Kamu çalışanları Türkiye genelinde iş bıraktı: Talepleri neler, bundan sonra ne olacak?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Sendikalarla biraraya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, hükümetin yaklaşık 4 milyon memur ve 2,5 milyon memur emeklileri için üçüncü ve son zam teklifini açıkladı.
- Buna göre 2026 yılı için ilk altı ay 11, ikinci altı ay 7; 2027 yılı için ilk altı ay 4, ikinci altı ay 4 oranında artış teklif edildi. Ayrıca 15 Ağustos 2025’te verilen bin TL taban aylığı artış teklifi de yinelendi.
Teklifin sunulmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Bugün 81 ilde iş bıraktık. Milletimiz bize desteğini sundu. Herkes her şeyin farkında. İfade edilen rakamlar cidden komik. En düşük memur maaşı 47 bin 500. Bize sunulan 10+6 teklifinin üzerine 2 puan ekleyerek 11+7, 2026 yılına; 2027'ye ise 4+4 bırakıyoruz diyorlar. Bu rakamlarla son teklif diyorlar" dedi.
Yalçın, "Böyle bir şey yok, bu son teklif olamaz. Teklifi kabul etmek mümkün değil. Masa devam ediyor, edecek" diye de ekledi.
Memur konfederasyonları, 2026-2027 dönemini kapsayan toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin sunduğu zam teklifini protesto etmek amacıyla 18 Ağustos’ta bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Memur-Sen ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Kamu-Sen de dahil olmak üzere çok sayıda konfederasyon ve sendikaya üye milyonlarca memur eyleme katıldı.
Memur Sendikaları Konfederasyonu üyeleri Ankara'da Memur-Sen Genel Merkezi'nden Anadolu Meydanı'na yürüdü. Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları (Kamu-Sen) Konfederasyonu üyeleri Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu ve KESK üyeleri de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne yürüdü.
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, "Yedi konfederasyon olarak 18 Ağustos'ta, örgütlü olduğumuz 81 ilde uyarı eylemi olarak bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştireceğiz. Taleplerimiz karşılanmazsa, bu mücadeleyi genel grev ve genel direnişe taşıyacağız" dedi.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise yaptığı açıklamada, "Üzerinde pazarlık yapılacak bir teklif görmüyoruz. Biz sorunlar masada çözülsün istedik. Kamu işvereni bize sahayı işaret ediyor" diye konuştu.
- Ülke genelinde iş durdurma eylemine katılan ve milyonlarca memuru temsil eden konfederasyonlardan Memur-Sen’in 1.078.831, Türkiye Kamu-Sen’in 560.060, Birleşik Kamu-İş’in 189.332, KESK’in ise 166.266 üyesi bulunuyor.
Bir adım geriden: 12 Ağustos’ta hükümet, ilk toplantının ardından memur ve memur emeklisine 2026'nın ilk altı ayında %10, ikinci altı ayında %6; 2027'nin ilk altı ayında %4 ve ikinci altı ayında %4 artış teklif etmiş ancak konfederasyonlar teklifi reddetmişti.
İkinci toplantıda ise Kamu İşveren Heyeti zam teklifine ek olarak memurların taban aylığına 1.000 liralık artış teklif etti. Bu teklifi de reddeden konfederasyonlar iş bırakma ve miting yapma planlarını duyurdu.
Veriler ne diyor?
Resmî verilere göre Temmuz ayı yıllık enflasyonu %33.52 olarak açıklandı. Ancak ekonomistler TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek gerçek enflasyonun %65 civarında olduğunu söylüyor.
Ayrıca Türk-İş'in araştırmasına göre ise Temmuz 2025 itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 26.413 TL, yoksulluk sınırı ise 86.036 TL'ye yükselmiş durumda.
Bu tablo, özellikle kamu çalışanları için de büyük bir baskı oluşturuyor. Çünkü 2025 Temmuz itibarıyla aile yardımı ödeneği dahil en düşük memur maaşı 50.503 TL, en düşük memur emekli aylığı ise 22.671 TL. Yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetleri karşısında bu maaşlar, birçok kamu çalışanının temel yaşam standartlarını sürdürmesini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Şu an en düşük memur maaşının Ocak 2026 itibarıyla 67 bin liranın üzerinde olması gerekiyor" diyor.
Yalçın ayrıca, “Emekli kamu görevlilerinde ciddi stres var. Çünkü görev aylığıyla, emekli aylığının arasındaki makas koptu. Kişi, emekli olduğunda, görevdeyken aldığı ücretin yüzde 70-80'ini alırdı. Şimdi %50'nin altına indi. Yani 30 yıl çalışmış bir memur 25 bin lira emekli aylığı alıyor. Asgari ücret ne kadar? 22 bin. Asgari ücret kadar emekli aylığı ile hayatını devam ettirilme şansı yok" diye de ekliyor.
Toplu sözleşme süreci nasıl yürütüldü?
Toplu sözleşme sürecinde hükümet, ilk zam teklifini 12 Ağustos'ta sundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın açıkladığına göre, 2026'nın ilk altı ayı için %10, ikinci altı ayı için %6, 2027 ilk altı ay için ise %4, ikinci 6 ay için %4 zam teklif edilmişti.
Bu teklif, yetkili konfederasyon Memur-Sen tarafından kabul görmedi. Teklifin "adaletten uzak ve enflasyon gerçeğini yok saydığını" belirten Memur-Sen, "Enflasyon gerçeğini yok sayan, memuru ve emekliyi görmezden gelen bu teklif Toplu Sözleşme masasına yakışmaz" diyerek reddettiklerini duyurdu. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da "Üzerinde pazarlık yapılacak bir teklif görmüyoruz. Biz sorunlar masada çözülsün istedik. Kamu işvereni bize sahayı işaret ediyor" sözleriyle tepkisini dile getirdi ve 81 ilde eylem kararı aldıklarını belirtti.
Bu tepkilerin ardından hükümet, 15 Ağustos'ta ikinci bir teklif sundu. Memur-Sen Başkanı Yalçın görüşme sonrası yaptığı açıklamada, "Taban aylığa bin TL artış teklif edildi" dedi. Ancak bu teklifin de beklentilerini karşılamadığını ve "sahayı işaret etmek olarak algılandığını" ifade etti.
KESK Eş-Genel Başkanı Ayfer Koçak: ‘Kamu çalışanları antidemokratik uygulamaların hepsinden etkileniyor’
Aposto’ya konuşan KESK Eş-Genel Başkanı Ayfer Koçak toplu sözleşme sürecinde yaşananları, “Biz bütçe sürecinde müdahale etmek istedik çünkü bütçe nasıl şekilleniyorsa toplu sözleşmeler de o bağlamda şekilleniyor. Ancak kamusal alana yatırımların olabildiğince düşük olduğu bir bütçe hazırlandı. 7 toplu sözleşme boyunca bize nasıl oyun oynandıysa yine aynısıyla karşılaştık. Süreç boyunca çoğunlukla geç saatlerde, şeffaf olmayan bir süreç yürütülerek imzalar atıldı ya da hakem kuruluna başvurular yapıldı. Hakem kurulunun içeriğini de günlerdir söylüyoruz, 7 bileşeninin de direkt cumhurbaşkanı tarafından ataması yapılıyor” sözleriyle anlatıyor.
Koçak, “Masada asıl konuşulması gereken bizim özlük haklarımız, mesleki anlamda geleceğimize dair olan dertlerimiz ve şu an yaşanılan antidemokratik uygulamaların çalışma hayatına yansımalarına dair taleplerimizdi ama gündem bile olmadı. Kurulda sadece ekonomik kısmını tartışmaya açtılar, onda da böyle trajikomik sayıları karşımıza çıkarttılar” diye ekliyor.
Koçak’a göre, kamu çalışanları Türkiye’deki antidemokratik uygulamaların hepsinden büyük ölçüde etkileniyor:
“Biz önceden iktidarın ‘soğan, patates hesabı yapmayın’ gibi ifadeleriyle de karşılaştık. Oysaki biz soğan, patates hesabı yapmak zorunda bırakılıyoruz. Markete, pazara gittiğinizde çocuklarımıza alacağımız yiyeceklerin hesabını sağlıklı olma açısından değil de fiyatı üzerinden yapmak zorunda kalıyorsak bu politikaları sorgulamak zorundayız.”
‘Kamu çalışanları kiralarını ödemekte zorluk yaşıyor’
Kamu çalışanlarının aldıkları maaşın enflasyon karşısında her geçen gün eridiğini belirten Koçak, “Enflasyon verisi TÜİK’in sahte veri veriyor olmasından kaynaklı bizi yoksullaştırıyor. Bunun sonucunda kamu emekçileri kiralarını ödemekte zorluk çekiyorlar, ciddi bir mülksüzleştirme yaşanıyor. Artık hiç kimse maaşıyla ev sahibi olmayı bile düşünemiyor” diyor.
“Kamu emekçileri yıllarca eğitim alıp sonrasında da çok zor şartlarda atamalarının gerçekleştirilmesini bekliyorlar ama aldıkları ücretlerle bir ev ya da araba alamıyorlar. Biz ev ya da araba almadığımızda karşımıza ne çıkıyor? Emeklilik. Emeklilikte özellikle 2008 sonrası politikalar emeklileri bu ülkede bir yük olarak tanımlıyor. Şu anda kamu emekçilerinin en düşük ücreti 50 bin liraysa, 50 bin alan bir kamu emekçisi emekli olduğunda 22.400 TL’ye düşen bir ücret değiştirmek zorunda kalacak. Kim geçinebilir bu parayla?”
Sendikaların talepleri neler?
KESK de dahil olmak üzere sendikalar, hükümetin tekliflerinin çok üzerinde bir zam talep ediyor. Konfederasyonun 2026 yılı için %88, 2027 için ise %46 zam önerisi bulunuyor.
- Memur-Sen 2026 yılı için %88, 2027 yılı için ise %46 oranında zam teklif etmişti.
Kamu görevlilerinin maaşlarına kademeli olarak ise 2026 başında 10.000 TL taban aylığa zam + %10 refah payı olmak üzere 1. altı ay %25 - 2. altı ay %20; 2027 başında ise 7.500 TL taban aylığa zam olmak üzere 1. altı ay %20 - 2. altı ay %15 artış talep edilmişti.
Toplu sözleşme ikramiyesinin ise aylık 2.925 TL olarak ödenmesi istenmiş ve kamu görevlilerine aylık 17.600 TL de kira yardımı talep edilmişti.
‘Bugün yaptığımız bir uyarıydı, ilk adımdı’
“İki aylık çalışmamızın sonrasında hem yerelde iş yerlerinden gelen talepler üzerinden hem de bizim değerlendirmelerimiz sonucunda ortak bir mücadele talebinde bulunduk. Biz KESK olarak şunu söylüyoruz. Bir ülkede antidemokratik uygulamalar ne kadar çoksa sömürü sistemi de o kadar çoktur. Dolayısıyla demokratikleşme talebimiz her zaman bakidir” diye konuşan Koçak, bundan sonra atılacak adımları ise şöyle açıklıyor:
“Bugün eylemimizi yaptık. İş yerlerinde ciddi bir iş bırakmanın olduğunu bilgisini de aldık. Bu bundan sonraki süreç açısından da devam edecek. Toplu sözleşme süreçleri bütçe süreciyle bağlantılıdır, dolayısıyla bütçe sürecine kadar çalışmalarımızı yürütmek zorundayız. Bütün konfederasyonları da bu çalışmaları yürütme konusunda birlikte olmaya çağırıyoruz. Bugün yaptığımız bir uyarıydı, ilk adımdı. Bunu da da büyüyerek devam ettirme gibi bir kararlılığımız var KESK olarak.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





