Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

İktidar, bu yasa teklifi ile, kendi çıkardığı kanunu 20 yıl boyunca uygulamayarak ürettiği sokak hayvanları sorununu çözmek için bütün sokakları hayvandan arındırmayı amaçladığını iddia ediyor. Bunun için hayvanları toplayıp bakım evlerine almayı ve sahiplenilmeyen hayvanları öldürmeyi öngören radikal bir düzenlemeyi dayatıyor.
Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

İktidar partisine mensup milletvekillerince 12 Temmuz 2024 tarihinde TBMM’ye sunulan Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, hayvanseverlerin, muhalefet partilerinin ve sivil toplum örgütlerinin yoğun tepkisine rağmen bazı değişikliklerle Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonunda kabul edildi. Teklifin TBMM Genel Kurulunda görüşülmesinin yeni yasama yılına kalacağı beklenirken, Cumhurbaşkanı Meclis tatile girmeden önce yasanın kabul edileceğini açıkladı. 

Kanun teklifinin gerekçesinde düzenlemenin amacının başıboş sokak köpeklerin doğurduğu sorunları çözmek olduğu ileri sürülüyor. Mevcut sorunun müsebbibinin ise 2004 yılında kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu olduğu ifade ediliyor. Gerekçede belirtildiğine göre “Yaşanan ve gelişen süreç içerisinde bu Kanım sahipsiz hayvanların rahat yaşamı ve can güvenliğini tam anlamıyla sağlayamadığı gibi insanların ve diğer canlıların yaşadıkları sorunları çözmekte de yetersiz kalmıştır.”[1] Sorunun kaynağı olarak, Kanunun öngördüğü tedbirleri almayan ve 20 yıldır iktidarda olan merkezi ve yerel yönetimlerin değil de bizzat Kanunun görülmesi, iktidarın zihniyetini ortaya koyması açısından önemli. 

Teklifin gerekçesinde 4 milyon sokak köpeğinin bulunduğu tahmin edilirken, mevcut barınak kapasitesinin ise 105 bin hayvan kapasiteli 322 adet hayvan bakımevi olduğu belirtiliyor. Tarım Bakanlığı verilerine dayanarak, son 20 yılda ancak 2.5 milyon köpeğin kısırlaştırıldığı aktarılan gerekçede, hayvan nüfusunun yüksek olduğu ülkelerde kısırlaştırma yönteminin çözüm olmadığı vurgulanıyor. 5199 sayılı yasanın kabul ettiği yakala-kısırlaştır-sal yönteminin ne ölçüde uygulandığına bakılmaksızın bu yöntemin başarısız olduğu belirtilerek çözümün “itlaf yöntemi” olduğu savunuluyor.

Yeni düzenlemenin getirdiği çözüm önerisinin, “yakala-rehabilite et- barınakta tut- sahiplendir- (belli bir sürede sahiplenilmezse) ötenazi uygula” formülü olduğu görülüyor.  Mevcut Kanunda yer alan “öldürme” terimleri, “ötenazi” terimiyle değiştiriliyor. Ancak bu değişikliğin uygulanacak eylemi daha masum hale getirmediği açık.  Gelen yoğun tepkiler sonucu Komisyon görüşmelerinde formülün son ayağının belli ölçüde revize edildiği anlaşılıyor. Yani belli bir sürede sahiplenilmeyen bütün hayvanların değil, belli koşulları taşıyan, yani bulaşıcı hastalık taşıyan, insan ve hayvan sağlığı için tehlike oluşturan, tedavi edilemeyen ve sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara veteriner hekim kontrolünde “ötenazi” uygulanması öngörülüyor. Ancak teklifte cevabı verilmeyen bir temel soru bulunuyor: “Mevcut 105 bin hayvan kapasiteli 322 barınakta 4 milyon hayvan nasıl tutulacak?” Yerel yönetimlere barınak kapasitesini artırmak ve yeterli hale getirmek için 2028 yılı sonuna kadar bir geçiş süresi öngörülmüş, ancak bu süre boyunca mevcutta bulunduğu iddia edilen 4 milyon hayvana nerede ve nasıl bakılacağına ilişkin bir çözüm teklifte yer almıyor.

Teklifte öngörülen yeni yöntemin uygulanması bazı cezai yaptırımlarla destekleniyor. Öncelikle yerel yönetimler adına toplanan hayvanların bakımevi dışında bir yere bırakılması ve bakımevindeki hayvanların dışarı bırakılması kabahat haline getiriliyor. Belediyelere bütçelerinin belli bir oranını bakımevleri için ayırma yükümlülüğü getiriliyor ve bu kurala uymayanlar için yaptırım öngörülüyor. Sahipli hayvanların kaydedilmesi zorunluluğu getiriliyor ve bu hayvanları sokağa bırakanlar hakkında da yaptırım öngörülüyor. Ancak hayvan ithalatı, üretimi ve satılması konusunda bir yasak ve yaptırım bu teklifte yer almıyor.

İktidar, bu yasa teklifi ile, kendi çıkardığı kanunu 20 yıl boyunca uygulamayarak ürettiği sokak hayvanları sorununu çözmek için bütün sokakları hayvandan arındırmayı amaçladığını iddia ediyor. Bunun için hayvanları toplayıp bakım evlerine almayı ve sahiplenilmeyen hayvanları öldürmeyi öngören radikal bir düzenlemeyi dayatıyor. Alternatif hiçbir çözüm önerisini dinlemeye yanaşmıyor. Teklife eleştiri getirenleri, sanki sokakların çeteleşen köpeklere bırakılmasını savunuyorlarmış ve köpeklerce zarar verilen insanları ve hayvanları dikkate almıyorlarmış gibi itham ediyor. Oysa herkes sorunun farkında, ancak çözüm önerileri farklı. Daha insancıl alternatif çözümler öneriliyor.

İktidarın bu katı tutumunun, samimi bir şekilde sokak hayvanları sorununu çözme saikine dayandığına inanmak zor görünüyor. Bu tutumu daha ziyade, 31 Aralık 2024 seçim sonuçlarından memnun olmayan ve yerel yönetimlerin çok önemli bir kısmını kaybeden bir partinin, seçimi kazanan muhalefet partili belediyeleri mali ve hukuki yönden sıkıştırma, vatandaş ile belediyeleri karşı karşıya getirme taktiği olarak görmek daha makul görünüyor. Ancak hiçbir siyasi taktiğin, 4 milyon masum cana kıymayı meşru hale getiremeyeceğini akılda tutmak gerekir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

Erdoğan CHP’li Belediyelere Yeni Bir Cephe Açtı: SGK Borçları, Dövize Kamu Müdahalesi ve Sonuçları, Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

29 Tem 2024

Hayvanları Koruma Kanunu Değişikliği ile Ne Amaçlanıyor?

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban

Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR