
Ailecek yapmayı sevdiğimiz aktivitelerden biri sabah erken kalkıp Bebek ya da Yeniköy’e gidip, kahve almaktır. Arabaya atlar, radyoyu açar ve sahil yolunda gideriz. Boğaz’ın manzarasını ve havasını içimize çeker, ilk kahvenin vereceği o harika hissi kovalayarak ilerleriz. Tüm Türkiye için konuşamam ( tüm İstanbul için de konuşamam da neyse) ama gözlemlerime göre bu sahil rotasının yoğun bir koşucu kitlesi var. Hafta içi, hafta sonu demeden bileklerinde apple watchları, koşu kıyafetleri ve suları ile bizi hamur işi- kahve zevkimizden utandıran, ‘bunlar koşuyor, bizim hale bak’ dedirten bu kitle ile ilgili her zaman arabada aynı yorumu yaparız:
“Deniz kenarında koca kaldırım var, neden trafikte küçücük yerde koşuyorlar?”
Bunun akabinde tabii ki hayati bir tehlike olmadıkça koşmayı tercih etmeyen ben, ‘zaten neden koşuyorlar ki?’ derim. Koşmanın çok rahatlatıcı, çok özgürleştirici olduğunu söyleyenler var. O kişileri anlamıyorum ama tabii seçimlerine saygı duyuyor ve kahvemi içerken onları izliyorum. Koşu sevdasının nedenini asla anlayamayacak olsam da İstanbul Roadrunner’larının salon salomanje kaldırımlardansa, egzozlu sıkış tıkış yolları seçmelerinin nedenini öğrendim…

Roadrunner Bebek'te
Hayatımda yaptığım en kaliteli photoshop (!)
Yıldız Teknik Üniversite öğrencisi Nazlıcan Pamuk iki yıldır koşuyor ve şehir dışındaki ultra ve yol yarışlarına katılıyormuş. Bana en basitinden neden yolları seçtiklerini açıkladı:
“Koşarken ayakların aldığı darbeden dolayı sporcunun koştuğu zemin çok önemlidir. Genellikle asfaltta koşmak kaldırımda koşmaktan daha konforlu olduğu için koşucuların araç yolunu seçtiğini söyleyebilirim. Kaldırımlar beton olduğu için koşarken ayağın zemine yaptığı darbeyi en fazla yansıtacak zemindir. Bu yüzden koşucu arkadaşlarımla beraber kaldırımları tercih etmemeye çalışıyoruz. İstanbul’da araç yollarında koşmak hem daha hızlıdır hem de daha az yorucudur. Kaldırım betonu ise asfalttan daha serttir ve eğer yeterince dikkatli olunmazsa yaralanmalara bile sebep olabilir.”
Demek insanlar ikiye ayrılıyor: ayak sağlığını önemseyenler ve boğaz manzarasında poğaça gömenler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




