
Gün geçmiyor ki, güzel ülkemiz bir başka uluslararası krizin kahramanı olmasın ve bizler bu krizler nedeniyle her yeni güne yeni bir terim, kavram öğrenerek başlamayalım. Son olarak, Osman Kavala’nın yargılama olmaksızın tutukluluk halinin devamını eleştiren 10 büyükelçinin açıklamaları nedeniyle "istenmeyen kişi" anlamına gelen “persona non grata" terimini öğrenmiş olduk. Buradan hareketle gelin, bilmemizde fayda olan, bazen sürekli kullanmamıza rağmen etimolojisini ıskaladığımız birkaç Latince terime göz atalım.
- Casus belli: Bir önceki sayımızda Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarma girişimi ihtimalinin Türkiye için savaş nedeni, yani “casus belli” olduğunu yazmıştım. Bu aralar bu kelime de “persona non grata” gibi epey popüler ve önümüze çıkmaya devam edecek gibi. Yazılışı Türkçe gibi duran bu terim aslında “case" (durum) kelimesinin Latincesi casus ile savaş anlamına gelen bir başka Latince kelime “bellum”dan türemiş.
- Status quo: 1962 yılında kurulan, “In the Army Now” eseriyle gönlümüze kazınan, uzun yıllar önce ülkemizi de ziyaret eden (bu fakirin de dünya gözüyle izlediği) ve grubun beyinlerinden birisini geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz efsane müzik grubu. Tabii bu kadarla sınırlı değil.☺ Güzel dilimize “statüko” olarak başarılı bir biçimde aktarılmıştır. Bir durumun devamı, statünün sürdürülmesi anlamına gelir. “Status quo ante” ise bir önceki var olan durum anlamında kullanılır.
- Circa: Belki bu haliyle hiç karşınıza çıkmayacak ama siz onu bazı yıllardan önce “c.” şeklinde yazılmış haliyle gördünüz veya göreceksiniz. Circa, yaklaşık demek. Örneğin bir kişinin doğum tarihi sahih kaynaklardan doğrulatılamıyorsa, şu şekilde yazılır: c.1462. Aynı kişinin ölüm tarihi de kesinlik arz etmiyorsa, o zaman yazılış şu şekilde olur: c.1462-c.1510.
- Quo vadis: Özetle “hemşerim yolculuk nereye,” “bu gidişin sonu nereye varacak” diyebileceğimiz Latince soru cümlesi. Günlük kullanımda “Allah sonumuzu hayretsin” tadında kinayeli kullanımları sıkça karşımıza çıkar.
- Sui generis: Yani “nevi şahsına münhasır.” Kendine özgü bir durumu tarif etmek için kullanılır. Dolayısıyla durum aslında “biricik”tir. Bu vakaya özgü bir durumdur. Bu açıdan da geneli bağlamaz.
- CV: İş yerlerine gönderdiğiniz özgeçmişinizden bahsettiğim için, özellikle kelimenin kısaltmasını kullandım. CV’nin açılımının curriculum vitae olduğunu biliyorsunuzdur. Fakat kelimenin “yaşam yolu/döngüsü” anlamına geldiğini şimdiye dek duymamış olabilirsiniz. Fazla bilgi göz çıkarmaz. ☺
- Homo homini lupus: Homo’yu homo sapiens’ten çıkarmışsınızdır. İnsan anlamını gelen bu kelimenin çekilmiş hali ise homini. Lupus ise kurt anlamına geliyor. Yani, “insan insanın kurdudur.” Bu aralar akıldan çıkarmamakta fayda var.
- Habemus papam: İngilizcesi “we have a pope” olan, yani “Bir papamız var” anlamına gelen cümle. Tahmin ettiğiniz üzere, mevcut Papa’nın ölümü ve nadiren de olsa görevi bırakması gibi durumlarda, Vatikan’da kardinaller toplanır, kapılar kilitlenir ve yeni bir Papa seçilene kadar hiçbir kardinal seçimin yapıldığı odayı terk etmez. Ne zaman ki, bir isim üzerinde uzlaşma sağlanır, Vatikan’ın bacasından her başarısız oylamada çıkan siyah dumanın aksine bu kez beyaz bir duman tütmeye başlar ve müjde verilir: “Habemus papam!”
- In vino veritas: Bunu sadece sevdiğim için koyma ihtiyacı hissettim. Veritas gerçek demek. Vino ise Türkçe hariç hemen her dilde olduğu üzere şarap (kelime Türkçeye Arapçadan geçtiği için bizde Latincesiyle herhangi bir benzerlik bulunmaz). In vino veritas ise “şarapta gerçek vardır/gizlidir” anlamında kullanılır. Yani şarabı içen kişi açılır ve tabiri caizse sökülür, gizlisi saklısı kalmaksızın anlatmaya başlar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Bu sayıda Roma Cumhuriyeti'nin yıkışının bugüne dair düşündürdüklerini, salgına çare olabilecek yeni ilacı, hipersonik füzeleri ve aşina olduğumuz Latince terimleri ele aldık.
30 Eki 2021

YAZARLAR

Eray Özer
Yeni Haller Podcast & OnYirmiOtuz
İLGİLİ OKUMALAR


