İklim Adaleti Nedir?

Haftanın haberinde ele aldığımız iklim davaları aslında çok daha geniş bir hareketin parçası diyebiliriz. İklim Adaleti, iklim krizinin ayrıcalık sahibi olmayan topluluklarda farklı sosyal, ekonomik ve sağlık etkileri olduğunun altını çizen bir terim diyebiliriz.
Bu yüzden iklim adaleti, Fransa’daki iklim davasında olduğu gibi, bu eşitsizliklerin direkt ele alınmasını ve uzun dönemli hafifletme ve uyum çözümleri sunulmasını hedefliyor.
Özellikle kadınlar, gençleri yerli halklar ve fakir toplumların iklim krizinden farklı etkileneceğini Birleşmiş Milletler de kabul etmekte. Hatta iklim krizinin etkilerini ilk hissedeceklerin onlar olduğunun da altı çizilmekte.
Fakir ve yerli halkların topraklarına kurulan fosil yakıtlı santraller ve fabrikalar, genç ve yaşlılarda daha ciddi şekilde görülen solunum ile ilgili hastalıklar, kuraklık yüzünden gıdaya ulaşım zorlukları ve adaletsizlikler sıkça gördüğümüz iklim adaletsizliklerinin bir kaçı.
Ama gelecekte de iklim göçmenlerinin yaşayacağı sorunlar, gençlerin ise daha yaşanabilir bir çevreye ulaşmaktaki imkansızlıklar bu hareketin belirleyici noktalarını oluşturmakta.

Bununla beraber karbon azaltımı, enerji dönüşümü ya da sellere karşı önlem almak gibi değişimler, düzgün bir şekilde dağıtılmaması bu eşitsizlikleri daha da büyütebilir.
Dağıtıcı Adelet ilkesi ile salım hakları ve azaltım yükümlülüklerinin devletlerin kırılganlık seviyelerine göre paylaştırılmasıda büyük bir önem taşıyor. “Kirleten öder” ilkesinden hareketle en fazla salıma sahip olan devlet, en büyük sorumluluğa sahiptir.
Endüstriyel ülkeler, geçmiş nesillerinin kalkınma mirasını devraldı ise ekolojiyi tahribattan doğan sorumluluklarını da aynı şekilde benimsemelidir. Kırılgan ülkelerin adaptasyon maliyetlerinin karşılanması, ekolojik borcun karşılanmasıdır.
Bu kararlarda ise tek bir sesin değil, etkilenen tüm tarafların temsili en önemli ilkelerden biridir. Böylelikle iklim krizine sebebiyet verenler ile etkilerini hissedenlerin ihtiyaçlarına göre verilecek kararlar daha sağlam bir taslağa oturtulur.
Şu anda özellikle sivil toplum kuruluşları bu toplulukları bir araya getirmek adına ve bazı durumlarda ise dava açılmasına yönelik adımların atılması için çalışmalar yapmaktalar.
Bu yüzden örgütlü toplumun önemi bir kez daha anlaşılmış durumda. Daha sosyal ve daha adil bir iklim ile dünya istiyorsak siz de kendinize yakın hissettiğiniz STK’lara bireysel destek için onlarla iletişime geçebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çevreci Geek bülteninde geçtiğimiz haftanın sürdürülebilirlik & çevre dostu haberlerine yer veriyoruz.
09 Şub 2021

YAZARLAR

Çevreci Geek
İklim haberleri üzerine yorumlar.
İLGİLİ OKUMALAR


