Kadro dışı kalan öğretmenler anlatıyor: Proje okullarında neler oluyor?

Proje okullarında 8 Nisan'da açıklanan atama sonuçlarıyla öğretmenlerin tercih etmedikleri okullara atanması ve bazılarının açıkta kalması, atamaların “muhalif görüşlü öğretmenleri” hedef aldığına, keyfî şekillerde, liyakat kriterleri baz alınmadan ve bir gerekçe göstermeden yapıldığına dair eleştirileri artırdı. İstanbul, Trabzon, Hatay, İzmir ve Adana'da kadro dışı kalan öğretmenler ve Eğitim-Sen Başkanı Kemal Irmak, proje okullarında neler olduğunu anlattı.
Kadro dışı kalan öğretmenler anlatıyor: Proje okullarında neler oluyor?

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

2014 yılında hayata geçirilen “proje okulu” uygulaması kapsamında yapılan son atamalarla birçok öğretmenin uzun yıllardır görev yaptıkları okullardan başka okullara atanması, bazılarının ise açıkta kalması; öğrenciler, veliler, mezunlar ve eğitimciler tarafından tepkiyle karşılandı. 

8 Nisan’da Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan “2025 Yılı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Öğretmen Atama ve Yönetici Görevlendirme” sonuçlarının İstanbul başta olmak üzere birçok ildeki 30’u aşkın proje okulunda görev yapan yönetici ve öğretmenin tercih etmedikleri okullara atanmasıyla sonuçlanması, sosyal medyada #öğretmenimedokunma etiketi altında bir kampanyaya dönüşürken pek çok lisenin öğrencileri ve mezunları açıklamalar yayımladı; bazı liselerde oturma eylemleri yapıldı.

  • Tepkilerde atamaların “muhalif görüşlü öğretmenleri” hedef aldığına, keyfî şekillerde, liyakat kriterleri baz alınmadan ve bir gerekçe göstermeden yapıldığına ve pek çok okulda yöneticilerin insafına bırakıldığına vurgu yapılıyordu. Yer değişikliği yapılan öğretmenlerden bazılarının daha önce boykot ve iş bırakma eylemlerine katılanlar arasında olduğu da belirtilmişti.

Proje okulu nedir? MEB tarafından belirli kriterlerle seçilen ve standart müfredatın ötesinde, özel eğitim modelleri ya da projeleri uygulayan devlet okulları, kamuoyunda “proje okulları” olarak biliniyor. MEB verilerine göre Türkiye’de 2.300 proje okulu bulunuyor. Bu okullarda 79.286 öğretmen ve 5.318 yönetici görev yapıyor. Proje okullarında dört yılını dolduran öğretmen ve idareciler atamaya tabi tutuluyor ancak daha önce bu süreçte, kendi okulunda kalmak isteyen öğretmenler, okul idaresi ve ilgili müdürlük uygun gördüğü takdirde kalabiliyordu.

Bir adım geriden: “Proje uygulayan okul” kavramı, eski Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın döneminde 14 Mart 2014’te çıkarılan 6528 sayılı yasaya eklenen bir madde ile mevzuata girmişti. Çıkarıldığı dönemde de tepkiyle karşılanan yasaya göre proje okullarında uygulanan atama kriterleri, diğer okullardan ayrılmış ve sınav olmaksızın doğrudan MEB’in kararına bağlanmıştı. Bu nedenle de proje okulları uzun süredir "kadrolaşma" iddialarıyla anılıyordu.

Eğitim-Sen Başkanı Kemal Irmak: Yaklaşık 5 bin öğretmen kadro dışı kaldı

İddiaları 25 Mart'taki bir günlük iş bırakma eylemi gerekçe gösterilerek ev hapsi cezası alan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Başkanı Kemal Irmak'a sorduk.

Proje okullarında görev yapan 80 bin öğretmenden yaklaşık 20 bininin yerinin değiştirildiğini, 5.000'e yakın öğretmenin de kadro dışı kaldığını belirten Irmak, mağdur olanların sadece öğretmenlerden ibaret olmadığını, öğrenciler ve velilerin de kararlardan etkilendiğini vurgularken "Çocuklar burada oluşan okul kimliğinden ve nitelikli öğretmenden mahrum bırakılıyor" sözlerini kullanıyor.

Irmak'a göre en büyük sorunlardan biri atamalar yapılırken hiçbir kriterin belirtilmemesi:

“Sınav yok, ayırt edici bir özellik yok. Okul müdürlerinin keyfî uygulamaları ve Bakan’ın imzasıyla oluşan gayri hukuki bir durumla karşı karşıyayız. Zaten Eğitim-Sen olarak proje okullarını doğru bulmadığımız gibi, hiçbir kritere dayanmayan ve sadece kadrolaşma amaçlı yapılan bu uygulamayı da doğru bulmuyoruz.”

Elindeki verilere göre kadro dışı kalan öğretmenlerin çoğunun muhalif sendikalara üye olduğunu söyleyen Irmak, yönetmelik değişikliğinden sonra MEB'e dava açtıklarını da hatırlatıyor:

"Yönetmelik değişikliğinden sonra bunun ucu açık bir keyfiyete sebep olabileceği ve birçok mağduriyeti beraberinde getireceğini öngörmüş ve bir dava süreci başlatmıştık. Bu davamız istinaf mahkemesinde. Bakanlık bu uygulamadan vazgeçmeli ve iptal etmeli."

Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi öğretmeni: Diyelim ben liyakatsızım ama neye göre?

Kadro dışı bırakılan ya da başka okullara atanan öğretmenlerin büyük kısmı Türkiye'nin akademik başarısı en yüksek öğrencilerinin sınavla yerleştirildiği okullarda çalışıyordu. İstanbul, İzmir, Hatay, Adana ve Trabzon’da kadro dışı bırakılan öğretmenlere neler yaşadıklarını ve bundan sonra atacakları adımları sorduk. 

  • Konuştuğumuz öğretmenlerin isimleri ve branşları, talepleri üzerine gizli tutuldu.

İstanbul'daki Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi'nde okulla ilişiği kesilen 18 öğretmenden biri, meslekte 26. yılını doldurduğunu, 10 yıldır da aynı okulda çalıştığını anlatıyor ve "Bu sorun önceki yıllarda da vardı ama bu yılki ‘kıyım’ gibi olmamıştı hiçbir zaman. Bize, ‘Sen bu tarz yüksek puanlı bir okulda çalışacak bir öğretmen değilsin’ diyorlar ancak hiçbir kriter yok. Diyelim ki ben liyakatsızım ama neye göre liyakatsızım?" diye soruyor:

“10 okul tercih hakkımız vardı. Biz ilk sırada kendi okulumuzu tercih ettik ama hiçbir yere atanamadık. Bize hiçbir sebep sunulmadı bununla ilgili. İktidara yakın Eğitim-Bir-Sen sendikasının hiçbir öğretmeninin yeri değişmedi mesela. Okul müdürümüz de 'Benim de elimden bir şey gelmedi, tüm bu atamaları daha üst yönetimdekiler ve Eğitim-Bir-Sen sendikasının yöneticileri belirlemiş’ dedi. Görünüşe göre demokratları, özgürlük, demokrasi ve hukuktan yana olan bütün öğretmenleri çizmişler.” 

Kendisinin okuldan uzaklaştırılmasının ise sadece sendikalı olmasıyla değil "okulda eğitimle ilgili yapılan yanlışları açıkça dile getirmesiyle" de bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Görevine son verilen 17 öğretmenle birlikte bir itiraz dilekçesi de yazmışlar. MEB'in 30 gün içerisinde neden tercih edilmedikleriyle ilgili sorularını dile getirdikleri bu dilekçelere cevap vermesi gerekiyor. 

Öte yandan öğrencilerinin onlar için yaptıkları eylemler karşısında duygulandığını da ifade ediyor:

“Mezun ettiğim eski öğrencilerim ve şimdiki öğrencilerimin hepsi okulda bizler için eylem yaptı. Bu açıdan kendimi şanslı hissediyorum. Gençlerin tepkileri bizi mutlu ediyor ama okuldan gideceğim için de üzülüyorum. Biz bu okuldan alınıyoruz ama nereye gideceğiz? İki ay daha buradayız, öğretmenler nasıl ders anlatmak için motive olacak? Eğitimi tamamen aksatmış olacaklar.”

Trabzon Lisesi: Okul, tepki gösteren öğrencileri tehdit ediyor

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da mezunları arasında olduğu Trabzon Lisesi'nde kadro dışı bırakılan 9 öğretmenden biri meslekte 28. yılını doldurduğunu ve 11 Nisan itibarıyla 15 yıldır çalıştığı okulundaki kadrosunun iptal edildiğini, “Biz tercihlerimizi yapmadan önce okul müdürü, kurul toplantısında 'İkinci dönemde de beraberiz' demişti. Yani bize okuldasınız mesajını verdi ama açıkta kaldık” sözleriyle anlatıyor. 

Kadro dışı kalan diğerleri gibi Eğitim-Sen üyesi olan öğretmen, şu anda başka bir okula gidip gitmeyeceklerinin belli olmadığını, itiraz sürecini sendikalar aracılığıyla yürüteceklerini söylüyor. Öte yandan en çok dert ettiği konulardan biri öğrencilerinin idare tarafından tehdit edilmesi

“Öğrencilerimiz idareye tepkili. Sebep sorduklarında öğretmenlerin suçlu olduğunu söylüyorlar ve tepki gösteren öğrencileri tehdit ediyorlar. Ekrem İmamoğlu da okulumuzun mezunlarından ve mezunlar hep okula destek olmuştur ancak yöneticiler çocuklara ifade özgürlüğü tanımıyor; kendi taraflı fikirlerini kabul ettirmeye çalışıyorlar. 

Sınavla geldiğim okulumun en iyi derecelerle mezun ettiği öğrencileri üzerinde emeği olan bir öğretmeni olarak hayal kırıklığı içindeyim. Ülkem adına üzülüyorum.”

İzmir Atatürk Anadolu Lisesi'nde kadronun neredeyse yarısı görevden alındı

İzmir Atatürk Anadolu Lisesi’nde görevine son verilen 50 öğretmenden biri olan Hamdi Çalık, meslekte 32. yılını doldurmuş. 10 yıldır okulda olan Çalık, aynı zamanda Eğitim-Sen yöneticileri arasında. Geçen hafta karşılaştıkları durumu ise şöyle anlatıyor:

“Cuma itibarıyla 50 öğretmen okuldan ayrıldı. Bize bunu mesaj yoluyla söylediler, yangından mal kaçırırcasına... Mart ayında ‘Sizin 4 yıllık süreniz doldu, tayin isteyin. Hem kendi okullarınıza hem de başka proje okullarına tayin isteyebilirsiniz’ demişlerdi. Biz de kendi okulumuzu ya da başka proje okulları yazdık ama bizi hiçbir tercihimize atamadılar.”

Görevine son verilen 50 öğretmenden 30’unun Eğitim-Sen sendikasına üye olduğunu söyleyen Çalık, “Yaklaşık 10 öğretmen de Eğitim-Bir-Sen’e kaydolmuş ama bu sendikanın ideolojik bakış açısıyla uyuşmayan fikirlere sahip öğretmenler. Bu operasyondan en fazla Eğitim-Sen üyeleri zarar gördü. Diğer proje okullarında da aynı durum söz konusu” diyor.

Çalık, öğrencilerin karşı karşıya kalacakları sorunları şu sözlerle anlatıyor:

“İzmir Atatürk Lisesi, görevden alınan öğretmen sayısı bakımından diğer okullardan ayrışıyor; hiçbir okulda bu denli geniş çaplı bir tasfiye yaşanmadı. Okulun öğretmen kadrosunun neredeyse yarısından fazlası görevden uzaklaştırıldı. Çocuklar bir sonraki dönem eğitime başladıklarında sanki farklı bir okula gelmiş gibi hissedecekler. Öğretmenlerini, idarecileri tanımayacaklar. Bir kurum kültürünü ortadan kaldırmış olacaklar. Ama ne yazık ki MEB, kendi ideolojik bakış açısını hâkim kılmak için çocukları gözden çıkarıyor. 

Öğretmenleri başka okullara gönderip yüksek puanlı çocukların sınavla kazandığı bu okullara kendi yandaşlarını atıyorlar. Bu çocuklar için düşünmeyi, sormayı, sorgulamayı ve sorgulatmayı önemseyen öğretmen kadroları değil, biat eden öğretmen kadroları istiyorlar.”

Çalık, okullarda Eğitim-Sen’in işlevinin zayıflatılmasının sendikanın Türkiye’de antidemokratik gelişmelere karşı aldığı tutumdan kaynaklandığını savunuyor:

“Eğitim-Sen’in demokratik bir ülke olmamız ve hukukun işletilmesi konusunda bir tavrı var. Belediye başkanlarının tutuklanması meselesinde de üniversitelerde gösterilen tepkileri sendikamız destekledi. Bu yüzden bize soruşturma açtılar. Proje okullarından Eğitim-Sen üyelerinin sürgün edilmesinin gerekçelerinden biri de sendikanın demokrasiden yana tavrı.”

Yapılan bu atamalarla okullarda öğrenci hareketliliğinin de önüne geçilmeye çalışıldığını belirten Çalık, “Bizim okulumuzdaki çocuklar soran, sorgulayan, başarılı öğrenciler. Bu öğrencilerin ülkedeki olumsuz gelişmelere reaksiyon göstermesi çok olası. Bu okulları kendi kadrolarıyla doldurduklarında çocukların reaksiyon göstermeleri daha da zorlaşacaktır. Böyle bir önlem alma ihtiyacı hissettiler” diyor.

Adana Anadolu Lisesi öğretmeni: Sendikalı öğretmenler hedef alındı

Adana Anadolu Lisesi’nde görevine son verilen 20 öğretmenden biri ise meslekte 38. yılını doldurmuş.  

“Cuma günü itibarıyla norm kadroya düştük. Bizden başka okulları tercih etmemiz istiyorlar ancak bunda zorlanıyoruz. Pazartesi son gün, aceleye getirmeye çalışıyorlar çünkü hukuki süreçlerden kaçmak istiyorlar."

Kendisi de sendikalı olan bu öğretmen, sendikalı öğretmenlerin bilerek hedef alındığını ifade ediyor:

“İsimlerin belirlenmesinde 19 Mart sonrası yaşananlar ve boykotla ilgili tutumlar da etkili oldu. Millî Eğitim içerisinde listelerin gelip gittiğini öğrendik. Benden çok daha düşük puanlı olan ve yeni başlamış öğretmeni siyasi tanıdığı olduğu için torpille bizim okulumuza alıyorlar. Hangi öğretmenlerin okuldan gideceğiyle ilgili hazırlanan listeleri de gözümüzle gördük biz.”

Adana Anadolu Lisesi'ndeki öğretmenler de diğer okullardaki meslektaşları gibi Millî Eğitim Müdürlükleri'ne resmî dilekçe vermiş. Görüş aldığımız öğretmen, dilekçelere verilecek cevaba göre dava açma hakkına sahip olacaklarını söylüyor.

Üst düzey eğitim veren kadroların, vizyonlu öğretmenlerin tasfiye edilmeye çalışıldığını belirten 38 yıllık öğretmen şunları da ekliyor: 

“Elazığ’dan İstanbul’a, yapılan tüm eylemlerde öğrencilerin ‘Öğretmenlerimizi geri istiyoruz’ demelerinin sebebi de bu. Öğrenciler de öğretmenleri giderse kalitenin düşeceğini, eğitimin yerlerde sürüneceğini biliyorlar. 'Biz okulumuza gelen liyakatsız öğretmenleri nasıl hazmedeceğiz?' diyorlar.”

Hatay'da öğrenciler okulsuz, öğretmenler kadrosuz

6 Şubat depremlerinden sonra Hatay'da 210 okul yıkıldı. Bunlar arasında 110 yıllık Antakya Lisesi de bulunuyor. Osman Ötken Anadolu Lisesi ise iki yıldır İskenderun Limanı’nda demirli Rauf Bey gemisinde eğitim veriyor.

  • Depremde okulları yıkılan öğrenciler başka okullara nakledilerek “ortak eğitim” modeline geçti. Farklı seviyelerdeki öğrencilerin biraraya geldiği sınıflarda öğretmenler, “ortalama” bir müfredat uygulamak zorunda kaldı. Ayakta kalan bazı okul binaları ise kamu hizmetine açılarak valilik ve belediye binası olarak kullanılmaya başlandı.

Depremin ilk günlerinde “Okul binamızı istiyoruz” diyen öğrenciler, şimdi ise “Öğretmenlerimizi bizden almayın” diyerek seslerini yükseltiyor.

18 yıldır Hatay'da öğretmenlik yapan ve 9 meslektaşıyla birlikte görevine son verilen 24 yıllık bir öğretmen, atamaların gururuna dokunduğunu ifade ediyor: 

“Kriter olarak başarıyı aldık diyorlar ama ben Hacettepe mezunuyum. Bu okullara gelirken yaptıkları sınavlarda Türkiye 13'üncüsü, Hatay’da ise ikinci oldum ve bu liselere bu şekilde atandım. Yıllarca başka yerlere tayin istedim. İdarecilerim benim anlayışımı, fikirlerimi bilmeme rağmen başka okullara gitmemi istemediler. Tayinimi durdurdular, bu şekilde okulda 18 yıl kaldım ama şimdi bu yapılanlar o kadar zoruma gitti ki...”

Sendikalı olduğunu belirten öğretmen, daha önce Eğitim-Sen’in grevine katıldığı için açığa alındığını ancak davayı kazanıp 2,5 ay sonra okula geri döndüğünü anlatıyor:

“Antakya’da 835 kişinin görevine son vermişlerdi ama sonra okullarımıza geri döndük. Açtığımız davaları kazandık. O dönemde greve katıldığı için açığa alınan öğretmenlerin hiçbirinin proje okullarına alınmaması yönünde Bakanlık’tan talimat aldıklarını söylediler bize. Listelerde yer alsak bile isimlerimizin İl Millî Eğitim Müdürlükleri tarafından silindiği söylendi. Yani sadece Eğitim-Sen'li olduğumuz için değil, greve katıldığımız için de hedef alındık. 

'Biz bunları tamamen sileceğiz, proje okullarının kapısından içeri giremeyecekler' anlayışıyla bütün öğretmenleri listelerden siliyorlar ve bunu Bakanlığın emriyle yaptıklarını açıkça söylüyorlar. Şu an bizim okulun müdürü ‘Kadro çok güzel oldu, değil mi’ diyor. Bunlara bu haddi veren sisteme lanet olsun diyorum.”

24 yıllık öğretmen, yapılan atamaların kolejlere öğrenci geçişini artırmayı amaçladığını da savunuyor:

“Bu dönemde kolejlere neredeyse hiç talep yok çünkü çok büyük bir ekonomik kriz var. Onlar için de proje okulları, kolejlerin önünde duran bir engel. Proje okullarının kadrosu kaliteli ve öğretmenleri iyi olduğu için çocuklarını özel okullara göndermiyor veliler.”

Bornova Anadolu Lisesi: 15 öğretmen görevinden alındı

Aposto’nun sorularını yanıtlayan Bornova Anadolu Lisesi öğretmeni ise okulda 15 öğretmenin açığa alındığını söylüyor.

2016’dan beri Bornova Anadolu Lisesi’nde çalışan öğretmenin meslekte 26. yılı. Eğitim-Sen sendikasına üye olduğunu belirten öğretmen, “Liyakat ölçüt olmadığından, her zümreye başka ölçüt uygulanmış. Örneğin bizim okuldan gidenlerin arasından sendikalı olan sadece benim, giden diğer arkadaşların hiçbiri Eğitim-Senli değil” diyor.

26 yıllık öğretmen, “Halihazırda dersine girdiğim öğrencilerim üzüntülerini dile getirdi. Mezun öğrencilerimden de üzüntülerini dile getiren mesaj ve telefonlar aldım” diye ekliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Melisa Gülbaş

Aposto editörü

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR