Günnur Özsoy


Userspots Akademi’de güncel eğitimler Kullanıcı deneyimi, inovasyon, tasarım gibi son dönemin öne çıkan başlıklarında kariyer hedefleyenler, bu çok hızlı gelişen alanlarda doğru ilk adımları atabilmeleri ve gerçekten heyecan duydukları şeyi keşfetmeleri için doğru rehberliklere ihtiyaç duyuyor. Kullanıcı deneyimi alanındaki 10 yılı aşkın tecrübesini tasarımcı adaylarıyla paylaşmaktan mutluluk duyan Userspots da bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirdiği Userspots Akademi ile bu alana ilgi duyan herkese hitap edecek bir eğitim kataloğu sunuyor. • Userspots: 10 yıllık yolculuğunda 200'den fazla iş ortağıyla gerçekleştirdiği 650 projenin yanı sıra Türkiye'de kullanıcı deneyimi ve araştırması literatürüne eğitimler, kamplar ve içeriklerle katkıda bulunan Userspots; "kendisini kullanıcı deneyimi alanında araştırma, test, tasarım, strateji, inovasyon, yazılım ve eğitim hizmetleri sunan bir tasarım merkezi" olarak tanımlıyor. Kadir Has Üniversitesi'yle gerçekleştirdiği iş birliği sonucu Türkiye'nin ilk kullanıcı deneyimi yüksek lisans programını da hayata geçiren Userspots; İstanbul, Eskişehir ve Berlin'deki ofislerinde nitelikli projeler üretirken diğer yandan Userspots Akademi ile tasarım alanında kariyer hedefleyen herkese yol gösterici rolü üstleniyor. • Userspots Akademi: Userspots'un bilgi ve deneyim aktarımından duyduğu mutluluğun bir çıktısı olan Userspots Akademi; tasarımdan inovasyona, kariyer yolculuğundan tasarım araçlarına, kullanıcı deneyimi araştırmasından metodoloji ve verilere kadar birçok alanda çevrim içi eğitimler sunuyor. Eğitim kataloğunu kurumsal ihtiyaçlara da özelleştirebilen Userspots Akademi, kurumsal eğitim seçenekleriyle tasarım, inovasyon, teknoloji, trendler gibi başlıklarda kurumsal eğitimler tasarlıyor. Userspots Akademi’de son dönemde bireysel eğitimler arasında aşağıdaki eğitimler öne çıkıyor. Ürün Geliştirme ve İnovasyon Video Eğitim Programı: Toplam uzunluğu 94 dakika olan 16 videodan oluşan Ürün Geliştirme ve İnovasyon eğitimiyle katılımcılar; Userspots'un inovasyon merkezi IoX Digital'ın projelerinde kullandığı "Yeni Ürün Geliştirme Rotası"nı doğrudan ekip üyelerinden öğrenme fırsatı buluyor. UX Kariyer Yolculuğu Video Eğitim Programı: 6 eğitmenin 44 videoluk, 680 dakikalık video içeriğini kapsayan UX Kariyer Yolculuğu eğitimiyle katılımcılar; kullanıcı deneyimi alanında kariyer yolculuklarını nasıl tasarlamaları gerektiğine dair ipuçları elde ediyor. Yolculuk boyunca katılımcılara kullanıcı deneyimi ve tasarım dünyasının öne çıkan isimlerinden Mustafa Dalcı, Aras Bilgen, Emrah Sarıbaz ve Nice Uysal eşlik ediyor. Uygulamalı Figma Eğitimi: 22 Mayıs - 26 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek ve 6 hafta sürecek Uygulama Figma Eğitimi, son dönemlerin en çok kullanılan arayüz tasarımı uygulaması Figma'nın derinliklerini ve olanaklarını keşfetmeyi vadediyor. Temellere hakim olan kullanıcılara hitap eden eğitim, bir arayüz tasarım projesini sıfırdan başlayarak yazılımcıya teslim sürecini deneyimleme fırsatı sunuyor.
Daha fazlasını öğren →
Merhaba Günnur Hanım, sizi bronz, mermer, alüminyum, polyester ve keçe gibi malzemelerden elde ettiğiniz organik formlu eserleriniz ile tanıyoruz. Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz?
Merhaba, üniversitede 3 yıl kadar Endüstri Ürünleri Tasarımı okudum fakat istediklerimi bulamadığım için Londra’da mücevher tasarımını tamamladım. İstanbul’a döndüğümde Kapalıçarşı’da çalışmaya başladım ve kendi koleksiyonlarımı oluşturdum. O yıllar işleri belgelemek için dialarını çektiğimiz bir dönemdi ve bir gün mimar arkadaşlarımla işleri incelerken Nafi Çil "Sen aslında heykel yapıyorsun, senin daha büyük ölçekte çalışman gerekir." diyerek beni heykel konusunda motive etti.
Eserlerinizde birçok farklı malzeme kullanıyorsunuz. Tasarım sürecinde malzeme kararınızı nasıl belirliyorsunuz?
Öncelikle, seriler üzerinden tasarımlarımı hayata geçiriyorum ve form anlayışı ile tasarım sürecine başlıyorum. Sonunda ise belli bir adet seri üretiyorum ve bu sayede onların bütünlüğünü görebiliyorum. Malzeme ise bu noktadan sonra başlıyor. "Tinsel Deneyimler" sergimde büyük boyutlu polyester tasarımlar oluşturmuştum ve bana mezar taşlarını anımsattıkları için seriye mermer işleri de dahil ettim. Sonuç olarak, malzeme seçimim işe başladıktan sonra birbirini doğuran ve süreklilik içinde gelişen bir süreç oluyor.
Hatıralar ve Mektuplar Sizin için eserlerinizde kullandığınız renkler ne ifade ediyor ve ya neye göre belirliyorsunuz?
Kullandığım renkler ile derin bağlar kurduğumu düşünüyorum. Örneğin; "Kırmızı benimdir." dediğim bir tanımlamam var. Sadece kendi sanat pratiğimde çok fazla içselleştirdiğim ve kullandığım için kırımızı ile kurduğum bağ çok güçlü. "Boşluğun Işığı" adlı sergimde kurşun rengi, petrol mavisi-yeşili ve zift rengi gibi renkler kullandım. Temelde hepsinin oluşumu serideki oluşum ve kavramla doğru orantılı olarak oluştuğunu söyleyebilirim. Beyaz rengin de bende çok farklı bir yeri var. Parlak, mat gibi her bir tonu bende farklı hisler uyandırıyor.
Demokrasi ve Dayanışma Anıtı Birçok eserinizin yanı sıra bana sizi en çok hatırlatan eseriniz yaşadığım şehir İzmir’de bulunan Demokrasi ve Dayanışma Anıtı adlı eseriniz. Bildiğim kadarıyla farklı eserler arasından seçilen, birlik ve beraberliğe vurgu yapan bir hikayesi var. Bir şehirde eseriniz ile var olmak size ne ifade ediyor?
Düzenli sergiler yapan biri olsam da kamusal alana dair bir iş yapmak olağanüstü bir durum. Bunlar herkese açık ve sürekli var olan eserler olduğu için çok fazla kişiyle sonsuz sürede bağ kurabiliyorsunuz. Demokrasi ve Dayanışma Anıtı ile ilgili çok güzel geri dönüşler alıyorum. Eserlerin yanında meditasyon yapanlar, eve giderken eserlerin yanında vakit geçirmek istediği için bir durak önce inenler gibi… Bunlar hem yapıtın yaşadığını hem de yaşattığını gösteren niteliklerden biri. Bu da beni inanılmaz mutlu ediyor. Senin de bildiğin gibi İzmir Deniz Projesi kapsamında olan bir yarışmanın akabinde bir yapıt oldu. İşin güzel tarafı o süreçteki kıyı tasarımı dalgaların kıyıya bıraktığı izin referansından oluşmuş bir proje. Bu da benim hayatım boyunca altını çizdiğim benim formlarım, organik dünyam dediğim hikayem ile birebir bağ kuruyor. Bana bu kadar çok uyan bir projenin de bu şekilde sonuçlanması benim için mükemmel, bunun ayrıca İzmir’de olması ve Türkiye’de yapılmış büyük ölçekte tek soyut anıt olması ise şimdi ve geleceğe dair de çok özel ümitler barındırıyor.
Pandemi süreci yaratıcılığınızı, tasarıma bakış açınızı nasıl etkiledi?
Özellikle karantina dönemlerinde çok daha düşünür oldum. Geçen Mayıs ayındaki "Beyaz" sergim ertelendi ve eylül ayında Gate 27’de açık alan sergisi şeklinde gerçekleştirdim. Bu da açık alanda sergilenen ilk kişisel sergi oldu. Orada bitkileri heykellerimin kaidesi gibi kullandım bu da bir ilkti. Ayrıca, İstanbul’da olan kamusal alandaki işlerimin ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Bunların altını çizmek için heykellerimi su ve sabunla temizledim. "Su, sabun ve ellerim" olarak mini belgeseller hazırladım. Yerlere fiziksel mesafemizi belirlememiz için çizgiler ve daireler çizildi bende kendi formlarımla geliştirdiğim projemi Sarıyer Belediyesi'ni sundum. Karşılıksız yürüttüğüm projeyi Haydar Ali Park’ında gerçekleştirdik. Atölyemde de daha çok bulunan nesnelerle heykel çalışmaları yaptım. Bu yüzden, pandemi süreci eski alışkanlıklarımızı değiştirmemize ve yenilikler katmamızda bir vesile olduğunu düşünüyorum.
BeyazYakında gerçekleşecek bir serginiz var mı?
İstanbul’daki "Beyaz" sergim önümüzdeki sene Ankara’da Siyah Beyaz Galeri'de olacak. Ayrıca, mayıs başında Comtemporary İstanbul’da Pgart Gallery ile beraber çalışmalarımı sergileyeceğim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
"Tasarımda Materyal" serimizin ikinci bülteniyle karşınızdayız!
08 Nis 2021

YAZARLAR

Sedef Şen
İç Mimar ve Tasarımcı
İLGİLİ OKUMALAR


