Eğitim ortamlarında hak temelliliği ve eğitim hakkını neden konuşmalıyız?

Görsel betimleme: Rooze Boss’un çizdiği görselde, oyuncak tren yolu etrafında üç çocuk ve bir kedi yer alıyor. Çocuklar ve kedi trenlerle oynuyor.
İnsan haklarının temelinde eşitlik yatıyor; tüm insanlar yalnızca insan olduğu için eşit bir şekilde bu haklara sahip. Fakat, tüm haklar gibi eğitim hakkı da sosyo ekonomik seviye, cinsiyet, etnik ve kültürel özellikler gibi eşitsizliğe sebep olan bileşenlerden etkileniyor.
Anayasanın 42. maddesi, “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmünü içeriyor. Bu madde, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın herkes için geçerli olmakla birlikte engelli öğrenciler, mülteci öğrenciler, LGBTİ+ öğrenciler, kız öğrenciler, anadili Türkçe olmayan öğrenciler, mahpus öğrenciler gibi dezavantajlı gruplara yönelik iyileştirmeler yapılarak adil düzenlemelerin olmasını gerektiriyor.
“Her birey birer hak öznesidir. Hak öznesi olan bireylerin sahip oldukları hakları korumak, geliştirmek ve kullanılmasını sağlamak da devletin mükellefiyetindedir. Bu nedenle her bireyin farklılıklarını dikkate alarak, eğitim hakkını kullanabileceği eğitim ortam, içerik ve süreçlerini oluşturabilmek için eğitimde hak temelliliği konuşmalıyız.” İsmail Çevikbaş, Öğrenen Öğretmen - Hey Akademi Genel Başkanı
Birçok rapor, Türkiye’de de çocukların eğitim hakkına eşit bir biçimde sahip olmadığını gösteriyor. Eğitimde eşitsizlik, beraberinde eğitimde ayrımcılığı ve diğer hak ihlallerini de getiriyor; hayatın bambaşka alanlarına yansıyabiliyor. Temel bir insan hakkı olan eğitim hakkına sahip olduğumuzda, diğer insan haklarının da bilincinde olabilir, yararlanabilir ve savunuculuğunu yapabilir hale gelebiliyoruz.
Eğitim hakkını yalnızca bir hak olduğu için konuşmamızın yanı sıra konuşmaya devam etmemizin önemli olduğu başka sebepleri de var. Her şeyin tek yanıtı olmasa da hayatta karşılaştığımız pek çok sorunun kök sebebi eğitime; çözümleri ise yine eğitime çıkıyor. Yoksulluğun, gelir farkının azaltılması, toplumsal adaletin sağlanması, ekonomik kalkınmanın hızlanması, işsizliğin azaltılması, sağlığın geliştirilmesi, çoğulcu demokrasinin gelişmesi, insanların farklılıkları kabul ederek birlikte yaşayabilmeleri, eğitime erişim hakkı bütün çocuklara eşit olarak sağlanmadan ve eğitim düzeyi yükseltilmeden mümkün gözükmüyor. Bütün bunların yolu ise eğitimi insan hakkı olarak konuşmaya devam etmekten geçiyor.
“Eğitim sistemimiz içerisinde insan hakları odaklı eğitim maalesef eksik; temel bilgilere erişmek için bile kişisel bir çaba gerekiyor. Bu da sistemin ne kadar kapsayıcı, ulaşılabilir ve çeşitli olduğu konusunda birçok soru işaretine sebep oluyor. Hak temelliliği ve eğitim hakkını ne kadar çok yerde dile getirirsek bunun sistemin en acil ihtiyaçlarından biri olduğu algısı o kadar çabuk yayılıp kanıksanacaktır.” - Elif Güney Menderes, Proje Koordinatörü
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


