İçinde her şey var: Varyete

1930’larda varyeteler İstanbul’un eğlence hayatının en önemli parçalarından biriydi. Fransızca “çeşitleme, çeşitli parçalardan oluşan müzikli gösteri” sözcüğünden alıntı olan varyete tarzındaki eğlencede deli dolu, uçuk kaçık bir rekabet söz konusuydu.

İstanbul merkezli, üç dilde yayın yapan Reflector dergisinin varyete sanatını sembollerle anlattığı kapağı. Varyete'nin içerik potansiyeli buradan tahmin edilebilir.
Dönemin varyete sanatçıları, Müslüman olmayan Türkiyeli ve Türkiyeli olmayan kişilerden oluşuyordu. Mesela, 1930'da Şehzadebaşı’nda üç gün sürecek gösteriler için verilen ilanda adı geçen Mezeya, Komenya, Valley ve Klarton Maymun Cambazları gibi gruplar, özellikle Şeker Bayramı için yurt dışından getirilmişti.
Fotoğraftaki Mezeya (Mezey Revü) isimli grup ilana göre, kübik dekorların arasında şarkı söyleyip dans ediyor. İlandaki diğer gösterilere göre, "ölüm cambazı" denen erkek sekiz metrelik kule üstünde tek bacaklı bir sandalyede oturuyor ve sonra bir bisiklet ile "akla hayret verecek" hünerler gösteriyor.
Bu gösterilerden bir iki yıl geriye sardığımızda tiyatro ve sinema oyuncusu Vasfi Rıza'nın 28 Kasım 1929 tarihli "Ne istiyoruz?" başlıklı yazısına denk geliyoruz. Yazıda Yunanistan ile yerli sahne sanatları karşılaştırılıyor. Yunanların her sene varyete eğitimi için Avrupa'ya sanatçı yolladığını ama Türkiye'nin bunu beceremediğini vurgulayan yazı "Askerlikte, siyasette önümüze oturtup ders verdiğimiz bir milletin sanatta bize örnek olması biraz acı ama, ne yapalım ki hakikat..." sözleriyle son buluyor.
Varyetede en çok ismi duyulan ülkeler Almanya, Avusturya ve Macaristan. Türkiye'ye de en çok bu ülkelerden sanatçılar geliyor. Vasfi Rıza'nın eleştirileri, Türkiyeli sanatçıları bu ülkelere gönderip eğitim alması yönünde. Ancak hikâye böyle devam etmeyecekti. Birkaç yıl sonra çıkacak kanun ile birlikte çoğu Rum birçok varyete sanatçısı Türkiye’yi terk etmek durumunda kalacak ve Türk varyete sanatçıları el yordamıyla bu sanatı öğrenmeye çalışacaktı.

Paul Grunwaldt’ın Varyete isimli tablosu (1925, Berlin)
Türk varyeteçi aranıyor
22 Haziran 1934 tarihli Akşam gazetesinde yayımlanan bir haberin başlığı ve spotunun taşıdığı bilgiler önemli: "Varyete artistliği mühim bir sanat oluyor. Barlar ve kabareler Türk artist aramaya başladılar." Evet, eğlence hayatı varyeteye doğru kaydıkça Türkiye’deki sahne sanatçılarının da kariyerleri varyeteye doğru şekilleniyor. Bunun bir diğer sebebi de yakın tarihlerde çıkan “Küçük sanatlar kanunu” sebebiyle Müslüman olmayan birçok artistin ülkeyi terk etmesi. Sonuç olarak halk aynı eğlenceleri talep ediyor ve artistler varyete eğlencelerine doğru kaymaya başlıyor.
Bu habere göre İstanbul'da varyete gösterileri sergileyen 11 tane kabare ve bar bulunuyor. Varyete gösterilerinin sürekli değişmesi gerekiyor. Asıl mesele izleyiciyi heyecanlandırmak. İzleyici bir gördüğünü bir daha görmek istemiyor. Hep yenisini ve daha fazlasını istiyor.
11 tane varyete gösteri merkezi az gelebilir. Ancak gösterilerin sürekli değişecek olması ve her gösteriye birçok sanatçının eşlik edecek olması sebebiyle geniş bir kesimi istihdam edeceği kesin.

Varyete gösterisi, 1920'ler, Tepebaşı (kesin değil)
Yerli varyetede "tuhaf" gösteri isimleri
Varyetede Türk artistlere dönüş bazı gösterilerin isimlerinde de ortaya çıkıyor. Mesela, "Karaköy ile Eminönü arasında liman şirketi müdürü Hamdi Bey'in tüneli" bu isimlerden biri. Mukavvadan yapılmış büyükçe bir tünelin içinde artistler, gösterilerini sergileyecekler. Kurgu şu şekilde: Borunun içinde mukavvadan küçük araba ve küçük trenler işleyecek. Bu araçları kullananlar mayolu kızlar olacak. Sonunda boru ortadan çatlayacak, sahnede bir telaş baş gösterecektir. Hayal gücü işte, Türk veryetesinin emekleme adımları… Tünelin yıkılması ile birlikte “Ah Hamdi Bey, Ah Hamdi Bey” şarkısı söylenecek ve dans gösterileri başlayacak.
İsimlerde ve oyunlarda genel olarak İstanbul hayatını teatral, danslı ve dikkat çekici bir şekilde yansıtmak planlanıyor. O dönem ortaya çıkan yerli varyetelerden isim örnekleri:
Kayınvalide... gürültü yasak
Eşek sırtında büyük tur
Dolmuşa bir
Leke sabunlarım var
Geliyor şanlı Zaro
Yerli varyeteler, eskiyi aratmamak için büyük çaba içinde. Mesela, varyete dünyasında kendisini göstermeye çalışan bir dans öğretmeni, Beykoz ve Paşabahçe’de yılan aramaya başlamış. Yılan bulunacak, yakalanacak, dişleri çıkarılacak sonra yine mayolu kadınlarla dans gösterisinde kullanılacak.
Gazete habere şunu not düşüyor: "Yakında İstanbul'da bu işin mühim bir sanat olacağı zannedilmektedir." İhtimal böyle de gerçekleşti. Kimi haberlerde yerli varyetelerin çok ilgili topladığı “sahneye para atıldığını” veya “Bis bis” diye bağıranların olduğu yazıyor.

Bir varyete gösterisi: "Unutma beni" filminde güzel sesiyle öne çıkan Tenor Benjamino Gigli ile dünyaca ünlü palyaço Grokun keman çalarken… “Mümkün değil, ama mümkün…” gösterisinden bir sahne.
Varyetenin zorluğu
Varyetede yeni numaralar bulmak oldukça zor. 2 Mayıs 1936 tarihli Kurun gazetesinde yer alan haber bu konuyu detaylı olarak ele almış. Haber şöyle başlıyor: "Varyete numaralarının akla gelmedik bir şekilde ortaya konması öteden beri bu işlerle meşgul olanları uğraştırır, kendilerini yorar, hatta bunaltır.”
Varyetede şaşırtmak önemli. Birçok kez varyete artistlerinin emekleri boşa gider. Bu sebeple gösterinin tasarlanması kadar kimin sahneleyeceği de önemlidir. Kimi zaman varyete artistleri aralarında gösteri takas ederler. Bazı numaralar çok geniş sahneler ister. Bazı fikirler sahneye sığmaz, dar gelir.

Tüm bu gösterilerin içine dans ve müzik de eklenmeli, korolar şarkı söylemeli; sahneden kalabalık seyircinin dikkatini üzerinde tutabilmek için her şeyi yapmalı.
Varyete sonraları şekil değiştirerek kabareye yöneliyor. Türkiye'deki en iyi örneklerinden birinin, Devekuşu Kabare olduğunu söyleyebiliriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
varyete, bis, ibret, Reflector dergisi, Vasfi Rıza, Nuh'un Şakası
17 Oca 2023

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR



