ile maçın kapısını ardında kadar açan Three Lions, 50’deki Harry Kane golüyle artık tamamen rahatladı ve oyunu rölantiye aldı. 63.dakikadaki Henderson golü maçın skorunu belirlerken bu dakikadan sonra Southgate turnuvada az şans verdiği oyuncuları sahaya sürdü; onlar da hata yapmayarak skoru korumayı bildiler ve İngilizlerin 'clean sheet' serisi 5 maça çıktı.

İkinci yarıyı 3 gol ile kapatan İngiltere maçı da turnuva boyunca kaydettiği gol sayısına ulaşarak tamamladı. Bu skoru İngiltere’nin hücumda gösterdiği etkili oyundan ziyade Ukrayna’nın kırılganlığına bağlamak gerektiğini düşünüyorum. Zira bu kırılmayı en net açıklayan istatistik xG oldu; devreyi 0,75 ile tamamlayan İngiltere’nin maç sonunda sıçradığı oran tamı tamına 2,14’tü.
Buradaki kırılmanın mental sebeplerinin yanında yadsınamaz bir fiziksel yorgunluğun da etkili olduğunu düşünüyorum. Hampden’da 120 dakikalık bir İsveç maçından Roma’ya gelen Ukrayna, turnuva boyunca ilk kez toprakları dışına çıkmış 11 Premier League oyuncusuna karşı çok yorgun gözüktü. Bu avantaj İngiltere için Danimarka maçında da epey önemli faktör olacak.
Yükselen Yıldız
Yaptığı asistlerle öne çıkan Shaw, ikinci yarının başında attığı gol ve yaptığı savunma liderliğiyle dikkat çeken Maguire, Kane’e hazırladığı gol pası ile fark yaratan Sterling maçın öne çıkan isimleriydi ancak yıllar sonra Ukrayna maçı denilince şahsen aklıma önce Kane gelecek.
Turnuva başında kısır İngiltere hücumlarının arasında kaybolan transfer sürecinin performansını etkilediği konuşulan Kane, Almanya maçında attığı gol ile beraber baskıdan kurtulmuş gözüküyor ve final yolunda İngilizlerin bir numaralı kozu olmaya devam edecek.
Southgate’in Tarih Yazdığını Farkında Mısınız?
Gareth Southgate turnuva boyunca muhtemel kriz anlarının neredeyse tümünden ucuz kurtularak geniş rotasyonu mükemmele yakın yönetti ve şu an her oyuncudan belli bir verim alıyor vaziyette. Bu verim en çok da savunma istatistiklerinde öne çıkıyor, İngiltere 5 maç sonunda yediği gol sayısı 0.

Ayrıca İngiltere Milli Takımı tarihinde de adını altın harflerle yazdırmak üzere çünkü Southgate, iki büyük turnuvada peş peşe yarı final oynayarak Alf Ramsey’den sonra bunu başaran ilk menajer oldu (1966-68). Ayrıca İngiltere tarihinde ilk kez 7 maç arka arkaya gol yemeyerek de bir başka defansif istatistikte öne çıktı; tamı tamına 662 dakika!
Maçın dikkat çekici diğer verileri de başlıca şöyle;
- Luke Shaw’ın Maguire’a yaptığı asistten doğan gol, EURO 00’da Beckham’ın Scholes’a attırdığı golden bu yana ilk kez United kombinasyonundan doğan İngiltere golü oldu.
- Ukrayna, 2006 Dünya Kupası’nda aldığı 4-0’lık İspanya mağlubiyetinden bu yana en farklı mağlubiyetini elde etti.
- Raheem Sterling İngiltere formasıyla çıktığı son 21 maçta 15 gol 7 asistlik performansıyla 22 gole etki ederken Harry Kane çıktığı son 26 maçta 18 gol 9 asistlik performansıyla bu sayıyı 27’ye yükseltti.
- Pickford’un clean sheet sayısı tam 5’e yükseldi, turnuva tarihinde daha önce bunu başaran kaleci yok.
İngiltere, Wembley’e geri dönüyor ve yarı finalde rakip Danimarka. İngiltere sempatizanı bir futbolseverseniz, Çarşamba gününü ‘Football’s Coming Home’ dinleyerek geçirebilirsiniz, çünkü bu kez kupa hiç olmadığı kadar yakın!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İngiltere'nin Ukrayna Sınavı, Yarı Finalde Rakip Danimarka, Premier League Haberleri...
06 Tem 2021

YAZARLAR

Umut Öztürk
Premiercast.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



