Fotoğrafçı Igor Vitomirov röportajı

Igor Vitomirov Sırbistan doğumlu bir fotoğrafçı. 20 yaşında İsveç’e yerleşen Vitomirov, sanat ve tasarım alanındaki eğitimini bitirdikten sonra fotoğrafçılık alanında çalışmaya başlamış. Sanatçının çalışmaları huzur ve heyecan içeriyor.
Fotoğraf çekmeye ne zaman başladın ve bu ne zaman senin için profesyonel bir iş halini aldı?
Hep sanata ilgi duydum ama çizim ya da başka bir sanat dalı için ne isteğim ne de yeteneğim vardı. Eski bir fotoğrafçı arkadaşım tarafından 20-25 yıl önce fotoğrafçılıkla tanıştırıldım. Başlangıçta teknik ekipmanları öğrendim ve kamera ile yapılabilecek tüm hataları yaptım. Dijital kamera olmadığı zamanlarda film kullanırdık. Ucuz 35 mm siyah beyaz film. Bir süre sonra insanları ve konserleri fotoğraflamaya başladım ve insanlar fotoğraflarımı sevmeye başladı. Bu işi başka bir seviyeye getirmenin zamanı geldiğini düşündüm.
Seni en çok ne heyecanlandırır?
Soyut sanatı her zaman sevmişimdir, doğaya karşı bir sevgi de beslemeye başladım, yani ikisinden de biraz. Doğa ve soyutlama benim boya fırçam diyebilirim. Bu iki tarzı duygularımı ve kişiliğimi fotoğraflara aktarmada en kolay iki tarz olarak görüyorum. Heyecan verici... İnsanları fotoğraflamak her zaman en zorudur. Kişiliklerini ve hislerini bir fotoğrafta yakalamak ve yeni bir şehirde seyahat etmek, şehrin atmosferini ve sokaktaki insanları, tarzlarını ve yüzlerini fotoğraflamak benim için heyecan verici. 
Çalışmalarından yola çıkarak sormak istiyorum: Minimal bir tarza sahip gibisin?
Haklısın. Her zaman azlığı sevmişimdir. Bolluktan çok minimalizm… Objeleri ve renkleri minimum değerlerde tutmayı ve yine heyecanı ve duygusallığı korumayı seviyorum. Sanata ve hayata da Budist yoldan bakıyor gibiyim. Ama bazen bazı sorunlar çıkabiliyor, renk patlaması ya da gereksiz öğeler. Hayat ve sanat mükemmel değildir. Bunu kabul ettiğinde, doğru yoldasın demektir.
Fotoğrafın dışında ilgilendiğin başka bir konu var mı? Bunun dışında neler yapıyorsun?
Bir hobinin mesleğe dönüşmesi çok tuhaf. Yani hobi nedir ki o zaman? Fotoğrafçılık bilinç gerektiren bir felsefedir ve bu zaman alır. Yani fotoğraf hem benim işim hem de hobim. Ama tabii ki başka şeyler de var. Uzun plak kayıtlarından zevk alıyorum ve bir kaç jazz kaydı topluyorum. İyi müzikten zevk almayı seviyorum :) Yugoslavya’da Joy Division ve korsan bayrağıyla büyüdüm. Şimdi genelde jazz ve elektronik dinliyorum. Tarkowsky, Jim Jarmusch izlerim. Her yıl bir sürü kitap okurum, en son okuduğum kitap George Orwell’den Paris ve Londra’da Beş Parasız.
Olaydan çok durum fotoğrafları çekiyorsun, yanılıyor muyum?
Doğru. Bir şeylerle etkileşime girmeden önce onları gözlemlemeyi ve hissetmeyi daha çok seviyorum. Bunu doğadan öğrendim. Orman ilk bakışta gayet sessizdir ama oturup onu gözlemleyip hissetmeye başladığında hayatla doludur. Bu deneyimi şehirlerde de uyguluyorum ve aynı sonucu alıyorum.
Yeni fikirler var mı?
Şu anda tam olarak berrak olmayan bir sürü yeni fikir var. Sergiler planlıyorum. Belki bir ara manzara çekimi için Norveç ya da İzlanda’yı ziyaret ederim. Deniz kıyısı seyahati planım da var.
Sanatçının çalışmalarına buradan erişebilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Page
Page, tasarım ve kültür ortaklığından beslenen, toplumsal yapıyı sanat pratikleriyle eleştiren ve aktarmaya çalışan bir yayın olma hedefinde...
İLGİLİ OKUMALAR



