GRECO Türkiye’ye İlişkin 4. Uyum Raporunu Yayınladı

Avrupa Konseyi’nin ‘’Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’’ (GRECO), milletvekilleri ile hâkim ve savcılar yönünden yolsuzluğun önlenmesine ilişkin Dördüncü Aşama Değerlendirmeleri kapsamında Türkiye’ye yönelik tavsiyelerine uyulup uyulmadığına ilişkin olarak dördüncü ara uyum raporunu 7 Aralık 2023 tarihinde yayınladı.
GRECO Türkiye’ye İlişkin 4. Uyum Raporunu Yayınladı

Avrupa Konseyi’nin ‘’Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’’ (GRECO), milletvekilleri ile hâkim ve savcılar yönünden yolsuzluğun önlenmesine ilişkin Dördüncü Aşama Değerlendirmeleri kapsamında Türkiye’ye yönelik tavsiyelerine uyulup uyulmadığına ilişkin olarak dördüncü ara uyum raporunu 7 Aralık 2023 tarihinde yayınladı.[1] GRECO Türkiye hakkındaki bu Raporunu 69’uncu Genel Kurulu’nda (16 Ekim 2015) kabul etmiş ve Türkiye’nin izin vermesini müteakip, 17 Mart 2016 tarihinde kamuoyuna açıklamıştır.[2] Raporda yedisi milletvekilleri ve 15’i hâkim ve savcılarla ilgili olmak üzere toplam 22 tavsiye yer almaktaydı. Bu tavsiyelere ne ölçüde uyulduğuna ilişkin olarak da daha önce üç ara uyum raporu yayımlanmıştır. Dördüncü ara uyum raporunda daha önceki raporlara göre dikkate değer bir ilerleme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre Türkiye, Dördüncü Tur Değerlendirme Raporu’nda yer alan yirmi iki tavsiyeden üçünü tatmin edici şekilde yerine getirmiş veya ele almıştır. Geriye kalan tavsiyelerden dokuzunu kısmen yerine getirmiş, onunu ise yerine getirmemiştir.  

Raporda milletvekilleriyle ilgili olarak, Dördüncü Tur Değerlendirme Raporu’nda yer alan tavsiyelerden hiçbirinin tam olarak yerine getirilmediği, üç tavsiyenin ise kısmen yerine getirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Raporda, başta Milletvekillerine Yönelik Etik Davranış İlkeleri Kanun tasarısının akıbeti ve milletvekili mal beyanlarının doğrulanması olmak üzere, bu tavsiyelerin yerine getirilmesi hususunda yeni bilgiler sunulmadığı belirtilmiştir. Değerlendirme bekleyen diğer eksiklikler arasında yasama sürecinin şeffaflığının arttırılmasına ve milletvekillerinin dürüstlüğünü temin etmeye yönelik tedbirler bulunmaktadır. Yasama sürecine kamuoyunun katılımı sağlamaya yönelik herhangi bir iyileştirme yapılmadığı gibi, milletvekillerinin uyması gereken etik ilkeler ve bu ilkelere uyumu sağlayacak oryantasyon eğitimi ve hizmet içi eğitim konularında da herhangi bir gelişme sağlanmadığı tespit edilmiştir. GRECO Türk yetkilileri, bu önemli konularda eyleme geçmeye çağırmıştır.   

Raporda, hâkim ve savcılarla ilgili olarak, üç tavsiyenin tatmin edici şekilde yerine getirildiği, altı tavsiyenin kısmen yerine getirildiği, altı tavsiyenin ise hiç yerine getirilmediği belirtilmiştir. Tatmin edici şekilde yerine getirilen tavsiyelerden ilki, hâkim ve savcıların göreve başlarken tarafsız ve bağımsız bir şekilde görev yapacağına dair yemin etmesini öngören xiv. tavsiye, ikincisi, yargıçların görev sırasında karşılaştıkları etik sorunlar konusunda danışabilecekleri gizli bir danışma mekanizması kurulmasını öngören xix. tavsiye,  üçüncüsü ise davaların savcılardan alınmasına ilişkin ölçütlerin önceden belirlenmesi ve bu yöndeki kararların yazılı olarak gerekçelendirilmesini öngören xx. tavsiyedir. Hâkim ve savcıların uyması gereken etik ilkeler ve bu ilkelere uyulup uyulmadığını denetleyecek tarafsız, bağımsız ve şeffaf mekanizmalar oluşturulması konusundaki tavsiyelerden hiçbiri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Raporda Yargı Etiği Bildirgesi’nin hâkim ve savcılara yönelik uygulama rehberiyle desteklenmesi gerektiği belirtilmiştir. GRECO bu rehberin, hâkim ve savcılara özgü görevlerin hususiyetlerini dikkate alması ve tercihen ayrı belgelerde her bir mesleğe ilişkin somut örnekler sunması gerektiğini yeniden vurgulamıştır. GRECO hâkim ve savcıların etik davranışlarına ve dürüstlüğüne yönelik net ve objektif ölçütlerin tanımlanması konusunda bazı somut adımların hızla atılması gerektiğinin altını çizmiştir. Raporda başta yargının işleyişine ilişkin bir dizi kilit konuda yürütmenin rol ve etkisinin sınırlandırılması olmak üzere, GRECO tavsiyelerinin tam olarak yerine getirilmesi için daha kapsamlı değişikliklere ihtiyaç olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK), Avrupa standartlarına uymayan yapısını değiştirmek için şimdiye kadar hiçbir tedbirin alınmadığı da kaydedilmiştir. İlaveten, yargı mensuplarının görev yerlerinin rızaları dışında değiştirilmesinin ivedilikle ele alınması gereken bir mesele olduğu vurgulanmıştır.

Üstelik bu eksiklikler ilk defa tespit edilmiş değildir. Yıllardır aynı hususular raporlarda tekrar tekrar dile getirilmektedir. Ne var ki hükümetin bu konularda reform yapma konusunda göstermelik de olsa bir iradesi bulunmamaktadır. Son günlerde kamuoyuna duyurulan 67 maddelik yargı reformu paketinde de, Raporda yer alan hususlar başta olmak üzere, yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını sağlamaya yönelik hiçbir husus yer almadığı gibi, yargının AYM ve AİHM kararlarına uymasını zorunlu hale getirecek bir düzenleme de bulunmamaktadır.  

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban

Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR