

Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili 20'lik okuru. Neler var? Kendi projelerinin yanı sıra otuzdan fazla markaya Sevdiklerimiz seçkisi altında yer veren G üzel Kelimeler Dükkânı ; vitraydan seramiğe, takıdan oyuncağa, mermerden muma farklı disiplinlerde üretimler yapan tasarımcıları bir araya getiriyor. Dahası : Aposto okurlarına özel olarak tanımlanan APOSTO10 koduyla alışveriş yapan okurlar, web sitesi içinde tüm ürünlerde geçerli %10 indirimden faydalanabiliyor. Güzel Kelimeler Dükkânı ’nda satışa sunulan, özenle seçilmiş yüzlerce ürünü incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Dün Gece'nin ilk edisyonuna hoş geldiniz.
Arzu ve korkularımızın paylaşılarak sindirilebileceğine olan inancımızın, amansızca aradığımız birliktelik hissinin hazine avı başlıyor.
Uyarı: Seri boyunca şiddet ve taciz unsurları içeren hikâyeler yer alabilir. Hassasiyet taşıyan okurların dikkatli olması önerilir.
Sevgiler,
Z.
1
Yer: Acıbadem’de başlıyor, çocukluğuma kadar iniyor
Yaş: 23
Acıbadem'deki bir barda buluşuyor, bira içiyoruz. Aylardır beni etkisi altına alan anksiyete ve devamında gelen baygınlık hissi vuku buluyor. Karşımdaki erkeğin alnına barın sarı ışığı yansıyor, çok yakışıklı diyorum içimden. Bir şeyler anlatıyor. Çok da zeki diyorum, seksapeli artıyor birden. Ama bir yandan ensemdeki sıcaklık... Arttıkça artıyor, nefesim daralıyor, ellerim terliyor. Tamam, diyorum sona geldik. Lafını kesip kendimi iyi hissetmediğimi, tansiyonumun düştüğünü söylüyorum. Lavaboya gidip geldikten sonra kalkmaya karar veriyoruz. Senin için ne yapabilirim diyor, çok tatlısın ama benim zavallı psikolojim diyorum, yine içimden.
Şimdi arabadayız, beni taksi durağına bırakacak. Ama kendimi hâlâ tam anlamıyla iyi hissetmiyorum. Evi taksi durağına çok yakınmış, tamam biraz soluklanalım diyorum. Eve girince yine bi' fenalaşıyorum ve o korkunç soruyu soruyorum: Kesme şeker var mı? Bir önceki bayılmamda yan komşumuz söylemişti, zavallı kayınpederinin de tansiyonu düşüyormuş ve küp şeker iyi geliyormuş. Birlikte mutfağa gidip kesme şeker arıyoruz. Buluyor. Avucuma alıyorum birkaç tane. Salondaki koltukta, muazzam bir sessizlikte, lambaderin tatlı ve romantik sarı ışığı altındaki sakallarına bakarak, sonra da gözlerine, Sen de yer misin?! diye soruyorum. Yerin dibine giresim var. Yiyor. Şimdi birlikte, koltukta bağdaş kurmuş küp şeker yiyoruz. İyi misin deyip koluma dokunduğunda bir şey parlıyor tenimden, ensemdeki sıcaklık gidiveriyor, lambaderin ışığı daha parlaklaşıyor, gece sonsuzluğa uzanıyor. Caddede onu beklerken yediğim ekler, yarıda bırakılan biralar, avuç avuç yediğimiz küp şekerler bir anda anksiyeteyi yeniyor!
2
Yer: İstanbul
Yaş: 21
İstanbul'un sıradan bir bahar gününde - Avrupa yakasındayım- bir süredir tanışıklığımız olan bir arkadaşımla görüşmek için sözleşiyoruz. Herhangi bir flörtün öncelemediği bir randevu planı. İletişimimiz, bir sonraki güzel adımlar için, ancak buluşmanın da güzel geçme ihtimaliyle sınırlı. Görüşmek için Anadolu yakasında, şehrin bir ucunda buluşuyoruz. Planımız, bir süredir görüşemediğimizden ve onun işe başlamasını da kutlamak için, rakı eşliğinde eğlenmek ve sohbet etmek. Keyifli geçen bir yemek sonrasında bu saatte tekrar karşıya geçmemin mümkün olamayacağını konuşuyoruz, onda kalabileceğimi söylüyor.
Dostça bir davet gibi :) İlişkilerimin sağlığı için biraz daha yavaş olmayı tercih ettiğimden, baş başa vakit geçirerek birbirimizi daha fazla tanıyabileceğimizi düşündüğüm bir date gecesi, devamında çok da hoş ilerlemiyor. Evinde otururken ısrarla biraz daha alkol almamı talep etmesiyle başlayan sözlü tacizleri fiziksel tacize ulaşıyor. "Hayır" dememin önemsenmeyip küçümsendiği, biraz daha ileri gitmemek için sebeplerimin olması gerektiği gibi birçok psikolojik ve fiziksel etmenle karşılaşıyorum.
Bu harika yayının cıvıl cıvıl date anılarıyla dolmasını umuyorum, fakat ben de bunu paylaşmak istedim, çünkü artık anlatmaktan çekinmiyorum, başımıza gelebilir ama gelmemeli. Dün gece tacize maruz kalan tüm kadınlar için yazıyorum sonsuz sevgimle, yalnız değilsiniz ve siz; sözlü, fiziksel tacizciler affedilmeyeceksiniz.
3
Yer: İstanbul’da bir parkta
Yaş: 28
İş dolasıyla tanıştığım biri ile uzun mesajlaşmalar sonrası bir yaz ayında çimlere çökmüş bir şeyler içiyoruz. Birden sosyal medyadaki ortak arkadaşlarımız üzerinden muhabbet açmak istiyorum. Onu nereden tanıyorsun, bunu nereden tanıyorsun derken ortak bir çevrede olduğumuz anlaşılıyor. Birden bir aydınlanma yaşayıp biraz da espriye vurarak "aahhaah konuştuğumuz tüm isimler de renkli gözlü" deyip kahkaha atıyorum, derin bir sessizlik oluyor.
"Evet" diyor.
"Neye evet?” diyorum.
"Onlarla date'e çıktığım da oldu.” diyor.
“He tamam olabilir” deyip, “bir dakika sadece renkli gözlü kadınlarla mı date'e çıkıyorsun?” diyorum.
“Evet” diyor.
(Okurlar tahmin etmiştir ama ben de renkli gözlüyüm)
“Yani gözüm ela olsa, burada olmaz mıydık?” diyorum.
“Evet” diyor.
“Eee iyi madem bu gecelik göz rengimi ela görüver” deyip kalkıyor ve eve gidiyorum.
20’liğin anonim flört ve aşk anıları köşesi Dün Gece’de gündüz görünmezliği ve gece anonimliğinin alan açtığı, çeşitli dil, renk ve şekillerde tezahür eden küçüklü, büyüklü aşk ve drama anekdotlarınızı toparlamak için kolları sıvadık. Hikâyelerinizi bekliyoruz! Buradan paylaşabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Nordiklerden gece ilkeleri, Dün Gece, Keyfim tanışması ve 'ilkel vücut'
17 Kas 2022

YAZARLAR

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR


