Fidan’ın Irak açıklaması: Çözüm sürecinin rotası ne yöne gidiyor?

TBMM’nin komisyon raporunu açıklamasının ardından çözüm süreciyle ilgili DEM Parti ve İmralı’yı memnun edecek bazı adımların artık atılmaya başlanacağı düşünülüyor. Bu adımların mesafesini, büyük ya da küçük adımlar olup olmayacağını ise önce Suriye, sonra Irak’taki gelişmeler belirleyecek. Elbette İran’da farklı gelişmeler olmazsa...
Fidan’ın Irak açıklaması: Çözüm sürecinin rotası ne yöne gidiyor?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Suriye’nin kuzeyinde, SDG’ye yönelik başlatılan operasyonun Rojava’ya doğru derinleştirilmemesi kritik bir eşiğin aşılmasını sağladı. Belki Ankara net biçimde öyle düşünmüyordu ancak DEM Parti cephesi, ilk kez söylemini sertleştirmiş ve olası bir operasyon hâlinde ipleri atmaya hazır vaziyette bekliyordu.

Suriye’de yaşanacak olası gelişmelerin Türkiye’ye yansımaları da belki iktidarı, DEM Parti’nin tepkisini de beklemeden süreci bitirecek adımlar atmaya doğru itebilirdi. Ancak öyle olmadı. Ankara, SDG’nin Şam yönetimine entegre olması ve Kürt nüfusunun yoğunlukta olduğu bölgelerde sınırlı olarak faaliyet göstermesi formülüne yeşil ışık yaktı. Belki baştan beri de planlardan biri buydu.

SDG’yle IŞİD’e karşı yürütülen mücadelenin stratejik ve dönemsel olduğunu vurgulayan ABD, “Sizin için tek kurşun sıkmayacağız” söylemine uygun biçimde Şam yönetimini ve SDG’yi uzlaşmaya zorladı ve istediğini aldı.

Elindeki geniş olanakları önemli ölçüde kaybeden SDG, var ya da yok olmak anlamına gelebilecek bir çatışma yerine uzlaşmayı tercih ederek stratejik gördüğü bölgeleri korumayı seçti. 

Fidan’ın açıklamaları

Çözüm sürecinin ne pahasına olursa olsun devam etmesini isteyenler açısından bu gelişmeler umut vericiydi. TBMM Başkanlığı da bir süredir dondurduğu komisyon raporunun çalışmalarını aynı dönemde hızlandırdı. Rapor neredeyse açıklanacak noktaya geldi. Raporun, yüzeysel olmayacağı, DEM Parti açısından da tatminkar sayılabilecek formülleri barındırdığı kulislerde konuşuluyor.

Tam da böyle kritik bir süreçte, CNN Türk’te bir programa katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin yeni yol haritasını özetleyecek nitelikte açıklamalar yaptı. Fidan, özetle şunları söyledi:

“YPG'nın Kürt nüfusun yaşadığı yerde pozisyon almasının, bir önceki haritaya göre olması gereken bir durum. 30 Ocak anlaşmasına atıfla tamamlanması gereken adımlar var. 

Bu adımlar her gün öyle veya böyle atılarak bir noktaya gidilmeye çalışılıyor. Burada iki tarafta da belli miktarda güvensizlik var ama belli adımlar atıp hayata geçtikçe güvenin artacağını düşünüyorum. Diğer taraftan YPG'nin de kendi içerisinde tarihi bir dönüşüm yaşaması gerekiyor ki o tartışmalar da şu anda orada oluyor. YPG'de bu tartışmaların olması önemli.

