
İlk modern olimpiyat, uluslararası dostluk ve barışı güçlendirme amacıyla 1896 yılında kadın sporcu olmadan gerçekleştirilmiş. Modern olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertin’in kadının olimpiyatlardaki rolünün galibiyet takdir etmek olduğunu söylediği düşünüldüğünde şaşırtıcı bir bilgi değil. Fakat kadınlar bunun karşısında sessiz kalmamış. Burada Yunan atlet Stamati Revithi’yi anmak gerek. Olimpiyat maratonuna katılımı engellendiği için maratonun ertesi günü kendi başına koşmuş ve hatta kendisine bu yüzden tragedya tanrıçası/müzü (muse of tragedia) lakabı takılmış. Her ne kadar ilk olimpiyat bakımından Revithi ciddiye alınmamış gibi gözükse de 1900 yılında gerçekleştirilen ikinci olimpiyatlarda kadınlar yarışmaya başlamış. Fakat bu olimpiyatlarda 997 atletten yalnızca 22’sinin kadın olması, 18 branş varken kadınların golf, tenis ve yelken olmak üzere sadece 3 branşta yer almaları ve Amerikalı olimpiyat şampiyonu Abbott’a madalya yerine porselen çanak verilmesi kadın katılımının tam anlamıyla gerçekleştiğini söylememizi mümkün kılmıyor. Sonra gerçekleştirilen olimpiyatlarda kadın branşlarının eklendiğini görsek de gerek branş gerekse yüzde olarak kadın katılımının eşitlenmesi zaman alıyor. Nitekim olimpiyatlardaki kadın katılım oranları 1920’de %2.4, 1960’ta %11.4, 1980’de %21.5, ve 2000’de %.38.2. Revithi’nin maratona katılma talebini 1896’da iletmesine rağmen kadın sporcuların ancak 1984’te maraton koşmalarına izin verilmesi ya da kadınların futbol branşında ancak 1996 yılında yarışabilmesi de bunu destekler nitelikte.
Fakat birçok alanda olduğu gibi olimpiyat alanında da kadın mücadelesi belirli bir başarıya ermiş gözüküyor. Nitekim 2020 olimpiyatlarında kadınların katılım oranı %48.8 ve kadınlar 46 branşta yarışırken erkekler 45 branşta yarışıyor. Bu doğrultuda, 2020 Olimpiyatları’nın cinsiyet eşitliği açısından dengeli olması ümit veriyor. Burada belirtmek gerek, Olimpiyat Tüzüğü (Olmypic Charter) de kadın ve erkek eşitliğine vurgu yapmakta ve kadınların sporda desteklenmesi görevini Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne (International Olympics Committee) yüklemekte. Fakat bu görev keşke Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nde daha fazla kadın üye görmemize de katkı sağlasa. Şu an komite üyesinde kadın temsil oranı %37.5 iken yönetim kurulunda bu oran %33.3.
Olimpiyatlara katılım açısından eşitlik sağlanmış gözükse de eşitsizlik birçok alanda kendini göstermeye devam ediyor. Önce Türkiye’deki kadın sporcuların olimpiyatlara katılımına sonra da bu eşitsizlik örneklerine bakalım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gelin bu ay güne olimpiyatlarda kadın konusu üzerinden bakalım. Bu arada, bu sene olimpiyatlarda madalya alan sporculara günebakan buketi verildiğini fark ettiniz mi? Evet, her yerdeyiz!
10 Eyl 2021

YAZARLAR

Günebakan
Hadi gelin, güne bakalım.
İLGİLİ OKUMALAR


