Erişim engellerinin faturası: 10 yılda 70 milyar dolar

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Türkiye’deki kasıtlı internet kesintileri ve erişim engelleri yıllardır ifade özgürlüğü bağlamında ele alınıyor. Ancak bu kısıtlamaların bir de ekonomik etkileri var ve bu şimdiye dek pek gündeme gelmedi.
- İnternet özgürlüğünü savunan ABD merkezli kâr amacı gütmeyen kuruluş Internet Society’nin geliştirdiği “Net Zarar Hesaplayıcı” aracı ise sansürü bir de bu yönüyle ele alıyor.
Sansürün ülkelerin ekonomisine verdiği zararı hesaplayan araca göre kasıtlı internet kesintileri ve erişim engeli kararları, Türkiye ekonomisine son 10 yılda 70 milyar 968 milyon dolar zarar verdi.
1 Ocak 2014-31 Aralık 2024 tarihleri arasındaki bu zararın 56 milyar 419 milyon doları kasıtlı internet kesintilerinden kaynaklandı. Aynı dönemde yalnızca erişim engeli uygulamaları nedeniyle yaşanan maddi kayıp ise 14 milyar 548 milyon dolar olarak ölçüldü.

Internet Society’e göre sansür kaynaklı bu ekonomik kayıp, istihdam kaybını da beraberinde getirdi.
Buna göre bu 10 yıllık zaman diliminde, sansür nedeniyle toplam 470 bin 505 kişi işini kaybetti. Bunların 374 bin 52’si internet kesintileri nedeniyle, 96 bin 453’ü de erişim engelleri nedeniyle işsiz kaldı.
Sansürün son iki yılda yarattığı maddi kayıp 17 milyar dolar
Sansürün Türkiye ekonomisine yalnızca 2024'te verdiği zarar ise toplam 8 milyar 965 milyon dolar oldu. Bunun 7 milyar 910 milyonu internet kesintilerinden, 1 milyar 55 milyonu ise erişim engellerinden kaynaklandı. 2024’te yaşanan toplam istihdam kaybı 27 bin 247 olarak ölçüldü.
2023’teki zarar ise 8 milyar 940 milyon dolar oldu. Bunun 7 milyar 888 milyonuna internet kesintileri, 1 milyar 52 milyonuna ise erişim engelleri neden oldu. Sansür nedeniyle 2023’te işini kaybeden kişi sayısı da 55 bin 58 olarak ölçüldü.
Yalnızca bu iki yıl da yaşanan toplam kayıp ise 17 milyar 905 milyon dolar.
Son beş yılda zarar arttı
2020-2024 arasındaki kesintilerin yıllara göre ekonomiye verdiği zararı gösteren tabloya göre son beş yılda zarar arttı.

Bu dönemdeki iş kaybında ise 2022’ye kadar bir düşüş yaşansa da 2023 itibarıyla yeniden bir artış yaşandı.

