Eylemler dünyasının deniz feneri: Adam Phillips ve Vazgeçmek Üzerine

İyilik... İyileşmek... İlgi aramak... Değişmeyi istemek... ve Vazgeçmek! Yaklaşık 18 kitabı Türkçeye çevrilen İngiliz psikoterapist Adam Philips'in kitaplarından bazılarının başlıklarında bulunan eylem adları.
Neredeyse tamamı hayatın günlük akışı içinde, hedefi dışında özel bir anlam yüklemeksizin yapıp geçtiğimiz eylemler. Oysa isteyerek ya da istemeyerek her eyleme geçtiğimizde, kişiliğimizin, arzu ve hazlarımızın, korku ve çekincelerimizin kodlarını da açığa çıkartırız. Yapıp ettiklerimiz, kendi doğal etkilerinin dışında da önemlidirler kısacası.
Adam Phillips'in kitap fuar haftalarının hemen öncesinde yayımlanan Vazgeçmek Üzerine kitabının yanı sıra son iki yılda yayımlanan dört kitabı İyilik Üzerine (2022), İlgi Arayışı (2023), Değişmeyi İstemek Üzerine (2023), İyileşmek Üzerine (2024) da eylemlerimizin çekirdeğine, enerji kaynağına odaklanıyor. Bu anlamda bu beş kitabı bir nehir roman gibi okumak mümkün.
Gözünüzü karartıp da Adam Phillips'in harikalar diyarına dalabilirseniz, yazarın konuları mümkün olduğunca yalın bir biçimde ele aldığını, bunu yaparken de edebi örneklerle konuları daha da basitleştirdiğini göreceksiniz. Freud, Lacan ve Jung'un dünyasına kapılar açan Adam Phillips metinlerinin ruhunuzun üzerindeki kalın örtüleri yavaşça araladığına tanıklık edeceksiniz.
Heveskar ya da tedirgin edici vazgeçmek
Vazgeçmek Üzerine, kişinin kendini tanıma uğraşına bir katkı çabası. Phillips bunu yaparken bir ucu felsefeye, diğer ucu ruhbiliminin enginliğine açılan, Freud'dan Shakespeare'e, Lacan ve Jung'tan Milton ve Robert Musil'e edebi örneklerle de zihin açmayı ihmal etmiyor. Ayrıca yazarın dünya edebiyatının ünlü edebi karakterlerinin ruhsal çözümlemelerine girişmesi de ele aldığı konuları daha da ilginç hâle getiriyor.
"Arzulayan bir makina" olan bizlere, "kendimizi, kendimizi hariç tutarak inşa ettiğimizi" hatırlatan, bir yandan yalnızlıktan ve yad yaban tutulmaktan korkarken aynı zamanda "diğerleriyle mümkün mertebe az ortak noktası olmasını isteyen" tuhaf yaratıklar olduğumuzu ifşa eden bir çalışma Vazgeçmek Üzerine.
Eğer değişebileceğimize inanırsak...
Vazgeçmek eylemi üzerine tefekkür, nelerden neden vazgeçip vazgeçmediğimizi idrak etmenin ilk aşamasıdır. Bu eylemi tüm yönleriyle irdeleyebilirsek hayat otobanında nasıl güçlü bir biçimde yol tuttuğumuzu ya da yoldan nasıl savrulduğumuzu da kavrayabiliriz.
Vazgeçmenin dinamiklerini olabildiğince sade bir dille açıklıyor Adam Phillips:
"İnsanlar kendilerine zarar verdiği düşünülen alışkanlıkları bırakmak isteme eğilimindedir. Belli şeylerden vazgeçmek yararımıza olabilir, ama birinin her şeyden öylece vazgeçmesi fikri hiçbir zaman cazip değildir... Bir hayranlık duyduğumuz ve heveslendiğimiz vazgeçmek var, bir de bizi derinden tedirgin eden vazgeçmek... Değişebileceğimize inandığımız zaman bir şeylerden vazgeçiyoruz, değişemeyeceğimize inandığımız zamansa hepten vazgeçiyoruz."
Ve şunu da ekliyor:
"Hayvanlara göre, hayat hayatı yaşamak, gerekli süre boyunca hayatta kalmaktır. Bizim içinse hayat, hayat hakkındaki kelimelerle idame ettirilir yahut ettirilmez; yaşayabileceğimiz, aslında yaşamadığımızı fark edebileceğimiz veya sonunda yaşamamış olduğumuzu anlayabileceğimiz bir şeydir. Korktuğumuz şey her zaman ölüm olmayabilir sanki; yaşarken ölme halini yaşamaktan ya da yaşamış olmaktan korkuyor da olabiliriz. İnsan bir hayatı yaşayabilir ama sonradan bunun bir hayat olmadığını anlayabilirmiş gibi."
Mutluluk kadere boyun eğmek midir
"Hayatından hoşnut olmak kadere boyun eğmenin bir türüdür" demişti Stefan Zweig. Ama kadere başkaldırıp nihayetinde hayattan vazgeçmek de var. Hoşnutluk ile yaşamaktan vazgeçmek arasında ise sayısız vazgeçme fiili. Aslında hayatı gözden çıkarmak, isteklerin tükenmesiyle başlıyor.
Edip Cansever'in şahane şiiri "Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka"dan birkaç dizeyi hatırlayalım;
Neyim ben, bu olanlar ne, ya kimdir tüketen isteklerimi
Tüketen kim. Hani görmeden daha, sezmeden herşeyin bittiğini
Ama ne zaman saçları kurularken çok eski bir alışkanlıkla
Çökerken üstümüze bir sözün, bir gümüş kupanın o sebepsiz inceliği
Ansızın bir ürperişte: bitti mi herşey bitti mi
Yoo, hayır! öyleyse kimdir tüketen isteklerimi
Vazgeçmek Üzerine'yi okuduğunuzda daha iyi anlayacağınız, benimse size şu an anlatabilmiş olmayı istediğim şey şu: Bazen melankolimizle, isteksizliğimiz ve türlü nedenlerin getirdiği bezginlikle hayattan vazgeçmenin tam kıyısındayızdır. Geri döneriz, çünkü hayattan vazgeçmekten vazgeçeriz. En şen gönülü olanımızın bile hayatta üç-beş defa uğramışlığı vardır o kasvet ve bungunluk denizine.
- Diyeceksiniz ki bunca karmaşa, bunca gidip gelmelere, yorgunluklara, kedere, zamanlı zamansız hayatımıza uğrayan acı ve belalara rağmen bizi mutlak vazgeçmekten imtina ettiren duygu nedir?
Unutulup gitmekten vazgeçmek, hüzün yağmurları altında ıslanıp durmaktan yorulmak, tenimize ve—eğer sahiden de varsa—ruhumuzu incitip durmak istememektir bizi vazgeçmekten alıkoyan düşünce.
İyilik Üzerine
İyilik yaparken şahsi çıkar gözettiğimiz anlardan çok daha mutlu oluyormuşuz. Üstelik iyiliğin verdiği hazlar bizi şaşırtsa da gizli saklı da olsa iyilik yapmaktan vazgeçmiyoruz. Ancak bazen insanlar iyilik yaparak edindiği hazları unutuveriyor.
Adam Phillips'in "iyilik" üzerine yoğunlaştığı bu kitabından öğreneceğimiz daha da önemli bir bilgi:
"İyiliksever davranışlar irade, çaba ya da ahlaki bir kararlılıkla eyleme geçirilmez... zaten hissedilen ve bilinen bir şeyin yeniden farkına varılması durumundan doğar."
İlgi Arayışı
Sanırım Adam Phillips'in İlgi Arayışı'nın başında alıntıladığı Robert Pinsky cümlesi, bu kitabın özeti gibi:
"...'ilgi duymak' ifadesiyle kast ettiğimiz şey, bize bahşedilen hazları özgürce kabul etmektir."
Pinsky'nin sözlerine Adam Phillips'inkini ekleyelim:
"İlgi göstermeye meyilliyiz. (En azından ilgi göstermenin ne olduğunu bir kez öğrendiğimizde!)... İlgimizin ihtiyaçlarımızdan ilham aldığını ve terbiyeyle şekillendiğini düşünebiliriz...
Değişmeyi İstemek Üzerine
Adam Phillips kitapları ilgi çeken, okuma isteği uyandıran isimlere sahip. Değişmeyi İstemek Üzerine, merak unsurunu en başta adının etkisiyle yaratıyor.
"Değişim bir arzu nesnesidir... Daima değişiyoruz ve sıklıkla değişme şeklimizi seçmek hatta tasarlamak istiyoruz..."
Arzumuzun yaşadığı ve yaşattığı süreçler önemli. Ne var ki, önünde sonunda iş olacağı yere varıyor ve değişme şeklimizi tasarlayamıyor, hayatın akıntısına bırakıveriyoruz kendimizi. (Burada Vazgeçmek Üzerine'yi hatırlayalım lütfen.)
Yine çok sevdiğim bir ilk sayfalar alıntısıyla, bir James Baldwin sözüyle değişme isteğine noktayı koyalım...
"İnsanlar yaptıklarının bedellerini öderler ve hatta bunun da ötesinde, kendilerini neye dönüştürdülerse onun da bedelini öderler."
Belki öyle ama hepten kararmasın içiniz. Adam Phillips değişmenin pekala mümkün olduğunu ve hayırlara vesile olabileceğini de gösteriyor bize.
İyileşmek Üzerine
Doktora gideriz, rahatsızlığımızdan söz ederiz, bize ilaçlar verir, iyileşiriz. İyileşemezsek takmayın kafanızı, daha bunun terapisi, telkini, rehabilitasyonu da var.
İyileşmek isteği ve süreci sandığımız gibi bir şey değilmiş meğer. Her ne kadar Sartre "Hasta seçimlerinin toplamıdır" demiş ve tüm sorumluluğu omuzlarımıza yıkmışsa da iyileşme isteğimiz, iyileşmekten ne anladığımız, "iyileştik" dediğimiz andaki durumumuz, tekmili apayrı bir muamma.
İyileşmek Üzerine, aynanın arka yüzüne de dikkatimizi çekiyor. Tıpkı şu Adam Phillips cümlesinin ezber bozan, kafa açan anlamında ifşa olduğu üzere:
"Kişisel gelişim, kişisel sabotj olabilir. Fazla bilmek; geleceğin fazla bilinmesi. Zihni dağıtan bir şey; kişinin kendi tasavvurundan bir sığınak."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Soner Can
Gazetelerin hafta sonu eklerinde, kültür-sanat servislerinde uzun yıllar haberci, yönetici ve yazar olarak çalıştı. Halen sanat edebiyat dergileri için yazarlarla söyleşiler yapıyor, okunmaya değer kitaplara dair yazılar yazıyor.

Aposto Kitap
Kitap incelemeleri, edebiyat haberleri, editörden okuma önerileri.
İLGİLİ OKUMALAR


