
Soner Can
Gazetelerin hafta sonu eklerinde, kültür-sanat servislerinde uzun yıllar haberci, yönetici ve yazar olarak çalıştı. Halen sanat edebiyat dergileri için yazarlarla söyleşiler yapıyor, okunmaya değer kitaplara dair yazılar yazıyor.
Ömür İsfendiyaroğlu Balkanlı'nın ilk romanı "Öyle Uzak ki Evim"de olaylar, düşsel bir adada geçiyor. Aşkın, pişmanlıkların, geçmişin sırlarının kayıplara ve yeni kayıplara eklendiği tekinsiz bir deniz esaretinde bir roman üzerine Balkanlı'yla sohbet ettik.

"Ayrıntılar önemlidir" sloganıyla 1988 yılında kurulan Ayrıntı Yayınları, İlbay Kahraman'ın dümenin başına geçtiği 2008'den bu yana tam 2.000 kitap yayımladı. Yani neredeyse 3 günde 1 kitap. Kahraman'a göre "Murdoch, Robbins, Baumann ve Foucault gibi yazarları Türkçeye kazandırmak 38 yılın en büyük başarısı ama Vedat Türkali'nin yayıncısı olmak bambaşka bir gurur kaynağı."

"İçimdeki Kilitleri Tek Tek" adlı ilk öykü kitabın yayımlanan Gaye Keskin öykülerindeki mizah ile acının iç içeliğini "Hayat, mizah ve hüznün giriftliğinden ibaret" diyerek açıklıyor. Geçmiş, onun için bir tutamaçtan öte, yaşanmışlığın soluğunu durmaksızın üfleyen; öykülerinin, kahramanlarının ve sözcüklerinin sığındığı ılık ve loş bir mağara gibi. Keskin'in öykülerinde birçok şey o mağarada cereyan ediyor.

Pandeminin korku, endişe, atalet ve can korkusuyla allak bullak olduğumuz yılları, edebiyatımıza pek çok eser kazandırdı. Klinik psikolog ve yazar Tuğçe Isıyel'in yeni yayıncısıyla tekrar basılan "Parçalı Bulutlu" adlı anlatı-anı-öykü kitabı da bunlardan. Aslında "kurgu dışı" olarak nitelenmesi gereken "Parçalı Bulutlu"daki yazıları öykü olarak da okuyabilirsiniz; pandeminin kasvetli günlerinden süzülüp gelmiş, bir döneme tanıklık etmiş anılar ve anlatılar olarak da...

Distopik öykülerden oluşan "Çınlayanlar" adlı ilk kitabı okurla buluşan Yeşer Sarıyıldız'ın yazı yaşamı dijital mecralarda başlamış. Uzun yıllardır teknoloji, toplumsal cinsiyet ve ifade özgürlüğü üzerine yazan Sarıyıldız, son yıllarda yapay zeka ve dijital sanat odaklı sergilerin küratörlüğünü üstleniyor. Sarıyıldız'la "Çınlayanlar", distopik evrenler ve uygarlığın sarsılan temelleri üzerine konuştuk.

Zaman, Fadime Uslu öykülerinin dinamik bir kahramanı gibi. Hemen her öyküde boy gösteriyor. Yeni yayımlanan altıncı öykü kitabı "Bir Kıyıda"nın ise iki yakadaki sesleri duymak için bir durma noktası olmasını istediğini söylüyor Uslu. Yazar bu öykülerde "Bizden önceki kuşakların bize bıraktığı mirası nasıl taşıyoruz?", "Yeni bir hafıza türetilmeye çalışılan bu çağda geçmiş ne anlama gelir?" sorularını kendine has tarzıyla ele alıyor.

Zeynep Uzunbay yeni romanı "Nasılsın Hayatım"da, şehirle köy arasında sıkışmış, hep ayrımcılığa uğramış ama yine de hayata ve hayallerine tutunmaya çalışan Meşe'nin öyküsünü anlatıyor. Meşe bu meşakkatli uğraşı "Hayatın boş laf dolu ağır yükünü yıkmak" diye tabir ederken, ara ara "Nasılsın hayatım?" sorusunu sormanın önemine dikkat çekiyor.

Özgürlüklerin aşındırıldığı, küresel çapta felaketlerin zuhur ettiği, yapay zekanın bir düşmana dönüştüğü bir dünyada rastlantıların buluşturduğu iki gencin aşkı, hayata dair umutları nereye kadar taşıyabilir? Cem Akaş'ın yeni romanı "Sözcüklerin Anlamı" edebiyat, felsefe ve siyasete ilişkin açtığı ara yollarla okurunu anlamın dik yokuşlarına sürüyor.

"Leylekler Aşklar Söylentiler" romanıyla bir Cumhuriyet ailesi üzerinden toplumumuzun yüz yıllık değişimini irdeleyen Sedef Betil, bu değişimin karakterini şöyle resmediyor: "Günümüzde düşünce ufuklarımız daraldı. İleriye ışık tutan hiçbir şey yok. Bir sürü şey üretiliyor ama bir yandan da iyi kötü, doğru yanlış, içleri boşaltılmış değerler kargaşası yaşanıyor. Artık yaygın bir sorun bu!"

Meksikalı yazar Jorge Ibargüengoitia'nın "Ölü Kızlar" adlı romanı, adeta organize suç örgütüne dönüşen genelev patronu iki kız kardeşin işlediği ve işlettiği akıl almaz cürümleri anlatıyor. Yazarın ölümünden tam 42 yıl sonra, romanın Türkiye'de yayımlandığı sıralarda Netflix bu hikayeyi diziye çekiyordu. İlk kez bir eseri Türkçe’ye çevrilen Jorge Ibargüengoitia için "2666" romanının yazarı Roberto Bolaño'nun öncülü, "Kartal Koltuğu"nun yazarı Carlos Fuentes'in çağdaşı denebilir.


