Hulusi Bey’e ne oldu?

Memuriyetten işsizliğe, mucit girişimciden meyhaneciliğe...

Otomatik meyhaneden bugüne kalan birkaç fotoğraftan biri

Sıradan bir yaşam süren, mesai dolduran Hulusi Bey’in hayatı memuriyetten kovulması ile değişecekti. Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nın kurulmasından sonra birçok memur gibi işsiz kalan Hulusi Bey, biriktirdiği az biraz parayla otomatik rakı doldurma makinasını icat eder ve adına Kamara dediği küçücük bir mekan açar. İçeride sadece sekiz taburenin bulunduğu, koltuk meyhanesi olarak da ifade edilen Kamara, İstiklal Caddesi üzerinde, Tokatlıyan Oteli’nin karşısındaki Alyon Sokak'ta bulunuyordu. Dönemin meyhanelerinden farklı olarak ön tarafı tamamen camdı. Büyük ihtimal Hulusi Bey, bunu bile bile seçmişti. İçeride otomatik rakı doldurma makinasında içkilerini tazeleyen akşamcıları sokaktan geçenlere sahnelemek istiyordu. Çünkü bu garsonsuz meyhanenin ilgi çekeceğini biliyordu. 

Otomatiği deneyimlemek

Bir süre içerisinde “dün akşam otomatikteydik,” “hadi otomatiğe gidelim,” “otomatiğe hiç gittin mi?” gibi tarihin herhangi bir zaman dilimde ve dünyanın başka bir yerinde anlamsız olabilecek cümleler duyulur olmuştu. Bir haftalığına İstanbul’a gelen uzak akrabalara kadar herkes “otomatiği deneyimlemek” istiyordu. Hem orijinal bir fikir olması hem de içkisini doldururken bir makina kullanma hissi herkese keyif veriyordu.  

Yazar çizer kesimi de burada takılır olmuştu. Edebiyat camiasındaki son dedikodular, köşe yazarları arasında kişisel çatışmalar “otomatik”ten takip ediliyordu

Otomatik para basıyor

Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nın kurulması Hulusi Bey’in işinden ederek otomatik meyhaneye yol verirken içki fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Ancak bu durum Hulusi Bey için bir avantaja dönüştü. Garsonsuz mekanın giderleri daha azdı ve rakip meyhanelerden çok daha ucuza içki vermeye başlamıştı. Mekanda bir kadeh rakı 10 kuruş; şiş kebap 5, döner kebap 7.5 kuruştu. Yemek siparişi vermek isteyen taburesinden kalkıp tezgaha gidip siparişini veriyor, tabağı çıkınca gidip alıyordu. 

Rakı doldurma makinasındaki şişeler boşalıyor, sayaç tık tık yükseliyordu. Makinanın çalışma düzeneği çok basit. Rakı şişesi bir boruyla musluğa bağlı. Düğmeye her basıldığında, bardağa bir kadeh rakı dökülüyor, sayaç bir sayı artıyor; en eksik ne fazla… Birileri gelip gidiyor, makinanın üzerindeki tabela da “Buyurunuz efendim”den “Meşgulüm efendim”e değişiyordu. 

Hulusi Bey’in planları makinası gibi tıkır tıkır işliyor

Memuriyetinden dolayı yasal düzenlemeleri yakından takip eden Hulusi Bey, neyin nasıl yapılacağını da gayet iyi biliyordu. Mekanını açmadan önce İnhisarlar Müdürlüğü'ne başvurmuş, makinanın patentini almıştı. Bu makinayı ya da bir benzerini üretmek, rakip bir dükkan açmak yasal olarak mümkün değildi. Üstelik Hulusi Bey, kontrolün kendisinde olması koşuluyla otomatik meyhaneden şehrin birkaç noktasına açmak için başvurmuş, kabul edilmesini bekliyordu. Parayı alan bir cihaz için de çalışmalara başlamıştı. 

Dükkanın ön yüzünün camekan olmasıyla merakı arttırmış, fiyatları düşürmüş, garsonu kaldırarak giderleri azaltmış, içkileri gazetecilere ücretsiz vererek bedava reklam yaptırıyordu. Bir de başvurusu kabul edilir, meyhaneler açmaya başlarsa belki de İstanbul tarihindeki ilk meyhaneler zincirini kuracaktı. Kendi kendine çalışan meyhaneler zinciri… 

“Makinanın hilesi bulundu!”

Mekanı açmasından yaklaşık 5 ay sonra, 22 Kasım 1932’de Akşam gazetesine yansıyan bir haber, makinanın hilesinin bulunduğunu yazıyordu. Hilesinin bulunması bir yana, bu durumun gazetede yayımlanması hiç iyi değildi. Habere göre düğmeye hafif hafif basınca kadeh azar azar doluyor ama, sayaç çalışmıyordu. Rakı şişeleri boşalırken sayaçlardaki sayılar eskisi gibi artmıyordu. Belli olmasın diye hakikaten de bir iki kez düğmeye basılıyordu. Gazete açık bir dille makinanın hilesini yazmıştı.  

Hulusi Bey’in zengin olma hayallerine büyük darbe! Bu haberden sonra eski gazetelerin sayfalarında bir iki kez daha otomatik meyhaneden bahsediliyor. Hulusi Bey ile ilgili kayıtlar 3 Mart 1933’te son buluyor…    

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Otomatik Meyhane #18

Prag'da ve dünyada garsonsuz birahaneler, otomatik meyhane, çırçır suyu, haydar haydar, rakı muslukları, mucit girişimci hulusi bey...

15 Şub 2022

Balat, meyhane, 1931

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin

https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR