İklim Krizi Anlaşılmaz mı?

Okuması desen yani iyi kötü 10 dakika oturup okuyacaksın, pff. Öyle bir şey için baya randevuya hazırlanır gibi; ışığı biraz kısıp, güzel müzik açıp, telefonu ters çevirip, tüm dikkatimi yazıya vermem lazım.
Kimin öyle bir zamanı var değil mi?
Ama olay ciddi, koskoca Birleşmiş Milletler rapor hazırlamış, biliminsanları saatlerce emek vermiş ve diyor ki; tarımdan elde edilen biyoyakıt ile gıda üretimi bu şekilde gidemez, sürdürülebilir değil.
Önemli bir konu... Türkiye’de her 100 litre benzinin 3 litresi böyle tarım ürünlerinden elde ediliyor, bazı yerlerde bu 20 hatta 40 litre civarında.
İlk yazdığım yazılardan biri bu benim, şu an 7. yılım, bu konuda onlarca içerik hazırlamışımdır, ama bana versen ben de okumam hemen.
Çünkü, fast food culture haber içeriklerine de geleli çok oldu, Twitter neredeyse ana haber bülteni gibi davranıyor.
Hızlı istiyoruz her şeyi, hızlıca anlamak istiyoruz, onun da tadına biraz bakalım istiyoruz. Ama iklim krizi böyle bir şey değil...
Zooor, zor bir konu, bağlantılar, etkiler, grafikler, istatistikler, konuyu biraz bilmek gerekiyor. İklim krizi hakkında beğendiğiniz içerik üreticilere lütfen sarılın bir sonraki gördüğünüz de, gerçekten zor bir iş, o raporlar bazen okunmuyor cidden.
Çünkü bu bağlantıları anlatmak için kesinlikle bir sayfa yeterli değil. Anlaşılır mıyım korkusu eminim herkeste vardır, ama bu konu iklim krizi olunca çok daha büyüyor.
Ama yazdıkça biz de alışıyoruz, basitleştiriyoruz. Şimdi 700 kelimeyi geçen bir yazı yazarsam beynimde otomatik alarmlar çalıyor. Konuyu kısaca özetlemek yerine istatistik ve formüllere boğarsam, gözüm şöyle bir seğiriyor.
Açıkçası, anlaşılır mıyım korkusu artık konu ile de alakalı değil. Çünkü konu basit, al bak bir cümle: Atmosferde ısıyı tutan gazlar var ve bu gazları insanlar artırdığından dolayı dünyanın ısı dengesi bozuluyor.
Anlaşılmak şundan zor: Bu tek bir birey ile çözülecek bir şey değil. Normal bir bireyin aslında kullandığı bir ürünün içerisindeki maddenin geleceğini yok edeceği korkusunu yaşamaması gerek.
Biz bireyler olarak birleştik ve buna dur diyecek sistemini yaratmıştık zaten.
Seçimlerle, oy vererek, her 4 yıl bu sorumluluğu onlara veriyoruz.
Burada anlaşılmayan şey şu. E böyle bir şey var, neden hükümet bir şey yapmıyor?
Güzel bir soru ama şunu unutuyoruz: hükümet dediğimiz kamuya hizmet eden bir araç. Eğer kamu, yani biz bu sorunu çöz diye bastırmazsak, onlar da bu sorunu ciddiye almayacaktır.
4 yıl sonra seçilmek için en önemli konuları konuşup, diğerlerini kenara atan bir sistem maalesef bu.
Anlaşılmak bunun için önemli. Çözüm sorumluluğunu verdiğimiz hükümetlere, sorunun ve çözümün ne olduğunu bizim göstermemiz gerek.
Emin olun onlar da sorunun farkında, ama biz sorunun ciddiyetini tam iletemedik, hep aynı kişileri seçip, hep aynı ürünleri alıp duruyoruz.
Evet, sorun ciddi, çok saçaklı ve artık zaman da kalmadı. Soğan çorbası sipariş veren kişi garsona, ne oldu der gibi göz atıyor; 10 kasırga gözü, bir yaz yangını, 3 kuzey seli gücünde.
Ama çözümü de biliyoruz artık: hızlıca fosil yakıtlar gitmeli, verimli ve sağlıklı ürünler gelmeli, dönüşüm olacaksa adil olmalı.
Yani kısaca, yanlış bir domates alarak, birbirimize ve gezegene zarar vermeyi engelleyecek bir sistem getirelim.
Bunu anlamak çok mu zor?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
İklim krizine gıcık olanlar, merhaba yeniden! Bu postamızda sizinle beraber iklim iletişimi konuşacağız.
10 Şub 2022

YAZARLAR

Görkem Gömeç
Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkiler lisansından sonra, İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Kalkınma üzerine yüksek lisans yaptı. 7 yıllık içerik üretme deneyimini Çevreci Geek ve Yeşil Öneriler ile sürdürüyor.
İLGİLİ OKUMALAR


