İYİ Parti, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve HDP dış politikaya nasıl bakıyor?

İYİ Parti, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve HDP dış politikaya nasıl bakıyor?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İYİ Parti'nin dış politikaya bakışı

İYİ Parti dış politika programına "siyasal gerçekçilik" vurgusuyla başlıyor. Parti, 
"Büyük Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" düsturu temelinde uluslararası 
hukuku esas alan, caydırıcı, dengeli, barışçı, etkin, akıllı, kararlı, saygın, güvenilir,
istikrarlı, gerçekçi, sadece sorunların çözümünü değil, krizlerin önlenmesini de 
hedefleyen, sonuç odaklı ve çok yönlü bir dış politika" vaadinde bulunuyor. Dış 
ilişkilerin odağının iç politika değil, Türkiye'nin çıkarları olduğu vurgulanıyor.

Independent Türkçe

Parti, Avrupa Birliği ile yürütülen tam üyelik sürecinin karşılıklı çıkarlara hizmet etmediğini, "karşılıklı çıkarları temsil edecek doğru ilişki zeminin oluşturulması" gerektiğini savunuyor. "Avrasya coğrafyasına yayılmış olan Türk Dünyası'nın "kardeş olarak kucaklanacağı", küresel terör ile etkin mücadele konusunda Orta Doğu ülkeleri ve uluslararası yapıların etkin hâle getirilmesi için çalışılacağı ifade ediliyor. 

Kıbrıs'ı "Millî Dava" olarak tanımlayan İYİ Parti, adada iki devletli çözümü savunurken Yunanistan ile de "iyi komşuluk" ilişkileri geliştirileceği ancak "Türkiye'nin Ege'deki haklarının korunmasında ve ihlâllerin önlenmesinde kararlı davranılacağı” belirtiliyor. 

"Dış göçlerin önlenmesinde gerekli tedbirler almayı" vadeden İYİ Parti, iç ve dış güvenliği dış politikadan ayrı bir bölümde ele alıyor, "Türk savunma ve güvenlik sistemini hızla ve yeniden inşa etmekte kararlı olduğunu" ifade ediyor.

İki kutuplu dünya düzeninin sona ermesinden sonra terörün "hem asimetrik bir tehdit hem de ülkelerin diğer ülkelere karşı kullandığı bir dış politika aracı hâline geldiği" ifade ediliyor. Bu doğrultuda "Türk ordusunun millî ordu kimliğinden uzaklaşıp silahlı bir parti ordusuna dönüştürülmesine izin verilmeyeceği" belirtiliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatında kurumların etkinliğini artıracak detaylı yapısal reformlar sıralanıyor. "Ordunun tüm gereksinimlerinin millî imkânlarla karşılanması için savunma sanayinin teşvik edileceği" ifade ediliyor. 

Değerlendirme

Parti, güvenlik konusuna verdiği önemle dikkat çekiyor. AK Parti döneminde uzaklaşılan geleneksel Türk dış politikasına dönülmesini, geleneksel politikanın da realist perspektifle günün koşullarına göre restore edilmesini savunuyor. İYİ Parti'nin Ege'deki hakların korunması konusundaki vurgusu da diğer partilerden ayrışıyor. 

Gelecek Partisi'nin dış politikaya bakışı

Dış politika programı en çok ilgi uyandıran partilerin başında, eski Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu liderliğindeki Gelecek Partisi geliyor olabilir. Davutoğlu bakanlık görevindeyken muhalefet tarafından çokça eleştirilen dış politika vizyonunun bugün Altılı Masa'nın geri kalanıyla göstereceği uyum merak ediliyor.

Anadolu Ajansı

Gelecek Partisi'nin dış politika programı, liderinin "Hoca" lakabıyla çelişmeyecek şekilde uzunluğuyla ve didaktikliğiyle dikkat çekiyor. Programın başında 2001'deki 11 Eylül saldırılarının, 2008'deki küresel ekonomik krizin ve 2011'de yaşanan Arap Baharı'nın uluslararası siyasal, ekonomik ve kültürel düzende yarattığı değişimler tahlil ediliyor. Türkiye'nin dış politikasının "stratejik bütünlükten koptuğu, kişisel ilişkilerin iyiliğine ya da gerilimine ayarlı bir diplomasi yöntemsizliği ile alan daralması yaşadığı" eleştirisi yapılıyor. 

Bütün bu gelişmeler sonucunda Türkiye'nin 2000'lerin başında Soğuk Savaş sonrası dönem için tanımladığı komşularla entegrasyona, bölgesel etkinliğe, küresel güçler arası dengeye ve uluslararası örgütlere aktif katılıma dayanan dış politikasını "dinamik uluslararası konjonktüre hitap edecek şekilde" revize etmesi gerektiği, "bütüncül bir stratejik yenilenmeye" ihtiyaç duyulduğu savunuluyor. Düşük riskli, "çoklu güçler dengesinin dinamiklerini doğru okuyan", akılcı ve esnek, bölgesinde "istikrar ve düzen kurucu" bir dış politika izleneceği sözü veriliyor.  

Dışişleri Bakanlığı'nda kurumsal bir yenilenme ve parlamentonun dış politikaya aktif katkısı öngörülüyor. Avrupa Birliği üyeliğinin stratejik hedef olduğu ifade edilirken ABD ile "uzun dönemde sürdürülebilir yeni bir stratejik çerçeve çizilmesi" öneriliyor. Rusya, İran, Irak, Yunanistan, Bulgaristan, Ukrayna ve Azerbaycan olmak üzere "ikili üst düzey işbirliği mekanizmalarının derinleştirilerek geliştirilmesi" sonucunda komşu ülkelerle barışçıl ilişkiler kurulması hedefleniyor. 

Öte yandan, bu listeye alınmayan Suriye'de "tüm toplumsal tarafların katılım sağlayabileceği demokratik bir anayasal düzene geçiş" sığınmacıların dönüşünü sağlamanın yolu olarak tarif ediliyor. Yani diğer muhalefet partilerinin aksine Gelecek Partisi şaşırtıcı olmayan bir şekilde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmeyi değil, Esad'ın kendisini olmasa da yönetim sistemini değiştirmeyi amaçlıyor. 

Kıbrıs'ta "her iki halkın asli kurucu iradelerinin eşitliği temelinde bulunacak bir çözüm" vurgusu, iki devletli çözümün parti için şart olmadığını düşündürürken Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesinin gerekliliği vurgulanıyor. Çin'in Uygur Türklerine yönelik insan hakkı ihlallerinin durdurulması için diplomatik çaba gösterileceği ifade ediliyor. 

Değerlendirme 

Gelecek Partisi, dış politikayı "ülke içi siyasi rekabetin değil, Türkiye'nin çıkarlarının konusu" olarak tanımlasa da "gerçekçi dış politika" vurgusu programda yalnızca bir kez geçiyor. Ulusal çıkarların önüne (Suriye gibi) ideolojik ya da (Çin gibi) insani hedefler yerleştiriliyor. Parti, Altılı Masa'da dış politikayı realizmdense idealizme en yakın şekilde ele alan parti olarak dikkat çekiyor. Suriye politikasında değişiklik ve muhalefette Davutoğlu çatlağı başlıklı yazıda ele aldığımız üzere, Altılı Masa'nın iktidara gelmesi hâlinde dış politikada çatlak yaratması en muhtemel parti olarak görülüyor. 

Demokrat Parti'nin dış politikaya bakışı

Türkiye'nin dış politikada "tehditleri bertaraf etmeye" değil "fırsatları değerlendirmeye" odaklanması hâlinde bölgesel lider olacağını savunan Demokrat Parti, bölgesel istikrarın da çok taraflı diplomasiyle sağlanabileceğini ifade ediyor. Parti, dış politikanın merkezine de "Türk ekonomisinin kalkınmasını ve gelişmesini" koyuyor. 

BirGün

Türkiye'nin bir NATO müttefiki olduğunun altını çizen DP, ABD ile ilişkilerin çok yönlü şekilde geliştirilmesinin fayda getireceğini savunuyor. Parti, Rusya ile de ilişkilerin geliştirilmesini savunsa da enerjide Rusya'ya olan bağımlılığın azaltılmasının önemini vurguluyor.  

Azerbaycan'ın NATO üyeliğine "tam ve koşulsuz destek" veren parti, Kafkasya ve Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesinin sözünü veriyor. Kıbrıs'ta yeniden birleşme görüşmelerini desteklediğini deklare eden DP, adada yeniden birleşme için "Türklerin varlığını garantiye alan ve eşit bir statüde kalmalarına imkân sağlayan bir temeli" şart koşuyor. 

Suriye ile ilişkilerin geliştirilmesini savunan DP, Kerkük ve Musul'un "ayrı bir statüde değerlendirilmesini" istiyor, "İran'ın nükleer enerji programının barışçıl bir amaca hizmet ettiğini, tesislerini uluslararası denetime açarak kanıtlaması gerektiğini savunuyor. 

Ayrıca, ekonomik güç olmanın komşu ülkelerle işbirliğinden geçtiğini ifade eden DP, tüm komşu ülkelerin davet edileceği Avrupa Birliği'nin yapısına benzer bir "Ortak Ekonomik Yaşam Alanı" projesine programında yer veriyor. 

Değerlendirme

Türkiye'yi NATO müttefiki yapan Adnan Menderes'in partisi DP, Türkiye'nin batı ittifakındaki yerinin önemi konusunda en net duruşa sahip partilerin başında geliyor. Partinin Ortak Ekonomik Yaşam Alanı projesi ise göreve gelecek hükümetlerin incelemesi gereken bir plan olarak göze çarpıyor. 

HDP'nin dış politikaya bakışı

Başlıca uluslararası amacını "savaşsız, sömürüsüz, halkların eşitliğine dayalı yeni ve özgür bir dünya kurmak" olarak tanımlayan HDP, öncelikli görevini de "emperyalizmin baskı politikalarına, emperyalist askerî, ekonomik ve siyasi anlaşmalara, askerî üslere ve kurumlara karşı mücadele" olarak görüyor. Ulusal kurtuluş hareketlerini "ulusların kendi kaderini tayin hakkı" ilkesiyle destekliyor. 

Bianet

"Kıbrıs'ın bölünmüşlüğüne son verme çabalarını" destekleyen parti, "tüm yabancı güçlerin çekilmesini" talep ediyor ve Türkiye'yi Kıbrıs'ta işgalci bir güç olarak tanımlıyor. Filistin'in bağımsızlık hakkına ve İran'daki Kürtlerin siyasi taleplerine destek veriyor.

Parti, Türkiye'nin "ABD ve NATO desteğiyle Suriye, Irak ve diğer bölge ülkelerine rejim ihracı girişimlerinin ve müdahalelerinin karşısında yer aldığını", "demokratik, özgürlükçü, laik ve çoğulcu yeni bir Suriye'nin kuruluşunu" destekliğini deklare ediyor. "Rojava devriminin" bölge için "demokratik bir model olduğunu" savunuyor. 

Değerlendirme

"Kendi kaderini tayin hakkı" ilkesinden bahseden HDP'nin Kıbrıs Türklerinin bağımsız ve uluslararası sistemde tanınan bir devlete sahip olma hakkındansa "adanın birliğini" birinci plana alması çelişkili gözüküyor. Emperyalizme karşı olduğunu bildiren hatta Türkiye'yi ABD desteğiyle rejim ihraç etmekle itham eden partinin "demokratik model" olarak önerdiği Suriye'deki yapılanmanın doğrudan ABD desteğiyle kurulması ve göçe zorlanan insanların yarattığı demografik değişimden faydalanması da bu çelişkileri büyütüyor. Hangi ilke ve hedeflerle ulusal dış politika belirlenmesi gerektiğinden bahsetmeyen parti, Türkiye'nin dış politikasını yönetmeye talip değil gibi gözüküyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Pusula: İYİ, Gelecek, DP, HDP, Zafer ve dış politika

İYİ Parti, Gelecek Partisi, Demokrat Parti, HDP ve Zafer Partisi programlarında dış politikayı nasıl ele alıyor?

22 Ara 2022

Getty Images

YAZARLAR

Bartu Özden

Politics editor @ Aposto

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak