

Keyifli ve öğretici sesli içerikler: Audioteka Podcast Listeleri
Geçtiğimiz haftalar Edison Research tarafından yayımlanan 2021 The Infinite Dial araştırmasının sonuçları, ABD'de 12 yaş ve üzeri kullanıcıların aylık podcast dinleme oranının geçen yıla kıyasla %37'den %41'e yükseldiğini, geçtiğimiz yıl 6…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İstanbul, 2 bin 700 yıllık tarihi boyunca su ihtiyacını karşılama konusunda sürekli karmaşık zorluklarla karşı karşıya kalmış. Bu zorlukları, su kemerlerini, sarnıçları ve çeşmeleri düşünürken iki yakasını bir araya getiren bir boğazı olan bu “su şehri”nin, içinde bulduğu her boşluktan akan kim bilir kaç su yolu vardır diye düşünüyordum. Günümüze ulaşamayan fazlaca su varlığı olduğu ortadaydı. Eskiden Beşiktaş’la Ortaköy arasında, Dereboyu Caddesi boyunca uzanan bir dere mi vardı gerçekten? Prof. Dr. Cemalettin Şahin’in hazırladığı İstanbul’da Su ile Anılan Sokak Adları: Hidrografik Adlar araştırması aslında bu soruya ve daha fazlasına cevap veriyor.
Şahin’e göre İstanbul’daki sokaklar isimlendirilirken şehrin su kültüründen ve su varlığından çokça esinlenilmiş. Sokağın bulunduğu yerden geçen derelerden ya da mahalle sakinlerinin su ihtiyacını karşılamak üzere yapılan çeşmelerden ismini alan sokaklar, daha sonraları o mekânın ve şehrin hafızasını korumada önemli bir rol üstlenmiş. Hatta bazı sokaklara o bölgede karşılığı olmadığı hâlde hidrografik bir isim verilmiş. Kimi sokak şehrin su mimarisinden almış adını kimisi de günümüzde artık olmayan, suyla iç içe mesleklerden. Ben de size bu mikro-toponimi - mahalle ve sokak adlarını inceleyen alan - araştırmasından hareketle İstanbul’un su varlığına ve suyla kurduğu kaotik ilişkiye dair adını su yapılarından alan sokaklardan başlayarak bir şeyler söylemeye çalışacağım.
Kırkçeşme, Hamidiye, Halkalı, Taksim ve Üsküdar’dan İstanbul’a su dağıtmak için İstanbul’un farklı bölgelerine farklı dönemlerde pek çok su yapısı inşa edilmiş. Her köşe başında ahalinin suya rahatça ulaşabilmesi için çeşmeler yapılır; İstanbul’u İstanbul yapan anıtsal çeşmelerin yanında sebil, selsebil, fıskiye ve şadırvan gibi yapıların inşası için para harcamak hayır işi sayılırmış. Bu yapıların bazılarına artık rastlayamasak da adını verdiği sokakta İstanbul’un su kültürünü yaşatmaya devam ediyorlar.
Çeşme: 1927’de yapılan nüfus sayımı, o yıllarda İstanbul’da içinde “çeşme” geçen sokak adı sayısının 57 olduğunu söylüyor. Kürkçübaşı Çeşmesi, Mimar Çeşmesi, Kuru Çeşme, Çengelköyü Çeşmesi, Hacıkadın Çeşmesi, Emirgan Çeşmesi, Kadıçeşmesi, Mütevelli Çeşmesi… Hâl böyleyken 57 sokak ismi içinde tekrar edenler de oluyor tabii. O nedenle bazı sokak isimlerine çeşmeyi inşa ettiren kişinin de adı verilmiş. Abdullahağa Çeşmesi ve Mehmet Efendi Çeşmesi sokakları gibi. Bazen çeşmelerin karakteristik yapıları öyle ilham olmuş ki sadece sokakla kalmamış, daha geniş bölgeleri adlandırmak için kullanılmış. Çeşmelere su taşıyan eski isale hatları evlere su girmesiyle devre dışı kalınca da bazı çeşmeler kurumuş, mesela Kuruçeşme semtine de bu kuru çeşmelerden biri adını vermiş.
Kuyu: Su ihtiyacını karşılamak adına çeşmeler kadar önemli bir diğer yapı olan kuyular, sadece bulunduğu mahalle sakini için bir içme suyu varlığı değil; aynı zamanda şehirdeki bostanlar için de birer can suyu kaynağı. Bu yüzden şehrin nüfusu artınca da kuyuların hem sayısı hem de önemi artmış. 19. yüzyılda sadece Suriçi’nde içinde kuyu geçen sekiz sokak ismi varken 1934’te bu sayı 46’ya, 1971’deyse 60’a çıkmış. Feriköykuyu, Ayvansaraykuyu, İkbaliyekuyu gibi sokak isimleri kuyuların mevkiine işaret ederken Abbasağakuyu ve Arpaeminikuyu gibi isimler kuyu sahibinin adını yaşatır olmuş.
Sarnıç: Yüzyıllar boyu temiz suya ulaşmak, yağmur suyuyla ve su kemerleriyle şehrin dışından taşınan suları depolamak için kullanılan sarnıçlar şehrin toponomisine çokça katkıda bulunmuş. Şahin’in araştırması, suyun şehir içine göre daha zor ulaştığı Adalar dâhil, Eyüp-Emniyettepe, Beyoğlu-Camiikebir, Sarıyer-Merez, Kocataş ve Kazımkarabekir, Bahçelievler-Şirinevler, Üsküdar-Ünalan, Pendik-Kurtköy ve Tuzla-Yayla Mahallesi’nde içinde sarnıç geçen toplam 19 sokak olduğunu söylüyor.
Değirmene akan suyun yön değiştirmesi, barajlarda fazla suyu boşaltmak ya da su taksim etmek için inşa edilen havuz gibi farklı anlamlara gelen savak, su taksim yeri anlamına gelen maksem ve suyolu üzerinde bulunan su haznesi anlamına gelen maslak kelimeleri de bize İstanbul’da suyun idaresiyle ilgili ipuçları veriyor. Örneğin; Eğrikapı Maksemi, İstanbul’un en büyük maksemi olma özelliğini taşıdığı gibi Fatih Ayvansaray Mahallesi’nde bulunan Eğrikapı Maslağı sokağına da isim olmuş. Genelde birbirine yakın bölgelerde konulmuş bu isimler, su kaynağının bölüşüldüğü esas merkezleri o günden bu yana işaret etmeye devam ediyor.
Bu yazı 7 Mart 2021'de Aposto! İstanbul'da yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! seçkisinde bu ay: 30 yıldır eskimeyen kapak Goo, İstanbul'un hidrografik haritası, çocukların sürdürülebilirlikle ilişkisi, Proust etkisi ve yemeğe dair yeni kelimeler.
27 Mar 2021

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



