Geleneksel Yöntemler vs Bulut Depolama

⚡️ Tut şunun ucundan da unutayım.
Geleneksel Yöntemler vs Bulut Depolama

Birkaç gündür Google sürekli Drive depolama alanımın %75’inin dolduğunu hatırlatıyor. İptal etmeyi sürekli unuttuğum iCloud aboneliğime her ay 7 lira ödüyorum. Kocaman bir YanDisk linki arşivim var, böylece arkadaşlarımın paylaştığı dosyaları daima elimin altında tutuyorum.

Ama nereye kadar?

Bilgisayarımın depolama alanının dolması beni son günlerde bir harddisk satın alma arayışına itti. Özellikle iş gibi evrensel konularda her dosyanın elimin altında olması büyük bir kolaylık sağlıyor. Ancak bilgisayarımı satın aldığımdan beri (yaklaşık 4-5 senedir) biriktirdiğim dosyaları nereye koyacağım konusunda büyük ikilemdeyim. Evet, cüzi bir miktar karşılığında sonsuza kadar bulutta depolayabilirim. Ama nasıl, nereye kadar ve neden?

Çocukluk albümlerinden benzer uzantılı linklere uzanan bulut depolama sorgusu beni bir BigTech düşmanı gibi gösterir mi?

Yer çekimsiz internette, ağırlıksız dosyalar

Lisedeyken İngilizce derslerinde bazen The Walking Dead izliyorduk. İlk bölümlerden birinde Rick, eşi Lori'nin şehirden kaçabildiğini evdeki aile albümlerinin yok olmasından anlıyordu. Yani düz mantıkla baktığımızda zombi saldırısında kaçarken ilk alınacaklar listesinin bir yerinde aile albümleri de var. Ancak bu nesnelerin kesinlikle büyülü olduğunu söyleyebiliriz. Gerçekten ben de ne zaman aile evime dönsem saatlerce yığılı albümleri karıştırıyorum ya da sürdürülebilirlikten giderek uzaklaşan video kasetleri seyrediyorum. Anılarının her an erişilebilir ve elinin altında olması çok güzel ancak bunun fiziksel dinamiklere bağlı olması konum ve zamana dayalı sınırlar altında gerçekleştirilebilmesine neden oluyor.

Kardeşim ve ben, 2003

Google, Apple, Meta gibi şirketler bizi anılarımızı ve belgelerimizi sonsuza kadar risksiz bir ortamda biriktirmeye davet ediyor. Özellikle donanım kaynaklı sorun riskini ortadan kaldırma, taşınabilirliği maksimum seviyeye çekme, depolama alanı sınırlarının sadece maddiyata bağlı olması gibi nedenler söz konusu bulut depolama uygulamalarını tercih etmemiz için gayet yeterli. Ne internette dosya ve albüm dolusu kolileri koymak için yer, ne de bir yere giderken onları taşıyacak iş gücü tükenecek. Ancak bulut depolamanın da handikapları var. En çok değer verdiğimiz anların, fotoğrafların, belgelerin dijital bir kopyasını teknoloji şirketlerinin saklaması gibi.

Yeni doğmuş çocuğa Instagram hesabı açmak

Özellikle Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformları kullanıcılarına sınırsız bir depolama alanı sunuyor. Sanırım bu noktada en şaşırdığım şey küçük çocukların adıyla açılan Instagram hesapları. Esasında analog kameraların işlevsizleşmesi, film baskılarının pahalılığı ve mevcut depolama alanlarının yetersiz olması gibi nedenler bu platformları tercih edilebilir kılıyor. Yine de internet erişimimizin çok yüksek olduğu ve siber zorbalık gibi riskler ile mücadele ettiğimiz bir çağda çocuklarla beraber sosyal medya hesaplarını da büyütmek çok sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir. 

Annem ve ben, 2000

Son moda bilgi paylaşımı

Kişisel hayatım için aynısını söyleyemesem de bilgi paylaşımı açısından bulut uygulamaları çok kıymetli buluyorum. Geçen gün satın aldığım epey eski model analog fotoğraf makinesi beni uzun bir zaman yolculuğuna çıkardı. İnternetten araştırdığımda depolama için XD kart kullanıldığını gördüm. Elime ulaştığında ise eski bir dostum olan SD kart ile karşılaştım. USB belleklerden SD kartlara, hatta kasetten diskete uzanan düşünce maceram böyle başlamış oldu. Geçmişte birkaç farklı aşamanın yoruculuğu ve kaybolma riski ile taşıdığımız bilgileri artık tek bir link aracılığıyla gönderebiliyoruz. 

Haydi size biraz özelimi açayım, yabancı değiliz ya...

Örneğin eğer yazılarımı Google Drive’da yedekleyebiliyor olmasaydım, Hasan’ın yayından önce okuyabilmesi için Beşiktaş’tan Kadıköy’e hususi bir yolculuk yapmam gerekirdi. Üstelik Hasan metin üzerinde düzenlemeler yapamaz, önerilerini benimle kolayca paylaşamazdı. Aynı zamanda iş yerlerinde düzen ve tertibi de sağlayan bulut uygulamaları belirli sınırlar dahilinde çok da öcü değil.

iCloud özelinde hayatta kalma önerileri

O zaman kişisel önerileri gündeme alma vakti. Her ne kadar yazının başından beri bulut hizmetlerden hazzetmeyen bir profil çizsem de, ben de farklı sağlayıcılara sık sık başvuruyorum. Özellikle iCloud ve Drive hayatımda önemli bir noktada. Geçtiğimiz yıllar içinde ne zaman telefonumu değiştirsem, yedeklemelere önem vermemem anılarımı kaybetmeme neden oldu. Bu nedenle her değiştirdiğimde bir önceki hataları yapmamak için çabalıyorum ancak "135 gündür iCloud yedeklemesi yapmadınız." bildirimi beni daha da aşağı çekiyor.

Neyse hep birlikte daha fazla iCloud alanı için neler yapabiliriz bir bakalım.

Bireysel uygulama yedeklemeleri

Herkes gibi senin de telefonunda pek çok uygulama var. Ve yine herkes gibi farkında olmasan da, bu uygulamalar çılgınlar gibi yedekleme yapıyor. Ayarlar kısmından önce Depolama, sonra iCloud Ayarları sekmelerine gelirsen hangi uygulamaların iCloud ile entegre olduğunu görebilirsin. İstersen gereksiz gördüğün uygulamalarda iCloud butonunu griye çevirerek omuzlarından bir parça daha yük alabilirsin.

E-postalarını ve mesajlarını yönet

Bir gün yetersiz depolama alanı bildirimi aldığında hiç mail ve mesaj kutuların üzerine düşündün mü? Depolama alanını son raddeye getiren damla bir sneaker reklamı ya da arkadasının attığı GIF eklentili günaydın mesajı olabilir. Özellikle büyük eklentili mailler ve mesajlar, bulut depolama alanınızda ağırlık yapıyor. 

Demem o ki, büyük eklentilere sahip ve artık gereksiz gördüğün dosyaları manuel olarak temizleyebilirsin. Bunun yorucu olacağını düşünüyorsan senin için önemli olabilecek mailleri anahtar kelimeler ile aratarak kaydetmeni öneriyorum. Ya aklıma gelmeyen önemli bir mail olursa diye düşünme. Sandığın kadar önemli olsaydı muhtemelen aklına gelirdi. Ya da klasik bir senaryo olarak siler silmez aşırı ihtiyaç duyacaksın ama hayat bu riski almaya değer...

Sistem yedeklemeleri

iCloud'un otomatik yedeklemesi tahmin ettiğimizden daha fazla yer kaplıyor. Birinin bizim için her şeyi düşünmesi şahane olsa da, bu rahatlık bize daha sonradan temizlemekle uğraşacağımız dosya, belge, fotoğraf, mesaj vb. olarak geri dönüyor. Bu nedenle Apple cihazlar özelinde hem Mac hem de iOS sistem yedeklemelerini takip etmek önemli. Ayarlar kısmından Yedeklemeler ile ilgili olan sekmeye gelerek standart sistem yedeklemelerini yönetebilirsiniz. Sürüme göre farklılık gösterdiğinden buraya adımları yazarak kafa karıştırmayalım.

Şirketler ve bulut arasındaki love & hate ilişkisi

Büyük oranda kişisel kullanıma odaklandık. Peki büyük şirketler bulut hizmetlerinden yararlanıyor mu? Aslında bu sorunun cevabı biraz karmaşık. Bulut hizmetlerin genel çerçevesi, şirketlerin depolama için talep ettiği gereklilikler ile zıt düşüyor. Bunu şöyle anlatabiliriz.

Şirket içi uygulama ve dahili verilerin alametifarikası, tüm bunların şirket ağlarından bir adım öteye gitmemesinde. Yani tüm bu belge ve verilerin şirket ortamı içinde tutulması gerekiyor. Ancak tüm bu veriler bir buluta yüklendiğinde taşınabilir ve bir nebze tehditlere açık hale geliyor. Her ne kadar şirketler ve bulut hizmeti sağlayıcılar arasında çeşitli anlaşmalar yapılsa da, risk her zaman mevcut.

Üstelik şirket uygulamalarının internetle ilişkisinin minimum düzeyde olması, bulut mantığına ters düşüyor. Nihayetinde her şey internetsiz ve düşük bağlantı ortamında çalışabilecek şekilde tasarlandı. İnternetsiz erişimin mümkün olmadığı bulut uygulamalar ise bunun tam karşısında konumlanıyor. Yani şirketlerin durup bir düşünmesi gerek. Sınırsız bir depolama alanını daha düşük bir maliyetle ana gemi olarak kullanmak mı, yoksa mevcut işleyişi aksatmayacak manuel ayarlardan devam etmek mi?

İnternetin asla unutmadığı iddiası doğru mu?

İnternet tarihçisi Ian Milligan’a göre evet, internet unutabilir. Söz konusu platformlar birden kapanabilir ya da aniden veri depolama politikalarında değişikliğe gidebilir. 2019’da Flickr’ın yeni sahibi ücretsiz hesapların bir sınırı olduğunu açıkladı. Hizmet sunduğu ücretsiz depolama alanı miktarında azalmaya giden şirketin talebi doğrultusunda ücretli sürüm kullanmayan kullanıcılar en az 1000 fotoğrafını silmek zorunda kaldı.

Kardelen, muhtemelen 2001

Finalde aşağı yukarı her zaman değindiğimiz bir noktaya geliyoruz. Teknoloji çok güzel, ancak kullanabildiğinde. Teknoloji çok güzel, ancak riskleri bildiğinde. Robot süpürgelerin kamera kaydı alabilmesine çok şaşırmadım mesela. Ne de olsa KENDİ KENDİNE çalışan ve çeşitli algoritmalar içeren bu cihaz kendi içinde de manipülasyona oldukça açıktı. Belki de tüm inancımızı kıracak olan nitelikli bir hackerdır. Üstelik yazı içinde kullandığım görsellerin 20-25 senelik albümlerden çıktığını düşünürsek, henüz bu savaşın bir kazananı olmadığını söyleyebiliriz...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🧩 Kara Bulutta Veri Depolamak

🤯 Zombi saldırısında Drive hesabı için endişelenenler ve biz.

08 Oca 2023

🧩 Kara Bulutta Veri Depolamak

YAZARLAR

Nur Kardelen Ay

Teknoloji haberciliği, SKA takipçisi, yavaş gazetecilik. Peynir ekmek gibi yazıyorum.

İLGİLİ OKUMALAR