Çin-İran anlaşması ve ABD

Çin ile İran'ın vardığı anlaşma uluslararası siyaset arenasında tartışmaları beraberinde getirdi.
Çin-İran anlaşması ve ABD

Tamadres 1 Nisan
Tamadres ile birlikte

Kitabın tamadres’inde bu ay: Çocuk Kitapları Şenliği

Pandemide sevdiğimiz kitabevlerinin rafları arasında kaybolmayı özlemiş olsak da kitap tutkumuzu e-ticaretin avantajlarıyla canlı tutmayı başardık. Öyle ki çevrimiçi kitap satışlarının neredeyse %100, çocuk kitap satışlarının da %200…

Daha fazlasını öğren →

Geçtiğimiz hafta İran ile Çin arasında geniş kapsamlı bir ticaret anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre Çin’in İran’da yapacağı 400 milyar dolarlık yatırıma karşılık İran 25 yıl boyunca Çin’e ucuz petrol sağlama sözü veriyor. Bu anlaşmanın Çin’in Orta Doğu üzerindeki etkisini artırması beklense de anlaşmanın uygulanabilirliği tartışmalı. ABD ve İran arasında İran’ın nükleer programıyla ilgili sorunlar bu anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Başkan Joe Biden’ın İran’a yaptığı 2015 Nükleer Anlaşması'na geri dönme çağrısı İran’ın "önce ABD ambargoyu kaldırsın" yanıtıyla karşılanmış, Çin de bu konuda İran’ı desteklemişti.

  • Anlaşmanın ayrıntıları ve tepkiler: 27 Mart'ta bir araya gelen İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, iki ülke arasındaki bağın kuvvetlenmesi ve ABD’nin hem Çin’e hem de İran’a uyguladığı yaptırımların son bulması gerektiği konusunda fikir birliği içinde olduklarını belirtti. İki ülke arasında yapılan anlaşmanın ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da geçtiğimiz yaz The New York Times tarafından edinilen 18 sayfalık taslak, anlaşma hakkında birçok önemli noktayı içinde barındırıyor. Taslağa göre Çin İran’da bankacılık, teknoloji, limanlar, demir yolları ve sağlık hizmetleri gibi birçok sektörde toplamda 400 milyar doları bulan yatırımlar yapmaya hazırlanıyor. Bu yatırımlar karşılığında ise İran Çin’e yüksek indirimle petrol satma sözü veriyor. Ayrıca anlaşma askerî ortaklıkları, Ar-Ge ortaklıklarını ve istihbarat konusunda yapılacak paylaşımların artırılmasını içeriyor. İran yönetimi bu anlaşmayı olumlu bir gelişme olarak görse de İran toplumu içinde bu anlaşmayla Çin’e çok fazla imtiyaz verildiği eleştirisini getiren kesimlerin oranı hiç de azımsanmayacak derecede. Anlaşmanın imzalanmasının ardından İran Meclisi'nin önü de dâhil olmak üzere ülkenin bazı yerlerinde protestolar düzenlendi. ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar sürdükçe Çin’in İran petrolleri üzerinde tekelleşmesi ihtimali ortaya çıkıyor.

  • Orta Doğu için önemi: Çin’in İran üzerinden Orta Doğu’da etkisini artırması hem diğer Orta Doğu ülkeleri tarafından hem de ABD tarafından dikkatle izleniyor. İki ülke arasında yapılan anlaşma İsrail açısından büyük önem arz ediyor. İsrail’de yatırımları bulunan ve iş yapan Çin merkezli şirketlerin İran’da da iş yapmaya başlayacak olması İsrail açısından bir güvenlik tehdidi olarak algılanıyor. Ayrıca Çin’in İsrail ve Filistin arasında ara buluculuk yapmak konusunda istekli olması İsrail’in yeni bir diplomasi üretmesini zorunlu kılıyor. Bölgede ABD ile beraber çalışmaya alışık olan İsrail, yeni aktörlerin bölgede etkinliğinin artmasına hazırlanıyor. Bu gelişme sadece İsrail’i değil, diğer bölge ülkelerini de yeni bir diplomasi dili oluşturmaya itiyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye gibi bölgesel aktörler ABD-Çin arasında yaşanan çekişme sebebiyle hassas bir denge politikası izlemek durumunda kalıyor.

  • ABD’nin tutumu: İki ülke arasında imzalanan anlaşma ABD tarafından da hassasiyetle takip ediliyor. İran’ın Çin ile olan ilişkisini ABD’ye karşı koz olarak kullanması ABD’nin ambargo konusundaki tutumunu henüz değiştirmiş görünmüyor. Ancak İran ve Çin arasında imzalanan anlaşma ABD açısından sadece ekonomik ya da bölgesel bir mücadelenin belirtisi değil. Bu anlaşma, Biden hükümetinin kurmak için mesai harcadığı uluslararası demokrasi koalisyonuna karşı Çin ve Rusya tarafından oluşturulmak istenen cephenin bir ticaret anlaşması şeklinde vücut bulması olarak görülüyor. ABD’nin Orta Doğu’da uzun zamandır sürdürdüğü savaşlar ABD için hem iç hem de dış politikada kronik bir sorun hâlini almışken İran ve Çin arasında yapılan bu anlaşma ABD’yi de daha yapıcı ve dengeli bir dış politika izlemeye itiyor. ABD toplumu; ABD’nin dış politikadaki odağının Orta Doğu değil, Çin olmasını talep ediyor. Ancak ABD’nin iç sorunları, Çin’in etrafında şekillenen cepheye karşı yaratılabilecek koalisyonu ve söylemi zora sokuyor. ABD, Çin’i Uygur Türkleri konusunda eleştirse de kendi içinde yaşadığı siyasi kutuplaşma ve demokratik gerileme, ABD’nin "özgür dünya" içindeki liderliğini tartışmalı bir hâle getiriyor. Kasımda yapılan seçimlerden sonra ABD’de Cumhuriyetçilerin kontrolündeki birçok eyalet oy vermeyi zorlaştırmak için sayısı üç yüze yaklaşan çeşitli yasa tekliflerini kanunlaştırma çabası içine girdi. Ayrıca dezenformasyon, ekonomik adaletsizlik gibi konularda büyük problemler yaşayan ABD’nin, kendi içindeki sorunları çözmeden Çin’e uluslararası arenada kafa tutması kolay görünmüyor.

  • ABD cephesinde ne olacak? ABD’nin iç sorunlarla da mücadele ediyor olması Çin’in ve İran’ın elini rahatlatıyor gibi görünse de İran’da önümüzdeki yaz gerçekleşecek olan genel seçimler de bölge siyaseti açısından önem taşıyor. Kimi ABD merkezli analistlere göre Çin’in İran ile yaptığı anlaşmanın devlet başkanlarınca değil dışişleri bakanlarınca imzalanmış olması Çin’in İran ile olan ilişkisine temkinli yaklaştığı izlenimini yaratıyor. Son olarak; ABD, Biden önderliğinde yaratmak istediği demokrasi koalisyonunu anti-demokratik rüzgârlara karşı mobilize etmek niyetinde ise iç sorunlarını hızlıca ve sürdürülebilir şekilde çözmek zorunda. ABD içinde de etkisini fazlasıyla gösteren anti-demokratik dalgalar, ABD’nin dünya demokrasilerinin önderliğini yapmak konusundaki samimiyetini sorgulatır durumda.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum
∙

BÜLTEN SAYISI

Myanmar'da kriz, İran-Çin anlaşması, Dink davası kararı

Bu hafta hikâyelerimizde Myanmar'daki giderek büyüyen insani krize, İran ile Çin'in vardığı anlaşmanın uluslararası ilişkilerdeki yerine ve Hrant Dink suikastı davasında çıkan kararlara odaklanıyoruz.

01 Nis 2021

Tamadres ile birlikte
Kapak görseli: Ece Tugay @eccetu

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR