İnadı duvara yazmak

Deprem bölgesinde eşi benzeri görülmemiş bir yıkımın ortasında, yalnız ve çaresiz kalmış insanlar neden duvarlara yazı yazdı?
İnadı duvara yazmak

6 Şubat - Türk Eğitim Vakfı
Türk Eğitim Vakfı ile birlikte

TEV'den Geri Döneceğiz Burs Fonu 56 yıldır eğitimde fırsat eşitliği için çalışan Türkiye’nin en köklü vakıflarından Türk Eğitim Vakfı (TEV) , Türkiye’yi sarsan deprem felaketinin ardından yaraları sarmak için çalışmalarını sürdürüyor. TEV eğitimlerini yarıda bırakma riskiyle karşı karşıya kalan afetten etkilenen öğrencilere dikkat çekmek amacıyla Geri Döneceğiz filmini yayınladı. Deprem bölgesinde, temel eğitim seviyesinde her 5 öğrenciden 1’inin afetten etkilendiğinin altını çizen TEV, Geri Döneceğiz Burs Fonu ile öğrencilerin ayrılmak durumunda kaldıkları yuvalarına daha güçlü bir şekilde geri dönebilmelerini hedefliyor. TEV’in Geri Döneceğiz Burs Fonu ’na destek olarak daha fazla öğrenciye ulaşılmasını sağlayabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

“Bir zamanlar canlı olan ölü çiçek, sözel metnin ruhsal simgesidir.”

Walter J. Ong

Deprem bölgesinde eşi benzeri görülmemiş bir yıkımın ortasında, yalnız ve çaresiz kalmış insanlar neden duvarlara yazı yazdı?

İnsanlığın duvarlara iz bırakmakla ilişkisinin kadim bir geçmişi var. Mağarada çizilen resimlerden tarihî nitelikteki kayıtlara ve politik ifadelere dek duvar, bir ifade aracı olarak insanlığın tarih boyunca başvurduğu bir araç oldu. Motivasyonlar, duvardaki izlerin biçimleri değişti ve yazı eski kudretini kaybetti ancak onun izleri varlığını korumaya devam ediyor. Yazı, muhtemelen en güçsüz olduğu zamanlarda bile bir şekilde kendini dayatmayı sürdürecek.

Her ne kadar sokaklarda, toplu yaşam alanlarında billboardlar, reklam panoları ve dijital ekranlar gibi yeni biçimler dört bir yanı kuşatsa ve hatta işgal etse de duvar yazısının barındırdığı sahiciliğinin yerine geçemiyor. Bu yazılar insanın sokakla, şehirle kurduğu organik ilişkinin bir yansıması olarak, sahici hikayelerin ve ifadelerin kayıt alanı olarak varlığını sürdürüyor. Sloganlar, aforizmalar ve hatta ilan-ı aşk gibi örnekleri hâlâ görüyoruz. Bazı örnekler toplumsal hafızanın o dönem için en güçlü temsillerini sunabiliyorlar. Bunlar kimi zaman bayağılaşabiliyor bazen rahatsız edici bile olabiliyor ama bir şekilde sokağın bir tarafında gözümüze çarpıyor.

Duvarlardaki izler ve ifadeler tarihin hareketine göre değişen, dönüşen formlarda karşımıza çıktı. Örneğin 20. yüzyılın duvarları hem Türkiye hem de dünya açısından politik mücadelelerin kayıt sahasıydı. Politik ifadeler duvarlar aracılığıyla gündelik hayata sızıyor ve dönemin ruhunu oldukça iyi yansıtan semboller hâline geliyordu. Sadece yazıyla kalmıyor duvarlar, graffiti gibi banliyölerde bir alt-kültür ürünü olarak beliren yeni sanat biçimlerini ortaya çıkarıyordu. Duvar bu anlamda hikaye anlatmak isteyenler için bir sığınak işlevi gördü, görmeye de devam ediyor. 

Henüz daha felaketin ağır gerçekliğiyle açık bir şekilde yüzleşmediğimiz dönemlerde deprem bölgesinde de duvar yazılarıyla karşılaştık. Yıkık dökük evlerin zar zor ayakta kalmış parçalarına yazılan bu ifadeler, deprem bölgesinde başka hikayelerin suretini gösteriyordu. Yıkımın ve çaresizliğin arasından sızan bu yazılar herkes için çarpıcı bir etkiye sahipti. İnsanlar şehirlerine sözler veriyor; isyanlarını, çaresizliklerini dile getiriyor ve bazen hikayelerini kısa ama etkili şekillerde aktarıyorlardı. Çoğu yerde sadece enkaza dair notlar bırakıyorlardı. 

Kolektif hafızanın ve mücadelenin kristalize olduğu kelimeler, önce şehre sonra oranın halkına verilen sözlerdi. Gitmek zorunda kalanlar, bir gün mutlaka döneceklerini, gitmeyenler ise şehirlerini asla terk etmeyeceklerini ilan etmek için duvarları kullanmıştı. Sesi kısılanlar, yalnız bırakılanlar ve her şeyini kaybedenler, yok olduğu söylenen şehirlerin hikayesinde ısrar etmek istiyordu. Dışarıdan bakanların göremeyeceği ve anlayamacağı kadar güçlü bir ısrar…

Depremin politikanın gürültülü dünyasının arasında kaybolduğu ve çeşitli dekorlarla saklandığı günümüzde, duvarlara yazılan yazıların ne kadar güçlü bir gerçekliğe sahip olduğunu anlıyoruz. Çok geçmeden politik iklim, toplumun başını başka yöne çeviriyor; vaatler sıralanıyor ve henüz enkaz altında insanlar varken törenler düzenleniyor. Hatta depremzedelere çeşitli “müjdeler” bile sıralanıyor. Ancak duvarlar konuşmaya devam ediyordu. Her şey konuşuldu derken bir duvarda “Eksik anlatmışlar, fazlasını yaşadık” yazıyordu. 

‘Bir gün batarsa güneş, yarın yeniden doğar’

Deprem bölgesinde duvara yazılanlar, bütün bir yıkıma ve kayba rağmen yaşamakta ve diretmekte ısrar etmenin de kayıtlarıydı. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı felaketin ardından, gerçekliğinin üstüne iz bırakmak, o şehrin adını ve hikayesini yeniden anlatmak, her şeyden önce bir sığınak işlevi gördü. Acının estetize edildiği, felaketin pazarlandığı yerde, dönüp şehirle konuşmayı tercih etmek sahici bir inadı da içeriyordu. Henüz kaybının yasını tutamadan mücadele etmek zorunda kalan insanlar, kendi hikayelerini şehrin duvarlarına işlemeye devam ettiler: “Bir gün batarsa güneş, yarın yeniden doğar.”

Aradan geçen bir yılda felaketin boyutu dışarıda kalanlar tarafından giderek unutulsa da deprem bölgesinde yıkımın izleri bütün ağırlığıyla sürüyor. İnsanlar bir zamanlar en az kendileri kadar canlı olan şehirlerini yeniden inşa etmek isterken bir taraftan da gündelik hayatlarında zorlu mücadeleler veriyorlar. Politik hesapların, utanç verici oy oranı suçlamalarının gölgesinde hayatlarını inşa ettikleri evlerinden, sokaklarından ve meydanlarından mahrumlar. 

Yaşananların klasik bir yıldönümü ile anılması, depremi yaşayanların gerçekliğini anlatmak için yeterli değil. Hâlâ hayatını kaybeden insanların sayısını tam olarak bilmiyoruz. Dolayısıyla 6 Şubat’ın hikayesi Türkiye için hesabı kapatılamamış, her şeyiyle yarım kalmış bir mesele olarak varlığını sürdürüyor. Ancak duvardaki yazılar her şeye rağmen inadın sürdüğünü gösteriyor. 

Bu açıdan duvarlara yazılan tek bir kelime dahi, seçim sandıklarından, koltuk hesaplarından ve oranlara indirgenmiş gerçeklikten çok daha sahici bir yere sahip. Dışarıdan verilmiş hiçbir vaat duvarlara yazılmış şu sözler kadar gerçeklikle temas kuramaz: “Umudunu yitirme, geri dönecez Hatay.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📮 Depremin üzerinden 1 yıl geçti

Tam 1 sene önce bugün, saat 04.17'de Türkiye acıyla sarsıldı. Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ili etkiledi. Resmî verilere göre 53 bin 537 kişinin hayatını kaybetti.

06 Şub 2024

Hatay'da duvar yazısı

YAZARLAR

Enes Köse

Aposto'da sorumlu editör.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta