

Eşsiz bir yaz tatili: Selectum Blu Cruises Her zaman en iyisini sunma ilkesinin peşinden giden Selectum Blu , her şey dâhil konseptini konforla birleştirerek her yaş grubuna hitap edebilecek çok sayıda aktivite seçeneğini bu yazı unutulmaz kılmak üzere bizlerin beğenisine sunuyor. Muhteşem doğasıyla büyüleyen Ege'ye ilk turlarını gerçekleştiren Selectum Blu Cruises , Selectum Hotels 'in büyülü atmosferini konforla buluşturuyor. Neler var? Selectum Blu’nun 382 kabinde 800'ün üzerinde yolcu kapasitesine sahip Blue Sapphire adlı gemisinde çeşitli restoranlar, SPA merkezi, fitness salonu, mağazalar, havuz, oyun salonu ve farklı etkinlikler için alanlar bulunuyor. Dahası: Bodrum kalkışlı; Mikonos, Santorini, Kos ve Rodos gibi en gözde Yunan Adalarını ziyaret eden turlarda Türk mutfağının eşsiz lezzetlerini tadabilir ve Ege'nin turkuaz koylarında yüzmenin keyfine varabilirsiniz. Turlar hakkında bilgi almak ve Selectum Blu farkıyla unutulmaz bir Yunan Adaları seyahatine çıkmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İsrail’de koalisyon hükümeti ortaklarından Başbakan Naftali Bennett ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid, 20 Haziran günü Meclisi feshederek erken seçime gitme kararı aldıklarını açıklamıştı. Erken seçim kararının bu hafta Meclis oturumlarında onaylanmasının ardından İsrail, 3 yıl içinde 5’inci kez genel seçime gitmeye hazırlanıyor. Koalisyon ortaklarının anlaşması sonucunda erken seçime kadar Dışişleri Bakanı Yair Lapid geçici olarak başbakanlık görevini üstlenecek.
İsrail'deki siyasi atmosferi, seçime dair öngörüleri ve Türkiye-İsrail ilişkilerini konunun uzmanlarından Karel Valansi ile konuştuk.
İsrail'de son 3 yılda 5. kez genel seçim düzenleniyor. Bunu bir siyasi istikrarsızlık olarak yorumlayabilir miyiz? Bu kadar sık genel seçim yapılmasının arkasındaki siyasi dinamikler nedir?
Bu sorunun cevabını İsrail’in seçim sisteminde bulabiliriz. İsrail parlamenter bir demokrasi ve oransal temsil sistemi geçerli. Yani çoğunluk partisi dışındaki partilere de aldıkları oy oranında mecliste temsil hakkı veren bir sistem var. Bu sayede partiler aldıkları oy oranında mecliste milletvekiline sahip olabiliyorlar. Ancaki İsrail’de hem çok sayıda farklı siyasi görüşe sahip parti var hem de %3,25 gibi düşük bir seçim barajına sahip. Bu durumda, çok partili koalisyonlar kaçınılmaz oluyor ve siyasi çıkarlar gözetildiği için bu durum koalisyonu daha hassas kılıyor. İsrail tarihinde bu nedenle hep koalisyon hükümetlerine rastlıyoruz. İsrail’in son 3 yılda 5 kez genel seçime gitmesi ve son yıllarda hiçbir hükümetin dönemini tamamlayamaması sistemin artık ihtiyaçlara cevap veremediğini gösteriyor.
Yapılacak genel seçimlerde eski Başbakan Netanyahu'nun tekrar seçilebileceği öngörülüyor. Sizce böyle bir ihtimal var mı?
Bu seçimler Netanyahu’nun geri dönmesi için bir şans yarattı. Yolsuzluk davalarıyla uğraşan Netanyahu için bu seçimi kazanmak çok önemli. Henüz sonucu öngörebilmek için çok erken ancak Yair Lapid ve Netanyahu arasında sürecek yarışta en azından şu an için her iki tarafın da eşit şansı olduğunu düşünüyorum. Netanyahu'nun güçlü bir sağ ve ultra-Ortodoks tabanı var. Lapid'in en büyük şansı ise Netanyahu'nun yeniden başa geçmesini istemeyenlerin desteğini alacak olması. Ayrıca daha önceki seçimlerde hep Netanyahu yönetimdeydi böylece hem devlet aygıtlarını kullanabiliyordu hem de seçim sürecindeki olumlu gelişmeleri kendi başarısı olarak sunabiliyordu. Mesela Netanyahu, Trump ile yakınlığını bir seçim kampanyasına çevirmiş ve kendisinin “başka bir ligde” yer alan bir lider olduğunu belirtmişti. Şimdi bu kozlar Lapid’in elinde olacak ve Biden’ın Orta Doğu gezisindeki bir durağı da İsrail olacak. Ancak, terör ve çatışma bu dengeleri değiştirebilir çünkü Netanyahu güvenlik konusunda Lapid’den çok daha tecrübeli bir isim. Bu durum kararsız seçmenlerin oylarını etkileyebilir. Son olarak, Netanyahu İsrail’in en uzun başbakanlık yapmış ismi. Bir siyasi sihirbaz olarak tanınıyor. İsrail yeniden masraflı bir seçime hazırlanırken, egoların çarpıştığı, her türlü vaadin verileceği bir kaosun da yeniden içine çekilecek.
Netanyahu'nun tekrar başbakan seçilmesi hâlinde İsrail, Filistin ve Türkiye için nasıl bir dönem bizi bekliyor?
Netanyahu’nun yeniden seçilmesi hâlinde Türkiye ile İsrail arasında şimdiye kadar gerçekleşen olumlu gelişmelerde geri bir adım atılacağını sanmıyorum. Erdoğan ile Netanyahu arasında kişisel bir anlaşmazlık olduğunu biliyoruz. Ancak her iki lider de pragmatik olduğundan bu konuyu ikili ilişkilere yansıtmayacaklardır. Her ne kadar İsrail’de dış politika söz konusu olduğunda başbakan son sözü söylese de son dönemde ilişkiler devlet başkanlığı düzeyinde sürdürülmekte. Erdoğan, İsrail Devlet Başkanı Herzog ile birebir görüşmekte. Her iki tarafın olumlu yaklaşımını ve kararlılığını göz önüne aldığımızda, ilişkilerin tepetaklak olması için şu an bir neden yok. Tabi bu durum her iki ülkenin de seçim dönemlerinde siyasetçiler ilişkilerin kötüleşmesinde bir oy kazancı görürlerse değişebilir.
İsrail ve Türkiye arasında son dönemde gerçekleşen siyasi yakınlaşma sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yakınlaşma, enerji alanında da bir iş birliğine dönüşebilir mi? İsrail-Türkiye yakınlaşmasının bölge siyaseti üzerindeki etkisi nedir?
Türkiye-İsrail ilişkileri olumlu yönde ilerliyor ancak henüz büyükelçiler düzeyinde bir temsiliyet yok. İsrail tarafında temkinli bir iyimserlik seziyorum. Bunu da uzun yıllardır iki ülke arasında yaşanan gerginliklere ve bunun sonucunda oluşan güvensizliğe bağlamak gerekir. Güveni tesis etmek zaman ve emek ister. Her iki tarafın da bunu başarmak için çaba harcadığını düşünüyorum. Bölgenin istikrarı için her bölge ülkesinin birbiriyle konuşması ve fikir alışverişi yapmasında fayda var. İbrahim anlaşmaları, Negev Forumu ve Doğu Akdeniz Gaz Forumu ile İsrail bunu başarmış durumda, bölgenin kabul gören bir ülkesi konumunda. Türkiye son dönemlerdeki istikrarsız ve ideolojik dış politikasıyla tüm bu oluşumların dışında kalmıştı. Ancak son birkaç yılda ortaya çıkan diyalog ve diplomasi atağı ile Ankara bölgedeki birçok ülke ile ilişkilerini iyileştirme yönünde adımlar atıyor. Bu durumun olumlu sonuçlarını yakında göreceğimize ve iş birliklerinin sadece ticari anlamda değil istihbarat, güvenlik, enerji gibi birçok konuda gelişmeleri de beraberinde getireceğine inanıyorum.
İsrail-Filistin ilişkilerinde son durum nedir? Yeni kurulacak hükümet sonrasında ilişkilerin seyri hakkında öngörünüz nedir?
Bu konuda şu anki statükodan herkes memnun gibi gözüküyor. Büyük bir gelişme yaşanmadı. En azından kısa vadede, taraflar arası doğrudan bir görüşmenin gerçekleşmesi pek beklenmiyor. Hükümet kurulduktan ve kimlerden oluştuğu kesinleştikten sonra ancak İsrail ile Filistin arasındaki ilişkilerin seyrinin hangi yöne gideceği belli olacaktır. Ancak bana göre Başbakan Lapid de Netanyahu da olsa farklı sebeplerden dolayı öncelikleri Filistin meselesi olmayacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplandı. NATO Liderler Zirvesi'nde "Stratejik Konsept" belgesi kabul edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Biden'la görüştü.
30 Haz 2022

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




