Fintech girişimciliği: Küresel pazarlarda yön bulmak

Fintech girişimciliğinde adını daha önce duymadığımız pek çok yeni oyuncunun sahneye çıkacağı ve bu oyuncuların, hızla köşe başlarını tutmuş mevcut rakiplerine meydan okuyarak büyüyebileceği bir dönemin eşiğindeyiz.
Fintech girişimciliği: Küresel pazarlarda yön bulmak

Bugün Türkiye’de 800’ün üzerinde finansal teknoloji girişiminin faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Bu girişimlerden yaklaşık 80'i, BDDK ve ardından TCMB tarafından lisanslanmış, çoğunlukla benzer, bazı alanlarda ise farklı hizmetler sunan ödeme kuruluşları olarak faaliyet gösteriyor. Lisanslı olmayan finansal teknoloji girişimleri de, en az lisanslı kuruluşlar kadar başarılı işler yaparak farklı dikeylerde büyümeye devam ediyor.

Özellikle açık bankacılık ve buna bağlı olarak gelişen gömülü finans (embedded finance) gibi hem kanun koyucuların hem de girişimlerin büyük önem verdiği alanlarda, daha önce adını duymadığımız birçok yeni oyuncuyla tanışacağız. Bu yeni oyuncuların, sektörün köşebaşlarını tutmuş firmalar karşısında hızla büyüme fırsatı yakaladığını göreceğiz.

Fintech yatırımları, önceki yıllara göre küresel ölçekte azalma eğilimi gösterse de hâlâ en sıcak sektörlerden biri olarak değerlendirilebilir. 2024 yılının Eylül ayı itibarıyla fintech girişimlerinin dünya genelinde 4,3 milyar dolarlık yatırım aldığını görüyoruz. 2024'ün ilk dokuz ayında ise toplamda 28,5 milyar dolarlık yatırım yapılmış durumda. 

  • Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %20'lik bir düşüşe işaret ediyor.

Son birkaç yılda yaşanan küçülme, fintech girişimlerine ilginin azalmasından ziyade, başka etkenlerle ilişkili görünüyor. Yatırımlardaki bu düşüş, gömülü finans uygulamaları ve superapp'lere dönüşmeye çalışan teknoloji şirketlerine sağlanan finansal kaynakların fintech yatırımları kategorisine dahil edilmemesinden kaynaklanıyor olabilir.

Ayrıca, milyonlarca tüketiciye sahip teknoloji ve farklı sektörlerden şirketler, mevcut tüketicilerine bankacılık hizmetlerini götürebilmek için yatırım yapmaya devam ediyor. Türkiye'den örnekler arasında Getir’den doğan GetirFinans, Yemeksepeti’nin üzerinde çalıştığı YemekPay, Migros’un MoneyPay’i sayılabilir.

Nasıl başladı, nereye gidiyor?

2011 yılında, Türkiye’de türünün ilk örneği olan ödeme kuruluşu PayU'yu hayata geçirirken, ülkemizdeki finansal teknoloji girişimlerinin temellerini atmakta olduğumuzun farkında değildik. Bankaları ve kart şemalarını ikna etmemiz ve bu oyun alanını Türkiye’ye getirmemiz yaklaşık 1,5 yılımızı aldı. Faaliyete başladığımız gün, 1.000’in üzerinde işletmeye hizmet vermeye başladık. En büyük şansımız, bu işe Türkiye’de ilk yatırımı yapan bankalardan biriyle çalışabilme fırsatıydı.

İlgili ekiplerce riskli görüldüğü için çevrimiçi ödeme altyapısı sunamadığımız Yemeksepeti ve benzeri ölçeklerdeki birçok oyuncu, bizi bu problemi çözmeye yönlendirdi. Sonradan fark ettik ki, yalnızca finansal teknoloji girişimlerinin mihenk taşını değil, aynı zamanda girişim ekosisteminin kalkınmasına katkıda bulunan önemli bir unsuru da hayata geçirmişiz. Ödeme teknolojileri alanındaki iyi oyuncuların sayısının artmasıyla, 13 yılı aşkın bir süredir herhangi bir girişimin ödeme alma konusunda probleminin kalmadığına eminim.