2024’teki zararda Instagram etkisi: 516 milyon dolar
Sansürün Türkiye ekonomisinde yarattığı kayıpta, 2023’e kıyasla 2024’te bir buçuk milyar dolarlık bir artış yaşandı. Bunda hiç şüphesiz, Instagram’a 2 Ağustos 2024’te getirilip 10 Ağustos 2024’te kaldırılan erişim engelinin de önemli bir payı var.
Zira o dönem CNBC-e'ye konuşan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, günlük 1,9 milyar TL (52.5 milyon euro) değerinde e-ticaret hacminin bu erişim engelinden etkilenebileceğini söylemişti.
Ekmekçi’nin hesabından yola çıkarasak dokuz günlük erişim engeli süresince e-ticaret hacmi toplam 17,1 milyar TL (2 Ağustos 2024’ün döviz kuruyla 516 milyon dolar) zarar görmüş olabilir.
Gözde Denizci: Dükkanımız kapatılmış gibi hissettik
Özel günler için kullanışlı el yapımı hediyeler üretip satan Gözde Denizci de bu erişim engeli nedeniyle maddi kayıp yaşayan işletmecilerden biri.
Satışlarını, işletmesinin 80 bin takipçili Instagram hesabı üzerinden yapan Denizci, platforma getirilen erişim engeli sürecinde yüzde 20’lik bir gelir kaybı yaşadığını söyledi:
"En çok da Instagram reklamları konusunda mağdur olduk. İşlerini tanıtmak için düzenli olarak reklam veren işletmeler, Instagram’a giremedikleri için engelden önce verdikleri reklamları durduramadı ve tüm reklam bütçesi boşa gitti. Kullanıcılar da platforma giriş yapamadığı için bu reklamlar kimseye de ulaşamadı."
Yaşadığı maddi kayıp nedeniyle sektör değiştirmeyi dahi düşündüğünü söyleyen Denizci, “Pazara tezgah açmayı bile düşündüm. Erişim engeli gelince herkes dükkanı kapatılmış gibi hissetti” ifadelerini kullandı.
Fatma Demir: Bağımsız çalışmalıyız, her an her platforma erişim engeli gelebilir
Dövme sanatçısı Fatma Demir de Instagram’a getirilen erişim engelinin bir diğer mağduru.
“Çok ünlü bir dövme sanatçısı değilseniz işleriniz reklam ve kampanyalar üzerinden ilerler ve Instagram bunun en önemli araçlarından biri” diyen Demir, bunun için platformu aktif şekilde kullandığını söyledi.
Randevularını Instagram üzerinden oluşturduğunu belirten Demir, “Erişim engeliyle birlikte insanlarla randevu oluşturduğum platform bir anda yok oldu. Bu da işlerimin durmasına ve çalışamamama sebep oldu” dedi. Demir, bu süreçte aylık gelirinin yüzde 20’sini kaybettiğini söyledi ve ekledi:
“Ülkemizde her an her platforma aniden erişim engeli gelebiliyor. Bu yüzden de erişim engellerinin sıklaşması hâlinde sosyal medyaya ihtiyaç duymadan çalışabilir hâle gelmek zorundayız.”
Emre Ekmekçi: Sosyal medya, e-ticaret satışlarında oldukça etkili
Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan ETİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, sosyal medyanın günümüzde e-ticaret satışları üzerinde oldukça etkili olduğunu söyledi.
Sosyal medyanın toplam e-ticaretteki payının yüzde 10 civarında olduğunu kaydeden Ekmekçi, “Türkiye’de her üç reklamdan biri, tüketicilere Instagram üzerinden ulaşıyor. Instagram’a en fazla reklam veren kategoriler arasında ise e-ticaret ilk sırada yer alıyor” dedi.
Instagram’a en çok Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) reklam verdiğini söyleyen Ekmekçi, “Araştırmalara göre Instagram’a verilen her 100 reklamdan 44’ü KOBİ’lere ait. Bu nedenle de erişim yasaklarının en çok KOBİ’lerin satışlarını etkilediğini söyleyebiliriz” diye konuştu.
Yaman Akdeniz: Zarar görenler dava açabilir
İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) kurucularından, bilişim hukukçusu Yaman Akdeniz ise internet kesintileri ve erişim engellerinin web tabanlı birçok şirkete ve sisteme zarar verebildiğini söyledi.
Bunları İFÖD’ün EngelliWeb projesi kapsamında paylaştıklarını söyleyen Prof. Dr. Akdeniz, yalnızca Discord’un değil, şirketler ve yazılım geliştiriciler tarafından kullanılan Netlify, Bunny CDN ve AMP projesi gibi altyapı hizmetlerinin de yakın zamanda erişime engellendiğini belirtti. Bunun, girişimcilik ve ticaret özgürlüğü haklarını da ihlal ettiğini söyleyen Akdeniz, şöyle devam etti:
“Kaldı ki Instagram’ın geçen yıl 10 gün boyunca engelli kaldığını da unutmayalım. Birçok firma, ürünlerini bu platform üzerinden duyuruyor ve satışa sunuyor. Dolayısıyla, zarar ve ihlaller sadece ifade özgürlüğü ile sınırlı değil.”
Akdeniz, zarar görenlerin zarar veren kurumlara dava açabileceğini belirtiyor:
“Biz Instagram sürecinde bunu teşvik de ettik. Eğer sansür uzasaydı bu tip davaların açılması da kaçınılmaz olacaktı. Şirketler, tüketici dernekleri veya meslek kuruluşları bu tip davaları stratejik olarak açabilir ve mutlaka da açmalı.”
Nasıl hesaplanıyor?
Internet Society’nin aracı, internet kesintilerinin ekonomik etkilerini ölçmek için ekonometrik bir model kullanıyor. Model, kesintilerin rastgele değil, genellikle siyasi ve sosyal olaylarla bağlantılı olduğunu göz önünde bulundurarak iki aşamalı bir tahmin süreci işletiyor.
İlk aşamada, internet kesintilerinin yaşanma olasılığı hesaplanıyor. Bunun için seçimler, protestolar, çatışmalar, şiddet olayları ve geçmişteki kesintiler gibi faktörler analiz edilerek hükümetlerin interneti kısıtlama eğilimi değerlendiriliyor.
- Protestolar, çatışmalar ve şiddet olayları için ACLED [Armed Conflict Location and Event Data (Silahlı Çatışma Konumu ve Olay Verileri)], seçimlerin kesintilere etkisi için de Yale Üniversitesi tarafından tutulan CLEA [Constituency-Level Elections Archive (Seçim Bölgesi Düzeyinde Seçimler Arşivi)] verileri kullanılıyor.
İkinci aşamada ise bu kesintilerin ekonomik göstergeler üzerindeki etkisi tahmin ediliyor. Model, gayrisafi yurtiçi hasıla, doğrudan yabancı yatırımlar (FDI), işsizlik oranları ve enflasyon verileri ile eğitim seviyesi, kentleşme, yaş bağımlılık oranı gibi diğer sosyo-ekonomik değişkenleri kullanarak internet kesintilerinin ekonomi üzerindeki olası kaybını hesaplıyor.

Bu formülde 𝛿_1, internet kesintilerinin ekonomik göstergeler üzerindeki etkisini ifade eden katsayıyı, Y_{it} ülkenin ekonomik çıktısını (örneğin GSYİH), Kesinti Süresi_{it} internetin kapalı kaldığı toplam gün sayısını, Kesinti Türü Payı_t ise ilgili yıldaki kesinti türlerinin oranını temsil ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Öcalan'dan tarihî çağrı. Ekrem İmamoğlu aday. Erdoğan'dan CHP çıkışı. AK Parti kongresi, vekil transferleri. CHP Kurultayı'na yeni suç duyurusu. İmralı Heyeti açıklaması.
27 Şub 2025

YAZARLAR

Ali Safa Korkut
Gazeteci ve araştırmacı. MLSA'nın İnternet sansürünü izleyip raporlayan Free Web Turkey projesinin koordinatörlüğünü yapıyor. İnternet sansürü, erişim engelleri, bilgiye erişim hakkı, dijital haklar, ifade özgürlüğü gibi alanlarda haber ve raporlar yazıyor. Ulusal ve uluslararası basında bu konularla ilgili birçok haberi yayımlandı.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




