İklim adaleti = Eğitimde adalet?

Bu kadar fazla eğitimin öneminden bahsettikten sonra eğitimde fırsat eşitliğinden bahsetmeden bu postu kapatamazdık diye düşünüyorum. Ben böyle düşünmesem bile iklim krizi ile mücadelede ana teori ve talep haline gelmiş “iklim adaleti” başka türlü düşünmemize zaten engel oluyor gibi.
İklim adaleti = Eğitimde adalet?

Küresel Güney vs. Küresel Kuzey

İklim değişikliği hakkında konuşurken atmosferdeki sera gazı salınımlarından, yükselen deniz seviyesinden ve artan sıcaklıklardan bahsetmeyi seviyoruz. Dünyamız yok oluyor ve biz de - yani hepimiz - bundan etkileneceğiz. Ancak bu konuşmanın önemli bir parçası olan “insan” faktörünü, denklemin önemli bir ayağını atlıyoruz, daha doğrusu atlıyorduk! Denklemde “insan” faktörünü koyduğumuz yer iklim krizinin sebebi. Ama “insan” faktörünün önemli bir başka bir yerde daha geçiyor, iklim krizinin sonuçlarında; etkilenen olarak. 

“İklim adaleti”’nden bahsederken biraz da, denkleme koyduğumuz “insan” faktörünün - sebep olan ya da etkilenen - dünyanın her yerinde aynı “insan”ı ifade etmemesinden bahsediyoruz. Sadece coğrafi olarak da değil. İklim krizine ne kadar sebep olduğunuzu ve iklim krizinin sonuçlarından ne kadar etkileneceğinizi mensup olduğunuz sınıf, renk ve toplumsal cinsiyet kimliği belirliyor. 

İklim krizinin sonuçlarından hepimiz etkileneceğiz, bundan kaçış yok. Ne kadar etkileneceğimizi en başta, Küresel Kuzey ile Küresel Güney arasındaki o derin ayrım, sonrasında da mensup olduğunuz sınıf ve kimlik belirleyecek. 

Eğitim bu işin neresinde?

İklim krizine tarihsel olarak en çok sebep olan - sera gazı salınımları verilerine göre - ülkeleri belirten bir haritayla; iklim krizinin yarattığı seller, kuraklıklar, gıda sorunları ve yangınlardan en fazla etkilenen ülkelerin olduğu haritayı bir araya koyduğumuzda önümüze eksiksiz bir dünya haritası çıkıyor. Temel ve kaliteli eğitime erişimin haritanın hangi tarafında daha zorlu olacağını tahmin etmek zor değil. 

Eğitimde fırsat eşitsizliğini görmek için çok uzaklara da gitmeye gerek yok. İstanbul Politikalar Merkezi’nin Şubat 2020’de yayınladığı araştırmasında; aralarında ciddi sosyo-ekonomik farklılıkların bulunduğu bölgeler arasında -aslında batıdan doğuya doğru gittiğimizde- eğitimde fırsat eşitliğinde ciddi bir azalma gözlendiği saptanmış. 

Herkesin aynı eğitim imkanlarına erişemediği çok açık. Merhaba, adil olmayan bir dünyada yaşıyoruz. İklim adaletini sağlamak açısından peki eğitim adaletini sağlamak neden önemli? COP 26’da toplumsal cinsiyet eşitliği, özellikle kız çocuklarının eğitime erişiminin iklim kriziyle mücadelede ne kadar önemli olduğu üzerinde fazlaca duruldu. İklim adaleti gözlülüğü ile baktığımızda iklim krizinin etkilerine herkesin aynı şekilde maruz kalmadığını söylemiştik. Malala Fund, sadece 2021 yılında yaşanan iklim felaketleri yüzünden en az 4 milyon kız çocuğunun eğitimini tamamlayamadığını söylüyor. 2025 yılında iklim krizinin yol açtığı faktörler 12.5 milyon kız çocuğunun okuldan uzaklaşmasına sebep olacak gibi görünüyor. 

İklim krizi kız çocuklarını, özellikle küresel güneydeki kız çocuklarını ciddi şekilde etkiliyor. Bir yandan da iklim kriziyle mücadelede başarılı olmak istiyorsak, en çok ihtiyacı olanları eğitim imkanlarıyla buluşturmak gerekiyor. Küresel bir araştırma projesi olan Project Drawdown’un iklim krizinin çözümünde elektrikli arabalardan, terkedilmiş tarım arazilerinin restorasyonuna kadar sunduğu çözüm önerileri arasında eğitim için sunduğu öncelik  “kız çocuklarına eğitim imkanları sağlamak”. 

O yüzden mesele sanırım özel okullardaki doğa eğitimleri değil, ilk önce zaten temel ve kaliteli eğitimin dünyanın her yerindeki çocuklara ulaştırılması. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Eğitim gerçekten şart mı?

Bu soruyu sorduğumuzda cevap çok net: "Evet, şart". Peki nasıl olacak bu iş? "Bilemiyorum Altan..."

27 Oca 2022

Eğitim gerçekten şart mı?

YAZARLAR

Utku Güven

Co-host at Esmiyor.

İLGİLİ OKUMALAR