Etki Ajanlığı Suçu

''Bir ceza normu, suç olarak düzenlenen eylemi açık bir şekilde tanımlamıyorsa, o düzenlemenin suçların ve cezaların kanuniliği ilkesine uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.''
Etki Ajanlığı Suçu

31 Mart yerel seçimlerinde AKP’nin uğradığı ciddi oy kaybının ardından sertlik politikalarına mı yöneleceği yoksa normalleşme yönünde adımlar mı atacağı tartışmaları sürerken Hükümet, kamuoyuna sızdırdığı 9. Yargı Paketi kapsamına dahil ettiği yeni bir suç tipi ile takip edeceği politikaların yönü konusunda kamuoyuna iyi bir ipucu vermiş bulunuyor. Anka ajansının yayınladığı metne göre, Türk Ceza Kanunu’nun Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk Suçlarına ilişkin bölümüne “Diğer Faaliyetler” başlıklı yeni bir madde (339/A maddesi) eklenmesi öngörülmektedir. Buna göre, Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiiller suç haline getirilmektedir. Öngörülen taslak madde şöyledir:

“Diğer faaliyetler

Madde 339/A- (1) Bu Bölümde düzenlenen suçları oluşturmamak kaydıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda;

a) Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar,

b) Türkiye’de suç işleyenler,

hakkında, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Fiilin, bu Bölümde düzenlenen suçlar dışında başka bir suç oluşturması halinde hem bu suçtan hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Suçun, milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birimler ile proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.”     

Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu metnin kim tarafından hazırlandığı haberlerde yer almamaktadır. Yeni hükümet sisteminin fazileti olarak takdim edilen yasa önerilerinin milletvekillerince hazırlanacağı savının hiç gerçekçi olmadığı ve tüm yasa taslaklarının yürütme ajanlarınca herhangi bir kamusal tartışma olmadan hazırlandığı açıktır.

Metnin içeriğine bakıldığında, görüldüğü gibi yapılmak istenen düzenlemede hangi fiilin ya da fiillerin suç haline getirildiğini anlamak mümkün değildir. Neyin “devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları aleyhine” olduğunu belirleyen herhangi bir ölçüt yasa taslağında yer almadığı gibi, bir eylemin ne zaman “başka bir devlet ya da organizasyonun stratejik çıkarlarına” olacağının da objektif bir ölçütü bulunmamaktadır. Ayrıca başka bir devlet veya organizasyonun “talimatı”ndan neyin anlaşılması gerektiği de oldukça muğlaktır. Öte yandan suç konusu iki tür eylem tanımlanmıştır: “araştırma yapmak ya da yaptırmak” ve “suç işlemek”. Bu iki eylem tipinin de kapsamı belirsizdir. Dolayısıyla, bu metinden suçun maddi ve manevi unsurlarının ne olduğunu öngörmek mümkün değildir.

Madde gerekçesinde metin tekrarlanmakta, devletin yararları ile güvenliği arasında ilişki olduğu vurgulanmakta ve yarar kavramı şöyle tanımlanmaktadır: “Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir. Dolayısıyla bu gibi yararlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetler de suçun konusunu oluşturabilecektir.” Görüldüğü gibi bu tanım bazı yarar türlerini saymanın ötesinde herhangi bir ölçüt içermemektedir.

Metinde kovuşturmanın bakanlık iznine tabi tutulması bir güvence gibi sunulmuştur. Ancak cumhurbaşkanına hakareti düzenleyen TCK m. 299’a ilişkin uygulama kovuşturma izninin herhangi bir güvence teşkil etmediğini göstermektedir.

Bir ceza normu, suç olarak düzenlenen eylemi açık bir şekilde tanımlamıyorsa, o düzenlemenin suçların ve cezaların kanuniliği ilkesine uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.

Bu derece muğlak bir metnin uygulamada keyfiliğe yol açacağı açıktır. Esasen amacın da bu olduğu anlaşılmaktadır. Zira yasalaşması halinde bu metin, iktidarın hoşuna gitmeyen her faaliyeti suç, hoşlanmadığı her kişiyi suçlu ilan etmesine ve cezalandırmasına olanak tanıyacaktır. Başta medya ve sivil toplum olmak üzere, akademik araştırmacılar, insan hakları savunucuları, muhalif siyasi partiler, hatta bireysel sosyal medya kullanıcıları bu düzenlemeden olumsuz etkilenecek, hatta faaliyetlerini yapamaz hale geleceklerdir. Bu düzenlemenin, ifade ve örgütlenme özgürlükleri üzerinde yaratacağı caydırıcı etki nedeniyle bu haklar fiilen askıya alınmış olacaktır.

Bütün otoriter rejimlerde muhalif sesleri kısmak için benzer düzenlemeler yapılmaktadır. Başta Rusya olmak üzere pek çok baskıcı rejim, benzeri düzenlemelerle sivil toplumu yok etmiş, toplumsal ve siyasi muhalefeti susturmuştur. Ne var ki, ironik bir şekilde, muhalefeti ceza tehdidiyle susturmak ülkenin ve devletin yararına değildir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Etki Ajanlığı Suçu

Özgürlük Gündemi'nin yeni sayısından herkese merhaba, Bu hafta sizler için derlediklerimiz: Anayasa: Etki Ajanlığı Suçu Sivil Özgürlükler: Arapça Tabela Tartışmaları Ekonomi: Özgürlük Araştırmaları Derneği

21 May 2024

Etki Ajanlığı Suçu

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban

Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR