Japonya’da zamana karşı yarış: Kumamoto depreminde can kaybı 13’e yükseldi

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Japonya’nın güneyindeki Kyushu adası'nda Salı günü öğleden sonra meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 13'e yükseldiğini duyurdu. Depremde ayrıca yüzlerce kişi yaralandı, on binlerce hane elektriksiz ve susuz, binlerce kişi de sıcak hava dalgası altında tahliye merkezlerinde geceyi geçiriyor.
- Başbakan Sanae Takaichi, “Hâlâ kurtarılmayı bekleyen insanlar var; bu tam anlamıyla zamana karşı yarış” diyerek orduyu ve itfaiyeyi bölgeye seferber etti.
Deprem ne zaman, nerede oldu?
Deprem, Salı günü yerel saatle 16.27’de Kyushu adasının merkezine yakın Kumamoto Eyaleti’nde meydana geldi. Japon Meteoroloji Ajansı (JMA) depremin büyüklüğünü 7.1 olarak açıklarken, ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS) daha sonra bu değeri 6.8’e revize etti. Merkez üssü yaklaşık 700 bin nüfuslu Kumamoto kentinin 20 kilometre kadar güneyi olarak hesaplandı.
Japonya’nın kendi şiddet ölçeği olan “shindo”da, sarsıntı en yüksek seviye olan 7 ile kayda geçti. Bu, binaların içindeki insanların ayakta durmakta zorlandığı, ağır mobilyaların devrildiği, zayıf yapıların yıkılabildiği anlamına geliyor.

Nippon Paper Industries Co. şirketine ait Yatsushiro fabrikasının hasar görmüş bacası.
Bir adım geriden: Aynı bölge, 2016’da art arda gelen 6,2 ve 7,0 büyüklüğündeki depremlerde 270’ten fazla can kaybı yaşamış; Kumamoto Kalesi'nin de dahil olduğu binlerce bina hasar görmüştü. Bilim insanları, bu haftaki depremin de 2016’da kısmen kırılan Hinagu fay zonunun “boşta kalmış” bir kesimiyle ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Depremin ardından kıyı bölgeleri için kısa süreli tsunami uyarısı yapıldı, ancak dalga yüksekliği tehlikeli seviyelere çıkmadığı için uyarı iki saat içinde kaldırıldı. JMA, Çarşamba sabahına kadar büyüklüğü 1-4 arasında değişen 60’tan fazla artçı sarsıntı kaydetti ve bölgeyi bir hafta boyunca yeni depremler ve toprak kaymaları konusunda uyardı.
AVM’de patlama, fabrikada yıkılan baca
Deprem, özellikle iki noktada dramatik hasara yol açtı: Kumamoto yakınlarındaki Kashima kasabasında bulunan büyük Aeon alışveriş merkezi ve Yatsushiro kentindeki Nippon Paper kağıt fabrikası.

Deprem sonrasında meydana gelen bir patlama sonucu hasar gören AEON Alışveriş Merkezi
Aeon Mall Kumamoto’da, sarsıntıdan yaklaşık bir saat sonra içeriden dumanlar yükselirken ikinci katın bir bölümü çöktü. Tanıklar, önce yüksek bir gürültü ve patlama sesi, ardından cephenin üst kısmının adeta “yırtılıp koptuğunu” anlattı. Yetkililer, olası bir gaz kaçağına işaret ederken, kesin neden henüz belirlenmiş değil.
- AVM operatörü, ilk büyük sarsıntıdan sonra müşterilerin ve çalışanların tahliye edildiğini, patlamanın binanın boşaltılmasının ardından yaşandığını açıkladı. İkisi 20’li yaşlarında kadın olmak üzere en az üç kişi alışveriş merkezinde hayatını kaybetti; kaç kişinin enkaz altında kaldığına dair rakamlar hâlâ net değil.
Yatsushiro’daki Nippon Paper fabrikasında ise bir baca çöktü; havadan çekilen görüntülerde bacanın gövdesinin beton zemine devrilerek çevresindeki yapıları ezdiği görülüyor. Kyodo ve AP’ye göre, burada en az iki kişi enkazdan sağ çıkarıldı, iki kişinin cansız bedenine ulaşıldı, yedi işçinin ise hâlâ enkaz altında olduğu değerlendiriliyor.
Kumamoto’nun sembollerinden 17. yüzyılda yapılan Kumamoto Kalesi’nin taş surlarının bir bölümü de çöktü. 2016 depremlerinde ağır hasar alan ve onarımı hâlâ süren kalede, bu kez sur taşlarının bir kısmı yamaçtan aşağı döküldü. Geleneksel bir Şinto tapınağının önündeki torii kapısının devrilmesi ve bazı tarihî ahşap yapıların çatılarının çöktüğü de doğrulandı.

Bir tapınağın yakınında devrilmiş torii kapısı.
Deprem, kara ve demiryolu altyapısını da vurdu: Ana yollarda geniş yarıklar oluştu, bir yaya köprüsü çöktü. Kyushu Shinkansen hattında seyreden hızlı trenlerden en az yedisinde yolcular yaralandı; hat üzerindeki hasar nedeniyle birçok yolcu geceyi trenlerde geçirmek zorunda kaldı. JR Kyushu, hızlı tren ve bazı konvansiyonel hatların hâlâ kapalı olduğunu, onarım çalışmalarının sürdüğünü duyurdu.
Kaç kişi etkilendi, sahadaki çalışmalar nasıl ilerliyor?
Resmî rakamlar sürekli güncelleniyor, ancak Çarşamba sabahı itibarıyla tablo şöyle:
- Can kaybı: En az 13 kişi. Bunların bir kısmı Aeon AVM, bir kısmı yıkılan bacanın bulunduğu fabrika ve çöken konutlarda hayatını kaybetti.
- Yaralılar:Guardian, 350’den fazla kişinin hastanelerde tedavi gördüğünü, aralarında durumu ağır olanlar bulunduğunu aktarıyor.
- Tahliyeler: 9 bini aşkın kişi, 500’ün üzerinde tahliye merkezine sığındı; afet yönetim ajansı toplamda 300 binden fazla kişiye “güvenli bölgelere gidin ya da hazırlıklı olun” uyarısı yaptı.
- Altyapı: Yaklaşık 36-37 bin hane elektriksiz, 140 bin kadar hane susuz; 9.500 eve doğalgaz verilemiyor. Mobil şebekelerde de yer yer kesintiler var.
Başbakan Takaichi; yaklaşık 2.000 polis, 1.000 itfaiyeci ve 3.600 Öz Savunma Kuvvetleri (JSDF) askeri olmak üzere 4.600’ü aşkın personelin arama-kurtarma çalışmaları için seferber edildiğini açıkladı. Ordu, 20 uçakla bölgeyi havadan tarayarak hasar tespiti ve enkaz noktalarının koordinasyonunu yürütüyor; yüzlerce itfaiyeci ve sağlık çalışanı da komşu eyaletlerden bölgeye akıyor.
Tahliye merkezlerine jeneratörler, klima, içme suyu ve hazır gıda taşınıyor. Ancak Japonya’yı haftalardır etkisi altına alan sıcak hava dalgası, hem depremzedeler hem de sahadaki ekipler için ikinci bir risk oluşturuyor: Kyushu’da hava sıcaklığının 32-35°C arasında seyretmesi bekleniyor; yetkililer, klimasız mekanlarda kalabalıkların sıcak çarpmasına açık olduğunu vurguluyor. Bu nedenle birçok kişi, artçılardan korktuğu için evine girmese de geceyi arabasında geçiriyor.
Bu kadar büyük bir depremde can kayıpları neden nispeten düşük?
6,8-7,1 aralığındaki bir deprem, dünyanın birçok yerinde çok daha büyük yıkımlara yol açabilirdi. Bu depremde de yıkılan evler, çöken fabrikalar, hasar gören altyapı var ama yüz binlerce nüfuslu bir bölgede can kaybının “onlu rakamlarla” sınırlı kalması, Japonya’nın uzun yıllardır uyguladığı deprem politikalarının sonucu olarak görülüyor. Bu politikalar temel olarak üç ayağa dayanıyor:
- Sıkı yapı standartları: Japonya'da deprem yönetmelikleri, özellikle 1981 ve 2000 sonrası defalarca sıkılaştırıldı. Yeni binaların çoğu, zeminle arasına yerleştirilen kayıcı mesnetler, sarsıntıyı emen izolasyon sistemleri ve çelik çerçeveli taşıyıcılarla inşa edildi. Bu sayede, şiddetli sarsıntıya rağmen az sayıda yüksek bina tamamen çöktü.
- Erken uyarı sistemi: JMA’nın erken uyarı sistemi, deprem dalgaları kente ulaşmadan saniyeler önce cep telefonlarına ve televizyonlara alarm gönderdi; birçok kişi, ilk ani sarsıntı gelmeden masa altına girebildi veya asansörlerden çıkabildi.
- Hazırlık kültürü: Japonya'da okullarda, işyerlerinde düzenli tatbikatlar yapılıyor. Evlerde dolapların duvara sabitlenmesi, acil durum çantası bulundurulması gibi önlemler de oldukça yaygın. Bu da özellikle iç mekan yaralanmalarını sınırlamaya yardımcı oluyor.
Yine de özellikle daha eski ve geleneksel yapılar bu kadar şiddetli bir sarsıntıya dayanamadı. Hastanelerde su sızıntıları, elektrik arızaları ve bazı tıbbi cihazların devre dışı kalması, sağlık hizmetlerini zorlaştırdı.
Depremin ekonomik etkileri
Depremin kısa vadeli ekonomik etkileri de ortaya çıkmaya başladı. Kyushu, Japonya’nın hem tarım hem de sanayi açısından kritik bölgelerinden biri.
- Ulaşım: JR Kyushu’nun hızlı trenleri ve birçok yerel hattı askıya alındı; raylardaki yarıklar ve üstyapı hasarı giderilene kadar seferler sınırlı kalacak. Kumamoto Havalimanı bir pistini geçici olarak kapatıp yeniden açsa da bazı uçuşlar iptal edildi.
- Sanayi: Dünyanın en büyük çip üreticisi TSMC’nin Kumamoto’daki çip fabrikasında deprem sırasında maksimum “5” şiddetinde sarsıntı kaydedildi. Şirket, tüm personelin güvende olduğunu, binaların kontrol edildiğini, üretimin de “kademeli olarak yeniden başladığını” açıkladı. Sony ve Fujifilm gibi diğer teknoloji firmaları da çalışanlarını geçici olarak tahliye etti.
Bu tablo, 2011 Tohoku tsunamisi ve 2016 Kumamoto depremleriyle zaten kırılganlaşmış bir bölge ekonomisinin, yeniden onarım ve sigorta süreçleriyle karşı karşıya kalacağını gösteriyor.
İlk 48-72 saat kritik
Kısa vadede odak, enkaz altındaki kişilere ulaşmak ve temel altyapıyı ayağa kaldırmakta. Yetkililer, ilk 48-72 saatin hem kurtarma hem de sağlık ve sıcak çarpması riski açısından belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Orta vadede ise üç büyük soru öne çıkıyor:
- Artçı ve yeni depremler: JMA, Hinagu ve Futagawa fay zonlarında gerilimin hâlâ yüksek olabileceğini, 2016’daki gibi birkaç gün ya da hafta içinde başka büyük sarsıntıların yaşanabileceğini söylüyor.
- Yeniden inşa ve güçlendirme: 2016’da hasar gören ve hâlâ tam onarılamayan yapıların, bu yeni deprem sonrasında nasıl ele alınacağı; özellikle tarihî eserlerin korunması ile can güvenliği arasındaki dengenin nasıl sağlanacağı tartışılacak.
- İklim ve afet kesişimi: Bu deprem, sıcak hava dalgasıyla aynı zamana denk geldi; sel riskinin yüksek olduğu tayfun mevsimi de kapıda. Japon uzmanlar, deprem, sel, tayfun gibi afetlerin birbiriyle kesiştiği bu dönemi “çoklu afet penceresi” olarak adlandırıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Canlı Gündem
Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.

