Evde Nasıl Daha Sık Yemek Yenir?

Evde Nasıl Daha Sık Yemek Yenir?

İçimdeki Dünya bülteninde Nasıl? başlığı altında her sayıda nasıl yapılır, nasıl edilir, nasıl olunur sorularına cevap arıyoruz. Nasıl? köşemizin bu sayıdaki sorusu:

Evde Nasıl Daha Sık Yemek Yenir?

Evet artık yaz bitmek üzere. Pandemi sürecinde eve kapandığımız zamanlar sonrasında restoranlar açılınca belki bir çoğumuz restoranlara akın ettik. Ettiğimiz gibi de gördük ki, fiyatlar uçmuş gitmiş. Esnaf da haklı, dışarda hizmeti özlemiş olan bizler de. Umarım özlediğimiz yemekleri güzel güzel mideye indirmiş, gereken kilolarımızı almışızdır. Şimdi yavaş yavaş eve dönüş, vücudu sonbahar ve kışa hazırlayış ve bütçe dostu hareket ediş zamanı.

Aslında eve kapandığımız süreler içerisinde hepimiz birer mutfak ustası olup çıkmış olabiliriz. Ev yapımı lahmacunlar, hamburgerler, ekmekler havalarda uçuştu. Ancak biliyoruz ki, bunların çoğunluğu birer hevesten ibaretti. Evde hiçbirimiz sürekli bunları yaparak var olamayız diye düşünüyorum. Mutfağa özel bir ilgimiz yoksa, ayırabileceğimiz süre çok da uzun olmuyor. En azından benim öyle. Yine de mümkün olduğu kadar evde bir şeyler yapıp yemeye gayret edenlerdenim ve devamlı olarak bunu sürdürülebilir hale getirmenin yollarını arıyorum. Bakalım evde daha sık yemek yiyebilmek için neler yapabiliriz?

1. Kahvaltı için, akşamdan minik bir hazırlık yapalım.

Hafta sonu muhtemelen evde kahvaltı etmeye vakit buluyoruzdur. Ancak hafta içi, kurumsal hayatta da çokça tanıklık ettiğim üzere, sabah erken saatlerde bir şeyler yapıp yemek çoğumuza işkence olabiliyor. Bu yüzden apar topar evden çıktıktan sonra alınan simitler, sandviçler, ya da şu an sağlıklı olduğunu düşünerek aldığımız hazır granolalar hem midemizi usul usul yakmakta ustalar, hem de minik minik cep düşmanı olabiliyorlar. Uzunca bir süredir evden çalışanlarımız bu alışkanlığı artık unutmuş olabilirler belki ama tekrar ofislere dönülmeye başlandığı için yeniden gündemimize almamız faydalı olabilir.

Mutlaka hamurlu bir şeyler yemeliyim diyenler için akşamdan hazırlanarak dolaba konan minik bir sandviç, yulaf/granola sevdalıları içinse, bir activia, kefir veya süt eşliğinde hazırlanarak kavanoza konulan ve üzerine mevsim meyveleri ya da kuru meyveler serpiştirilerek yapılan güzel bir karışım kurtarıcı olabilir. Böyle şeylerde ambalajları güzelce seçerek kendimizi motive etmek mümkün. Tchibo’da çeşit çeşit taşıma kapları ve Rossman’da da kese kağıdından tutun, eğlenceli poşetlere kadar bir sürü alternatif bulmak mümkün oluyor. Sabah evde yemeye vaktiniz varsa zaten yiyin çıkın; yanınızda taşıyacaksanız sabah dolapta hazır şekilde bulduğunuz yiyecek hayatı kolaylaştırabilir.

2. Jokerlerimizi belirleyelim.

Yoğurt, avokado, salatalık, kuru domates, ton balığı, kabak çekirdeği, yoğurt, haşlanmış pancar, nohut, yulaf, patates. Buzluktaki bezelye, enginar, köfte/tavuk. Bunlar bendeki bazı joker ürünler. Bu şekilde joker ürünlerinizi belirleyin ve bunların stoğunu bittikçe güncelleyin. Herkesin joker ürünü beslenme tarzına ve evdeki nüfusa göre değişebilir. Çocuğunuz varsa, vejeteryansanız, ya da diyetleriniz varsa ona göre bir liste yapın. Joker ürünlerin özelliği, markete gitmediğinizde dahi hızlıca bir şeyler yapmanıza imkan sağlayacak ürünler olmaları. Yoğurtlu pancar salatası, yanına karbonhidratlı bir şeylerle şık bir yemeğe dönüşebilir. Enginar hemen bezelyeyle buluşabilir. Ayrıca bu jokerlerle basit şekilde yapılan birkaç tane farklı yiyecek, günümüzün modern ve popüler yiyecek tarzı olan “kase” usulü yemekleri hazırlamak için de çok uygun oluyor.

