En büyük zenginliğimizi kaybediyoruz

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Lale Akarun, özellikle son 10 yılda yaşam kalitesinin düştüğünü, siyasi baskıların ve ekonomik sorunların arttığını belirterek Türkiye'nin yaşanabilir bir yer olmaktan uzaklaştığını belirtiyor. Bunun da beyin göçünün artmasındaki temel faktör olduğunu düşünüyor.
Akarun durumu şu şekilde özetliyor:
"Türkiye'de, özellikle son iki yıldır durum daha da kötüleşti. Alım gücümüz büyük oranda düştü. Çalışanlar ancak temel yaşam masraflarını karşılayabiliyor. Birikim yapmak veya kaliteli bir yaşam sürmek orta sınıflar için artık mümkün değil. İnsanların yaşam tarzlarına yönelik tehditler ve baskılar da beyin göçünü çok fazla etkiliyor. Beyin göçünün artmasında özellikle eğitimli ve nitelikli insanlara yönelik dışlayıcı söylemlerin de etkisi var."
Yüksek katma değerli sektörlere yeterli destek yok
Bilgisayar mühendisliği alanında ülkemizin ve dünyanın önde gelen bilim insanları arasında yer alan Lale Akarun, bilişim sektöründe çalışanların veya bu alanda eğitim alan kişilerin büyük oranda yurt dışına gitmek istediğini dile getiriyor.
"Türkiye’de yüksek katma değerli sektörlere yeterince destek ve teşvik verilmedi. Bu yüzden, bilişim-yazılım sektörleri Türkiye’de yeterince gelişmedi. Tüm dünyada da bilişimci-yazılımcı açığı var. Nitelikli bir yazılımcı dünyanın her yerinde iş bulabilir. ABD ve AB’nin göçmen politikalarında yüksek nitelikli çalışanlara karşı bir talep de var. Dolayısıyla, iyi bir yazılımcı göçmen olarak da kabul ediliyor. Bu da daha nitelikli işlerde çalışmak isteyen, özgür ve müreffeh bir yaşam sürmek isteyen insanları göçe teşvik ediyor."
Bu olgunun tersine çevirilmesi üzerine de konuşan Akarun "Beyin göçünü tersine çevirmek için bilişim-yazılım sektörünün teşvik edilerek geliştirilmesi gerekiyor. Bu alanda eğitim almış ve çalışan kişilerin nitelikli işler bulabilmesi gerekiyor." ifadelerini kullanıyor.
En büyük zenginliğimizi kaybediyoruz
Türkiye'de liyakat kavramının içinin boşaltılması ve liyakat sahibi insanların hak ettikleri yerlere gelememesinin göçün temel nedenlerinden biri olduğunu belirten Akarun "Liyakat sahibi insanlar saygı görmek istiyorlar. Üniversitemiz özelinde bakarsak, Boğaziçi Üniversitesi'nin başına dışardan niteliksiz insanların getirilmek istenmesi insanların tepkisini çekiyor. Mesela, Sosyal Bilimler Enstitüsü'nün başına getirilen müdür daha önce İngilizce sınavını geçemediği için okuldan atılmış bir kişi. Bu, ülkemizde yaşanan liyakat problemine çok güzel bir örnek oluşturuyor." diyor.
Beyin göçünün nasıl tersine çevrilebileceği üzerine fikirlerini paylaşan Prof. Dr. Lale Akarun "Beyin göçünü tersine çevirmek hiç kolay değil. Türkiye'nin daha yaşanabilir, müreffeh ve gelişmiş bir ülke olması yıllar alacaktır." ifadelerini kullanıyor. Beyin göçünün aslında yetişmiş insan sermayesinin kaybı anlamına geldiğine dikkat çekerek "Yetişmiş insan kaynağı bir ülkenin en büyük zenginliğidir. Biz, en büyük zenginliğimizi kaybediyoruz." cümlelerini kuruyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Beyin göçünü siyasi, ekonomik, bireysel ve toplumsal boyutlarıyla ele alıyoruz.
26 May 2022

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Demokrasi krizleri ilk bakışta afetlerle ilgisiz görünebilir. Oysa afet yönetimi literatürü tam tersini söylüyor. Türkiye'de de mutlak butlan kararıyla birlikte, belediye başkanlarının tutuklanmasıyla derinleşen siyasi gerilim sürecine bir kurumsal belirsizlik daha eklendi. Türkiye’nin deprem gerçeği ise durduğu yerde duruyor.
23 Tem 2026

CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in 83 milletvekilinin katıldığı son grup toplantısında yeni parti hazırlıklarını duyurmasının ardından partide art arda istifalar yaşandı. CHP'den istifa eden üyeler, neden istifa ettiklerini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?




