
Devrimden bir süre sonra hafızalardan direniş fikri silinmeye başlar ve İstanbul'da kalan meslek sahibi mülteci Ruslar çeşitli işler kurarak hayata tutunmayı başarırlar. Özellikle Beyoğlu ve Galata bölgelerine yerleşen Ruslar, kentteki kültür, edebiyat, sanat, eğlence, moda ve yemek gibi sektörlerin gelişmesine katkıda bulunur. Ahmet Hamdi Tanpınar, Beyoğlu'nun değişmeye başlayan çehresini şu şekilde ifade eder:
"Beyoğlu’nda bir yığın lokanta, bar, dansing açılmıştı, ağırbaşlı İstanbul efendilerinin bir vakitler gazetelerini okuyarak, alçak sesle dünya gidişi hakkında bedbinliklerini birbirlerine naklettikleri, sabah kahvesi ve akşam çayı içtikleri İstanbul kahveleri manzaralarını değiştirmişlerdi. Beyaz Kafkas ceketli, ayağı siyah çizmeli, bol pudra içindeki kumral ve beyaz yüzleri düz çizgili, ince, eski hanımlarımızın kullandığı yemenileri andıran eşarplara sarılmış narin Rus kadınları ve kızları, çoğu prenses, kontes, yahut, yüksek burjuva ailesine mensup olduklarını iddia ediyorlardı!"
Ruslar Beyoğlu'nun modernleşmesine katkı sunan mağazalar, pastaneler, fırınlar, kasaplar, çamaşırhaneler, avukat büroları, dişçi ve doktor muayenehaneleri gibi yüzlerce işletme açarlar. Bununla birlikte seçkin restoranlar, kabareler, kafeteryalar da kentte görülmeye başlar. Ruslar tüm bu yönleriyle Beyoğlu'nun sosyal, kültürel ve ekonomik hayatında derin izler bırakır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Karaköy’de çatı katlarında kubbeli Rus kiliseleri olduğunu biliyor muydunuz?
30 Ara 2022

YAZARLAR

Strolling Istanbul
İstanbul’un kültürel mirasına dair araştırma ve keşif notları. Her ayın birinci ve üçüncü cuması.
İLGİLİ OKUMALAR