3. Sosların ve reçellerin önemini kavrayalım.

Hardal, yoğurt, limon, pekmez, baharatlar...İyi bir zeytinyağı. Bunların hepsi ve türevleri, karıştırılarak evde yaptığımız her şeyin tadını şenlendirmek için var. Gerek salata olsun, gerekse bir et yemeği, ağız tadınıza uygun sosları deneyip bulmaktan çekinmeyin. Bunları çokça hazırlayıp birkaç günlüğüne saklanmak üzere dolaba koymak da işleri oldukça kolaylaştırıyor.

Reçeller ise aynı etkiyi tatlılarda yaratabiliyor. Kahvaltı için çok gelen reçelleriniz varsa, minik atıştırmalıklar olarak ya da kahvaltılık hızlı bir şeyler hazırlamak için muffinlerde veya keklerde işinize yarayabilir.  

4. İlk hafta her şey zor olabilir, sonrasında pratikleşeceğiz. 

Biliyorsunuz hayat bir deneyim ve pratik işi. Dolayısıyla aman ben zaten yumurta bile kıramam veya benim elimin hiç lezzeti yok ki gibi safsataları bir kenara koyalım. Evde daha çok yemek için uğraş verdiğimiz ilk hafta birçok şey bize zor gelebilir. Ancak pratik ettikçe ve ihtiyaçlarımızı belirleyip hayatımıza bu alışkanlığı kattıkça sürecin kolaylaşacağına emin olabilirsiniz. Pes etmeyin ve süreçten zevk alın.

5. Yemek yapmanın bir üretim olduğunu hatırlayalım ve yaratıcı yanımızın ortaya çıkmasına izin verelim.

Yemek sadece önümüze geleni tüketmek veya tat almakla alakalı değil. Ortaya bir şeyler çıkarıyorsunuz. Bir yoğurt ve salatalığı karıştırıyorsunuz ve bakıyorsunuz cacık oluyor. Yeni tarifleri denemeye ve uydurma şeyler yapmaya çekinmeyelim. İşi eğlenceli hale getirecek kısımlardan biri bu. Belki ilk başta az bir miktarda yapıp denemek mümkün olabilir. Yaptığım bir tarif gerçekten hiç olmayınca atmak durumunda kalmak hiç hoşuma gitmiyor ama bazen deneyip yanılmak gerekebiliyor. O yüzden emin değilseniz, minik bir porsiyonla yeni tatlara şans verin. Şöyle bir bakın dolaba ve bir araya gelebileceğine inandığınız şeyleri yan yana koyup, ya internetten bunlarla ne yemek olabilir diye araştırın, ya da içgüdülerinize güvenerek yapın bir şeyler bakalım neler olacak. Ayrıca restoranlarda yiyip beğendiğiniz seylere, ben bunu yapabilir miyim diye yaklaşıp, ilham almak da güzel oluyor.

6. Fırının ve diğer ekipmanların önemini kavrayalım. 

Bizim nesil artık tavalar dolusu kızartmalar yapan veya elinde merdane sürekli hamur açan bir nesil değil. Dolayısıyla pratik olan ekipmanları keşfedip ustaca kullanmak hayat kolaylaştırıyor. İyi bir fırın, kolay kullanımlı bir çorba ve smoothie makinesi ve kaliteli bir tava beni mutlu eden şeyler. İyi bir karıştırıcıya çok ihtiyaç duymuyorum örneğin, çünkü tatlıyla çok aram yok. Ailenizde ya da kendinizde en çok tüketme alışkanlığı olan şeyler nelerse, o şeyleri yapmaya yönelik ekipmanların iyi olanlarını edinmeye gayret edelim ve başka şeylere de çok para harcamayalım.

7. Konuya basit yaklaşalım ve kendimiz için makul olan zamanı ayıralım. 

Oturup da her gün en az 3 çeşit ve pişmesi uzun süren yemekler yapmaya kalkarsanız, kısa sürede evde yemek konusundan soğuyacağınızı garanti edebilirim. Evinizde belki eşiniz, belki çocuğunuz ile, belki de daha kalabalık yaşıyorsunuz ama evde daha sık yemek istiyorsanız, mutlaka bu işin sürdürülebilir olması lazım. Bunun için de birlikte yaşadıklarınızla iletişim önemli (her şeyde olduğu gibi). Belki birlikte listeler yapmak mümkün olabilir, belki nelere açık olduğunuzu karşılıklı konuşmak yardım edebilir. Örneğin siz daha sağlıklı beslenmek isterken, eşiniz sürekli daha yağlı yemek istiyorsa, bir orta yol bulmak için yöntemler aramak sürdürülebilirliğin ilk adımı olacaktır. Evde yemek yapmaya vakit ayıran herkes için, bu vaktin makul olması önemlidir. Her şeye rağmen eve bir şeyler alıp onları sofralarımıza gelecek şekilde dönüştürmek hem basit hem de mutlu edici bir işlemdir. Dilerim herkes kendine uygun bir yöntemle bu süreci hayatına dahil edebilir.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

EYLÜL ' 1

Mevsim rüzgarları ne zaman eserse...

08 Eyl 2021

EYLÜL ' 1

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR