Ekolojik Yas ve Psikolojik İyi Olma Becerileri

Doğal afetler ve iklim krizi kaynaklı olarak bu afetlerin sıklığı ve yoğunluğunda yaşanan artış hepimizde korku, endişe, stres, çaresizlik, kötümser bir hava, öfke, suçluluk ve benzeri pek çok duyguya neden oluyor. Burası çoooook açık ve net olarak ortada. Peki biz bu duygularla ne yapıyoruz? Nasıl başa çıkıyoruz?
Ekolojik Yas ve  Psikolojik İyi Olma Becerileri

Geçen yıl Beyhan Budak ile de eko-kaygı üzerine konuşmuş ve önerilerini almıştık. İstersen o bölümümüze de aşağıdaki linkten ulaşabilirsin. 

Bu bölüme ne kadar çok atıf yaptık. 

Australian Psychological Society tarafından hazırlanan “Coping with Climate Change Distess” çalışmasında 4 tip baş etme mekanizmasından -duygusal, davranışsal, ilişkisel ve bilişsel- bahsediliyor. Hadi gelin şimdi bunlara biraz daha yakından bakalım. 

Davranışsal

  • Harekete geç! Bu hareketin illa ki büyük bir hareket olması gerekmiyor. (Gidip kendinizi petrol şirketlerinin kapılarına zincirlemenize gerek yok). Elinden gelen küçük şeyleri yapmak da gayet yeterli. Büyük bir sorunun tamamıyla baş etmeye çalışmak insana kendini çok küçük ve güçsüz hissettirebilir.
  • Kendi yakın çevrendeki kişilerle konuşarak, neyi yapamadığına değil birlikte yapabileceklerinize odaklan.
  • Problemle uğraşırken kendine küçük molalar için izin ver. Bir konu üzerine her zaman kafa yormak bir süre sonra sizde yorgunluk ve umutsuzluk yaratabileceği için kendine nefes alma zamanları tanı. Örneğin; iklim krizi ya da orman yangınlarıyla ilgili devamlı Twitter akışını yenileyip bakma. Emin ol, sen bir gün akışı kontrol etmedin diye dünya büyük bir kayıp yaşamayacak. 
  • Eğlenmek ve iyi olmak için kendine izin ver. Unutma; sen iyi değilsen, bırak dünyayı balondaki menekşeye bile iyi bakamazsın. Daha huzurlu ve mutlu olman için biraz mizah, bolca oyun ve neşeye yer aç.. 
  • “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” demiş Atamız. Sen de kendine sağlıklı olmak ve sağlıklı kalmak için bir rutin oluştur. Hareket et, yürüyüş yap, sağlıklı beslen, doğada olmayı ve tabii yine neşe ve oyunu ihmal etme.

                   Resim: Perrin Ireland http://www.experrinment.com/

Bilişsel

  • Yargıları ve varsayımları bir kenara bırak! Yargılar ve varsayımlar seni, kendini ya da diğerlerini dövmekten öteye götürmez. Suçlamak, suçluluk duymak ya da öfkelenmek günün sonunda sorunun çözümü için işlevsel değil. Bunun yerine gözlemde kal. Hangi davranışını, nasıl değiştirebileceğine odaklan.
  • Değişimin zaman alacağını unutma. Hiçbir şey bir anda olmaz!  Önceki yıllarda iklim kriziyle ilgili bu denli bir farkındalık olmadığını ancak geldiğimiz noktada yapılan işleri ve bilinçlenmeyi hatırla. 
  • Umudunu devamlı taze tut ve kaybetme. Umutsuzluğa kapılmak, uçan balonunun ipini bırakmaktan farksız olur. Umutsuzluk ve korku bulaşması en kolay salgınlardan. Umuduna sıkıca sarıl!
  • Kendinize mental olarak yatırım yap. Bu hareket etmek olur, terapiye gitmek olur, yoga yapmak, meditasyon, dua etmek, paylaşım gruplarına katılmak, hobi edinmek… Sana uyan hangisiyse onu seç ve yap.
  • Umudunu canlı tut, demiş miydim? 

Duygusal 

  • Duygularınızı fark et. Bunu yapmak gündelik koşturma içinde zor olsa da kendine nefes araları vererek o anki duygu durumunu yoklamayı ihmal etme. Zihninin ve bedeninin neye ihtiyacı olduğunu fark etmeye çalış.
  • Bedeninle farkındalıklı bir ilişki kurmayı dene. Bedeninin aslında “ev”in olduğunu hatırla. Onunla temasta olmak duygularını fark etmek için çok destekleyici olacaktır.
  • Duygularını iyi ya da kötü olarak etiketlemeden önce, fark edip isimlendirmeye çalış. “Şu an öfkeliyim”, “şimdi neşeliyim”, “biraz hayalkırıklığı hissediyorum” gibi. Unutma, hiçbir “olumlu”, “olumsuz” ya da “nötr” duygu sonsuza kadar devam etmez, duygular gelir ve giderler, bulutlar gibi.
  • Kendine ve diğerlerine şefkatle yaklaşmayı dene. Bazı sorunlar yaşıyor veya iklim krizi nedeniyle acı çekiyor olabilirsin. Bu acıyı kendini harap etmeden, denge içinde yaşamayı da seçebilirsin. O acı sana bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir. Ve bu şekilde onun sesini duyarak kendine yardım etmiş olursun.

İlişkisel

  • Yaşadığın bu zorlanmayla tek başına mücadele etmek zorunda olmadığını hatırla. Seninle benzer şeyler düşünen insanlarla bir araya gel. Bu bir destek grubu, çember, dernek ya da birkaç arkadaşınız olabilir. Burada önemli olan endişelerini paylaşabildiğin ve yargılanmadığın bir ortamda olmak. 
  • Sadece iklim kriziyle ilgili dertlerin konusunda değil, onlardan bağımsız olarak da dostlarla birlikte olmak  çooooooook önemli. Arkadaşlar, dostlar veya aile ile birlikte geçireceğin neşe, oyun ve kahkaha dolu bir gün sana kesinlikle iyi gelecektir. İlla ki, kahkaha da olmasına gerek yok, sıcak bir sarılma ve gülümse bile çooook kıymetli.

Unutma, sen iyi olmazsan dünyaya da iyi gelemezsin.

Yani oksijen maskesini önce kendine takmayı unutma.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Orman Yangınları, Kayıplar ve Psikolojimiz

Ya da "Bizim Büyük Çaresizliğimiz!"

28 Tem 2022

Orman Yangınları, Kayıplar ve Psikolojimiz

YAZARLAR

Merve Apaydın

https://aposto.com

İLGİLİ OKUMALAR