
Kış spor oyunları içerisinde yarışılan birçok dal var. Kimisi kayakla kimisi patenle kimisi de kızakla kaymayı içeren pek çok spor dalı içerisinde bir grup spor iniş yapmak üzerine kurulu. Skeleton da bu sporlardan biri. Kızakla kaymaya ekipman ve amaç olarak benzese de tabii ki aynı değiller.
Skeleton, sporcuların yüksek bir noktadan yüz üstü uzandıkları kızaklarla iniş yaptıkları bir yarış sporu. Skeleton sporcuları metal raylar üzerinde inişi tamamlarken aynı zamanda daha kısa sürelerle sonuca gidip birbirlerine de üstünlük sağlamaya çalışıyorlar. Bunu yaparken de kızaklarını kontrol etmeye, hızlarını mümkün olduğu kadar yüksek tutmak amacıyla kızaklarına dokunmamaya gayret ediyorlar.
Saatteki hızları 130 km/h’e ulaşan günümüz skeleton sporcuları için sporun zeminini oluşturan ilk yarışlar 19. yüzyılda yapıldı. İsviçre’nin St. Moritz kentinde ilk ekipmanların yapılmasıyla başlanan süreçte St. Moritz’in iki kez ev sahipliği yaptığı olimpiyatlarda yarışılan bir dal oldu skeleton. Bu olimpiyatlardan ilki ise 1928 olimpiyatlarıydı.
1928 olimpiyatlarından sonra ise skeleton St. Moritz’deki bir başka olimpiyat olan 1948 olimpiyatına kadar yarışlarda yer almadı. Hatta 1948 sonrasında da 54 yıllık bir aranın ardından ancak yarışlara dahil olan skeleton, sonrasında ise bir daha olimpiyatlardan hiç eksik kalmadı.
İlk kez olimpik branş olduğu 1928 Kış Olimpiyatları skeleton için ilginç bir hikâye barındırıyordu. Connecticutlı Heaton ailesinin üç erkek çocuğundan ikisi skeletonda olimpiyat altını için mücadele etti. Jack, Jennison ve Trowbridge kardeşlerden ilk ikisi bu sporla ilgileniyordu ve Jack, genellikle ipi göğüsleyen taraf olurdu.
Olimpiyatlarda ise süreç farklı gelişti ve altın madalyanın sahibi Jennison Heaton oldu. Onu en yakından izleyen rakibi, gümüş madalyanın sahibi ise pek yabancı değildi kendisine. Jennison’ın kardeşi John Heaton olimpiyatı ikinci sırada bitirerek, iki kardeşin elde ettiği kırılması zor rekora her ne kadar şampiyonluk favorisi olsa da gümüş madalyayla katkıda bulundu. Üstelik bu sonuca yalnızca bir saniyelik farkla ulaştılar.
İlerleyen yıllarda da olimpiyatlarda başta skeleton olmak üzere üzere farklı branşlarda boy gösteren kardeşlerden özellikle Jack istikrarlı bir grafik çizdi. Skeletonla doğrudan ilgili olmasa da kendileri gibi kış sporlarıyla uğraşan kardeşleri Trowbridge ve anneleriyle 1930 yılında Heaton Gold Cup adında bir turnuva da düzenleyen Jack ve Jennison Heaton, hem bu turnuva hem de skeletonun gelişimine sağladıkları katkılarla skeletona öncülük ettiler.
Heaton kardeşler, skeleton sporu için başlangıç noktasının en önemli figürleri olarak karşımıza çıkıyor. İlginç hikayeleri ve arışın ilk kez düzenlendiği olimpiyatlarda ortaya koyduklarıyla skeleton tarihinde unutulmaz bir yere sahipler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




