Kamusal alanı yeniden düşünmek


Crossover’ların ve SUV’lerin yeni gözdesi: Pirelli Scorpion Verde™ All Season SF
Daha yüksek hacimli motor, daha güçlü bir performans, daha ihtişamlı bir duruşla spor araç meraklılarının; geniş kabin ve bagaj hacmiyle kalabalık ailelerin tercihi olan SUV'ler, "spor amaçlı taşıt" ifadesinin tam karşılığı olarak…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
2020’de başımıza gelen pek çok olay, pandemi bağlamında mekânlara, ilişkilere, günlük alışkanlıklarımıza ve hatta kendimize farklı bir gözle bakmamıza sebep oldu. Peki kamusal alan bu dönemden nasıl etkilendi; parklara, sahillere bakışımız, onlarla olan ilişkimiz nasıl değişti?
Pandemi aslında “kamusal alan”a dair birçok tanımı alt üst etti. “Herkese açık ve erişilebilir” olması bir kamusal alanın vazgeçilmez tek özelliğiyken sokağa çıkmak, parklara ve sahillere gitmek yasaklandı. Yani bir anlamda kamusal alana erişim engeli getirildi; virüsle mücadelede bu alanlar karşımıza birer yayılmayı önleme ve kontrol etme aracı olarak çıktı.
Şehir insan seli: Henüz Covid-19 bizim için uzaklardan yeni gelmiş bir misafirken ve onun hakkında sadece kulaktan dolma bilgilere sahipken dışarı çıkmak herkes için ürkütücüydü, o nedenle herkes evde oturup kendine farklı uğraşlar edinmeyi seçti. Gelgelelim, dışarıya çıkmanın izinli olduğu belirli günlerde ya da normalleşme adımları konuşulmaya ve şehirlerin yeniden açılma stratejileri açıklanmaya başladığında kamusal alanlara doğru neredeyse kitlesel akınlarla karşılaştık. Kısıtlamaların ilk günlerinde güvercinlere, kedi ve köpeklere kalan açık alanlar izin çıkar çıkmaz insan seliyle karşılaştı. Artık Beşiktaş Meydan’da yaya geçidinden yolun karşısına geçmek cesaret gerektiriyordu. Arnavutköy sahili balık tutanlar ve oltalarıyla dolup taştı, Caddebostan’daysa iğne atılsa yere düşmeyecek bir kalabalık vardı.
Verilerle kamusal alan: Nisan ayında Gehl People isimli kentsel strateji ve tasarım şirketinin başta Danimarka olmak üzere farklı ülkelerden 2023 kişiyle yaptığı bir araştırma, kamusal alanla ilgili fikirlerimizi sorgulatma amacında. Araştırmayı, sokağa çıkma yasakları sırasında ve sonrasında kamu koşullarını gözlemlemek için yaptıklarını belirtiyorlar. Sonuçların arasından bazıları şaşırtıcı. Örneğin, katılımcıların %35’i, pandemi boyunca gıda alışverişi gibi zorunlu ihtiyaçlar dışında hiç dışarı çıkmadığını belirtiyor. Katılımcıların kamusal alanlarla ilişki kuran %65’iyse ihtiyaçlarını gidermek dışında yakın çevrelerindeki sokak ve caddeleri, mahallelerindeki parkları ve apartmanlara ait küçük yeşil alanları kullanmış. Kamusal alanları aktif kullanan kitlenin kalabalıktan en çok rahatsızlık duyduğu alanlarsa mahallelerindeki parklar, sokaklar ve özellikle kaldırımlar.
Post-pandemide şehir: Kaldırımlarda yürümenin insanları rahatsız edebildiği, yeşil alanlarınsa şehrin kaybettiği sosyal ve fiziksel iyi olma hâlini geri kazandırabilecek yegâne mekânlar olarak yeniden doğmaları bize “kentsel dönüşüm”ü sorgulatmalı diye düşünüyorum. Son 20 yılda hızlı ve yıkıcı bir yeniden inşa edilme hâli içindeki İstanbul’da kamusal alanı bu kaygılar bağlamında tasarlamak mümkün olabilir mi? Kişi başına 1 metrekare yeşil alanın düştüğü İstanbul gibi bir şehirde, psikolojik açıdan iyileştirici sosyalleşme alanlarına dönüşen bu mekânları koruma görevi artık eskisinden de büyük önem taşıyor.
Bu yazı 17 Ocak 2021 tarihinde Aposto! İstanbul'da yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto! yayınlarından bir koleksiyon sayısıyla karşınızdayız: Popüler müzik tarihinin en belalı şarkılarından: Bitter Sweet Symphony'nin hikâyesi, kahve endüstrisinin perde arkasında yaşananlar ve dahası.
01 Oca 1970

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



