"İlk turda İnce, ikinci turda Erdoğan"


Hedef 1 milyon mentorluk eşleşmesi: Milyon Kadına Mentor Programı Hedef 1 milyon mentorluk eşleşmesi Bu yıl, 1 milyon mentorluk eşleşmesi hedefiyle genç kızlara kariyer planlamasında destek olmak üzere yola çıkan Milyon Kadına Mentor Programı ikinci yılını kutluyor. Nedir? 15-25 yaş arasındaki genç kızları dijital platformda sektör liderleriyle buluşturan Milyon Kadına Mentor Programı , genç kızların kariyer hedeflerini destekleyen bir mentorluk hareketi. Neler oldu? İkinci yılında yaygınlaşarak daha fazla gence ulaşmayı amaçlayan ve kısa süre içerisinde 1000 mentora erişen program , hayata geçirdiği Milyon Kadına Mentor Lise Programı ’yla Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’ne bağlı okullarda eğitim gören 15-18 yaş arası kız öğrencileri fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarındaki kariyer yolları ve imkânları hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor. Neden önemli? Kadın ve erkeğin hayatın her alanında ve her sektörde eşit haklara sahip olduğu bir dünya hedefine doğru adımlar atan Milyon Kadına Mentor Programı, eğitimde ve iş hayatında fırsat eşitliğini destekliyor. 28 Nisan Cuma günü saat 12.00’de herkese açık olarak gerçekleşecek tanıtım toplantısına katılmak için buradan kaydolabilir, program hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
ORC Araştırma’nın yayımladığı son Cumhurbaşkanlığı seçimi anketine göre ilk turda Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu %49,3, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan %42,4, Memleket Partisi adayı Muharrem İnce %6,1 ve Ata İttifakı’nın adayı Sinan Oğan %2,2 oranında oy alıyor.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Kılıçdaroğlu’nun sadece %0,7 oy eksik alması sebebiyle seçim ikinci tura kalıyor. Muhalif kamuoyuna deyim yerindeyse saç baş yolduracak bu sonuç, iktidar değişimi olasılığını riske atıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tüm devlet imkanlarını da seferber ederek agresif bir kampanya yapması için iki hafta daha süre sağlıyor.
Bu ihtimale karşı Millet İttifakı bileşenleri sosyal medyada #ilkturdabitirelim etiketiyle paylaşımlar yapıyor. Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Kılıçdaroğlu dışındaki tüm adayların yüzünü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile değiştirdiği oy pusulası paylaşımı büyük ilgi görüyor.

Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı’ndaki diğer partilerin liderleri, İnce ile karşılıklı polemiğe girmeyerek ve hakkında saygılı konuşarak İnce’nin görünürlüğünü azaltıyor, ona istediğini vermiyor.
İnce ise muhalefete muhalefet etme üzerine kurulu agresif stratejisini ve ikinci tura kalacak adayın kendisi olacağı iddiasını sürdürüyor. Katıldığı programlarda bağırarak konuşuyor, kendisine soru soran vatandaşlara suçlayıcı cevaplar veriyor ya da ithamlarda bulunuyor, hırsına yenik düşüyor. Bunu yaparak hedeflediği geniş muhalif tabanın değişim umudunu baltalıyor, Kılıçdaroğlu hükümetinin popüler muhaliflerinden biri olma şansını kaçırıyor.
İnce ve Oğan seçmenlerinin farkı
Muharrem İnce’nin ne yaptığından bağımsız, seçmenlerin kazanamayacağı ve ikinci tura da kalamayacağı belli olan Muharrem İnce’ye oy vermesi, bir tür protesto niteliği taşıyor. Tıpkı Ata İttifakı’nın adayı Sinan Oğan’a verilecek oylar gibi. Ancak bu iki protesto şekli birbirinden ayrışıyor.
Ülkücü siyasetin temsilcisi Oğan, aldığı oyu HÜDA PAR veya Yeniden Refah’la ittifaktan, ekonomik durumdan rahatsız bazı MHP’lilerden veya HDP’nin aday çıkarmayarak Kılıçdaroğlu’nu desteklemesinden rahatsız bazı İYİ Partililerden alıyor. Oğan’a oy vermek milliyetçi bir itirazı, ideolojik bir duruşu temsil ediyor. Oğan da “Muhalefete muhalefet etmeyi doğru bulmadığını” söylüyor ve eleştirilerini çoğunlukla iktidara yöneltiyor.
İnce ise oylarının bir kısmını yeni seçmenlerden alırken hem AK Parti’den ve MHP’den hem de CHP ve İYİ Parti’den oy çekebiliyor. Araştırmacı Bekir Ağırdır, İnce’ye oyların “Türkiye’nin sorunlarının siyasetle çözüleceğine dair umudu olmayan, siyasi aktörlere tepkilerini göstermek isteyen, öfkeli, iktidar karşıtı ama muhalefeti de aynı kuralların temsilcisi olarak gören” vatandaşlardan geldiğini söylüyor. Destekçilerinin İnce’nin vaatleri ve programıyla ilgilenmediğini belirtiyor.
Zaten bugün Millet İttifakı’na ideolojik olarak karşı çıktığını söyleyen İnce’nin henüz 2018’de “Akşener ve Karamollaoğlu’na Cumhurbaşkanı Yardımcılığı önereceğini, kabinesinde HDP’lilerin de olacağını, tek adam rejimine son vermek için birleşilmesinin şart olduğunu” söylediği biliniyor. İnce ideolojik tutarlılığı değil, siyaset kurumuna tepkiyi temsil ediyor.
Kılıçdaroğlu'nun kaderi kendi elinde
Kamuoyu araştırmaları, ikinci tur olması halinde İnce seçmenlerinin çoğunluğu Kılıçdaroğlu’na oy verecek olsa da bir kısmının Erdoğan’a yöneleceğini, bir kısmının da sandığa gitmeyeceğini gösteriyor. Hatta ikinci turda Kılıçdaroğlu’na yöneleceğini söyleyen Oğan destekçilerinin oranı, İnce destekçilerinin oranını geçiyor. Seçim yaklaştıkça iktidar değişimi beklentisinin ve heyecanının İnce’ye olan desteği biraz daha azaltması bekleniyor.
Kılıçdaroğlu seçimi ilk turda kazanma şansını kendi elinde bulunduruyor. Seçime sayılı günler kala Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve İnce’nin saldırgan kampanyalarına rağmen İnce’ye yönelen gençleri heyecanlandıracak ve siyaset kurumuna güvenini kaybeden vatandaşların güvenini geri kazanacak hamleler yapabilirse -ve bu esnada kendi seçmen kitlesinden fire vermezse- bu ihtimal gerçek olabiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Zaman da matematik de Kılıçdaroğlu'nun yanında
26 Nis 2023

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