Burada siyasal mücadele esastır. Biz zaten Kürtlerin hakkını baştan beri destekliyoruz. Suriye geçici hükümetinin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya hep nasihatimiz de bu oldu. Onun getirdiği başkanlık kararnameleri var, ama dediğim gibi yani bunu büyük bir dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Bu işin bir de Irak ayağı var. Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var. İnşallah Irak'ta buradakinden ders çıkartırlar da daha akıllı bir karar alırlar ve oradaki geçiş daha kolay olur. Şengal’deki yapılanma orada duramaz. Irak hükümetinin özellikle PKK ile ilgili sorunu sahiplenmesi son 5 yılın bir meselesi, söylem bazında. Sayın Sudanidöneminde ve o günkü yapılan MGK toplantılarıyla PKK giderek daha fazla Bağdat merkezine oturmaya başladı. Şengal’in etrafı Haşdi Şabi ile çevrili. Haşdi Şabi Komisyonu Başkanı Falih el-Feyyad ile yirmiye yakın toplantı yapıldı. Haşdi Şabi karadan ilerleyip biz havadan harekat yaptığımız zaman, olay 2 veya 3 gün. Fazla bir süresi yok. Bu kadar basit bir askeri operasyon." 

Şengal ve Gare

Fidan’ın açıklamaları iki açıdan önemli. Birincisi Türkiye’nin PKK’nın “fesih kararını” yeterli bulmadığını, güçlerini farklı bölgelere çektiğini tespit ettiğini, bu bölgelerden PKK varlığının çıkartılması için de operasyon dahil her türlü adımın deneneceğini gösteriyor.

  • İkinci olarak da çözüm sürecinin PKK’ya yönelik bu olası operasyonlardan ayrı görüldüğünü, PKK’nın fesih kararına uyumlu biçimde hareket etmesinin asıl mesele olduğunun değerlendirildiğini ortaya koyuyor.

Nitekim DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları da TBMM’de yaptığı açıklamada, “Bu haftadan itibaren Türkiye'nin temel gündemi ve temel konusunun komisyonun çalışmaları ve yeni atılacak somut adımların olmasını beklerken Sayın Hakan Fidan'ın yapmış olduğu bu açıklamayı son derece talihsiz buluyoruz. Adeta haritadan bakarcasına yeni arızalar nasıl yaratılabilir, yeni yokuşlar nasıl üretilebilir diye bakılıyor. Yaptığı bu açıklamayı bu sürecin ruhuna uygun olarak görmüyoruz. Biz bölgesel düzeyde barışın ilerlemesi için daha yapıcı adımların atılmasını beklemekteyiz” dedi.

Ancak iktidarın, güvenlik bürokrasisinin özellikle Irak’taki Şengal ve Gare bölgelerine odaklandığı ortada. Yapılacak olası bir operasyonun ya da Irak’taki bazı bölgelerin temel mesele hâline getirilmesinin gerekçesinin de “PKK zaten kendini feshetti ve güçlerini dağıtacağını ilan etti” diye açıklanacağına da kuşku yok. 

Önümüzdeki dönemde yeni bir gerilim noktası olarak Irak’ın gündeme geleceği bu açıklamalardan anlaşılıyor.

Sürece devam kararlılığı

Buna karşılık Ankara’da, özellikle de MHP Genel Merkezi’nde, çözüm sürecinin ne pahasına olursa olsun sürdürülmesi kararlılığının bulunduğuna kuşku yok. Bahçeli başta olmak üzere MHP’liler, çok önemli bir mesafe alındığını, biraz daha gayretle Türkiye’nin bu sorunu bütünüyle geride bırakabileceğini düşünüyor.

  • Bu noktada AKP’nin tutumu önemli ancak MHP ile yaklaşan seçim atmosferinde ilişkileri sağlam tutma kararlılığını da AKP kurmayları her fırsatta gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da partisinin oy oranlarında bir kırılma yaratmayan, tepkileri göğüslemeyi MHP’nin üstlendiği süreçten kısa vadede vazgeçmesi beklenmiyor.

Bu nedenle, TBMM’nin komisyon raporunu açıklamasının ardından DEM Parti ve İmralı’yı memnun edecek bazı adımların artık atılmaya başlanacağı söyleniyor. Bu adımların mesafesini, büyük ya da küçük adımlar olup olmayacağını ise önce Suriye, sonra Irak’taki gelişmeler belirleyecek. Elbette İran’da farklı gelişmeler olmazsa...

Olması hâlinde denkleme İran da eklenecek. Ancak Ankara, bu dengede yürüme eğilimini şimdilik devam ettiriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Merve Us Acıoğlu

·

04 Ağu 2026

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Faik Bulut

·

01 Ağu 2026

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Melisa Gülbaş

·

30 Tem 2026

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?