O dönemde gözlemlediğimiz problem oldukça büyüktü ve buna yönelik çözümler geliştirmeyi başarmıştık. Daha da heyecan verici olan, birilerinin bu hizmetlere para ödemeyi kabul etmesiydi. Girişimciler bazen yetkinlikleri veya ürünleri ile yapay problemler yaratma eğiliminde olabiliyorlar. Özellikle finansal teknoloji girişimlerinin mutlaka en az bir problemi çözebiliyor olması ve odak noktasına bu problemi ve çözümlerini alması oldukça önemli. Bu alan, regülasyonlar tarafından sınırları belirlenmiş bir alan olabileceği gibi, henüz regülasyonların dokunmadığı alanlar da olabilir. Her iki durumun da kendine özgü avantaj ve dezavantajları olduğunu unutmamak gerek.

Data milliyetçiliği neden önemli?

Hemen herkesin aşina olduğu gibi Türkiye’de yükselen bir data milliyetçiliği söz konusu. Bu durum yalnızca Türkiye’ye özgü de değil. Örneğin, TikTok’un ABD’de yasaklanması, Çin’de ABD menşeli servislerin kullanılamaması ve Türkiye'deki TROY örneği gibi ülkelerin kendi kart şemalarını ayağa kaldırması, data milliyetçiliği ile ilişkili. 

  • Data milliyetçiliği finansal teknolojiler alanında gündeme geldiğinde ülkelerin içine kapandığı görülse de bu tablo bizim açımızdan yurt dışından Türkiye pazarına girmek isteyen global oyuncular için yerel girişimleri daha da değerli hâle getiriyor.

Regüle alanda faaliyet gösteren lisanslı ödeme kuruluşlarının sunucularını Türkiye’de barındırması, sahtecilik önleme ve kart saklama gibi hizmetlerle birlikte müşteri verilerini Türkiye’de kendi sunucularında tutması, birkaç küçük dezavantajla birlikte birçok avantajı da beraberinde getirdi. Lidio olarak, Worldline, Visa ve Vodafone Pay gibi küresel devlerle yaptığımız işbirliklerinin sayısını, benzer global oyuncularla artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Küresel pazarlarda yön bulmak: Nereden başlamalı?

Daha önce PayU’da EMEA ve LATAM bölgelerinde stratejik işbirlikleri, ürün geliştirme ve satın almalarla ilgili birçok faaliyeti yönetme fırsatı buldum. Öncelikle, ödemeler dünyası, dünyanın hemen her yerinde aynı dilin konuşulduğu birkaç dikeyden biri. Benzer problemler yaşanıyor, benzer fırsatlar yakalanıyor ve elbette benzer teknolojiler kullanılıyor. Bu noktada, sizi ve girişiminizi rakiplerden ayıran en belirgin özelliğin ekip olduğunu çok hızlı bir şekilde fark ediyorsunuz. 

Fintech dünyasında globalleşme süreci, yalnızca teknik bilgi ve operasyonel başarılara dayanmıyor; aynı zamanda vizyoner bir ekiple çalışmak da şart. Hızla değişen dijital dünyada, ekiplerin yalnızca bugünün krizlerini yönetmekle kalmayıp, yarının fırsatlarını da görmesi gerekiyor. Ödeme sistemlerinde bugün gördüğümüz her değişiklik, bize gelecekte olabilecekleri işaret ediyor. Bu nedenle, sadece mevcut süreçlere odaklanmak yerine, gelecekte karşılaşabileceğimiz ihtiyaçları öngörmek ve bu ihtiyaçlara şimdiden hazırlıklı olmak en büyük avantajımız olacaktır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Pareto FinTechPareto FinTech

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🧮 BaaS 2.0 dönemi, fintech girişimciliği

Teknolojilerin ve sunulan çözümlerin fark yarattığı BaaS modelinde yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. Peki BaaS 2.0 ile neler değişecek? Fintech girişimcisi Emre Güzer, şirketlerin küresel pazarlardaki yön arayışına ışık tutuyor.

23 Eki 2024

🧮 BaaS 2.0 dönemi, fintech girişimciliği

YAZARLAR

Pareto FinTech

Finansal teknolojilerde son gelişmeler, sektörün gündemindeki maddeler, siber güvenlik, yapay zeka, dijitalleşme ve fintech yatırımları, dönüşüm trendlerine yönelik analizler ve uzmanlarla söyleşiler.

İLGİLİ OKUMALAR