korunma hak mıdır?

Elbette, fakat evlenmek işin içine girdiğinde korunma hak olmaya devam etse de, pratikte resim biraz değişiyor...
korunma hak mıdır?

23 ağustos - OKEY - MM
OKEY ile birlikte

-Anda mıyız? - OKEY Rötar : Andayız. “Normalde böyle olmazdı, niye böyle oldu ben de anlamadım…” tadında bir cümle kulağınıza iliştiyse doğrudur veya değildir, bilemeyiz. Sonuçta ter dökmeye gerek yok, onun yerine gücünüzü sonraya saklayarak OKEY Rötar 'la anın tadını birlikte çıkarabilirsiniz. Peki konuya nereden geldik? Toplumda cinsel sağlık bilinç düzeyinin artırılması ve doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi gibi önemli sorumlulukları üstlenen OKEY , Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya dikkat çekiyor. Erkeklerin gecikmek için ne düşündüklerini soran araştırmada; iş ya da işte yapılacakları düşünmek, çekici bulmadıkları birini düşünmek, spor ve belli aktiviteleri düşünmek, matematik problemleri çözmek, alakasız nesneleri düşünmek gibi cevaplara rastlanıyor. Hâl böyle olunca OKEY de boş verin tuvalet terliğini, iki bilinmeyenli denklem çözmeyi, halı sahada kuracağınız kadroyu düşünmeyi diyor ve OKEY Rötar ’la anda kalarak tadına varılacakların keyfini çıkarmayı tavsiye ediyor. Neden önemli? Rutin şekilde olumsuz duygular uyandıran düşüncelere kendinizi kaptırmak, ileride deneyimlenebilecek hazzın seviyesini azaltabiliyor ya da nötralize edebiliyor. Anda kalmamak bireysel tatmin hissini azaltabileceği için birlikte yaşanacak tatmini ve partnerle iletişimi de olumsuz etkileyebiliyor. Gecikmek için başka şeyler düşünmek yerine siz de OKEY Rötar 'la anın keyfini sürebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Korunma hakkı

Korunmak elbette ki bir haktır. Korunmaktan kasıt, hem istenmeyen gebelikten hem de cinsel yolla aktarılabilen enfeksiyonlardan (CYAE) korunmaktır. CYAE’den korunmanın temel sağlık hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, enfeksiyonlardan korunma hakkı var. Aşılama süreci de bu bakımdan kamusal halk sağlığı kapsamına girer. Gebelikten korunma meselesi de benzer şekilde üreme(me) hakkı kapsamındadır. Herkesin ebeveyn olmak ya da olmamak konusundaki takdir yetkisi kendisine ait. Dolayısıyla elbette gebelikten korunma bağlamında da korunma bir haktır. Evlenmek işin içine girdiğinde tabii tüm bunlar hak olmaya devam etse de, pratikte resim biraz değişiyor.

Evlilik ve korunma 

Türk Hukukunda evlilik aile kurmak bağlamında düzenlenen bir kurum. Aile kurmaktan kasıt da büyük ölçüde anne, baba ve çocuğu içeriyor. Sadece karı koca olmak değil, ebeveyn olmak da aile kapsamında değerlendirilen bir müessese. Bu doğrultuda kişilerin evlenme maksadının çocuk yapmak, çocuk yapmanın evlilik kurumu için bir temel ihtiyaç, bir temel unsur olduğu kabulü var yargı makamları bakımından. Bunun çok somut bir örneğini bir Yargıtay kararında görüyoruz. Eşlerden kadın olan polikistik over sendromuna (PKOS) sahip ve çocuk sahibi olmasının önünde bir takım zorluklar olabileceği ihtimalini evlenmeden önce de biliyor. Ama müstakbel eşine söylemiyor. Müstakbel eşi de bunu sonradan öğrendiğinde, “Ben bunu baştan öğrenseydim bu evliliği gerçekleştirmezdim” diyerek boşanma davası açıyor ve mahkeme kadının bunu evlilik öncesinde söylememiş olmasını kusur kabul ediyor. Çünkü hukukun gözünde evliliğin varlık amacı çocuk yapmak bağlamında değerlendiriliyor. Bu çerçeveden baktığımızda evlilik dahilinde çocuk sahibi olmayı istememek, Yargıtay’ın makul gördüğü bir durum değil. Eşlerden birinin çocuk sahibi olmayı istememesi sebebiyle- “Ben istiyorum, o istemiyor, o yüzden de boşanıyoruz, evlilik birliğimiz temelden sarsıldı” dediğiniz noktada da bu da bir haklı sebep olarak görülüyor; yani o çocuk istemiyorsa sen de evli kalmayı istememekte haklısın gibi bir yargı var.

Üreme hakkı, korunma ve evlilik bağlamında bir diğer başlık şüphesiz kürtaj konusu. Türkiye’de evli kadının kürtaj hakkı kısıtlanmış durumda; kocasının iznine tabi. Dolayısıyla evli olmayanla evli olan kadın arasında bir ayrım var. Kocasının izni olmaksızın evli kadın kürtaj olamıyor. Burada kadının beden bütünlüğüne bir saldırı görüyoruz. Ebeveyn olmak istemeyen, anne olmak istemeyen kadının kocası rıza vermediği için anne olmak zorunda bırakılması hali söz konusu; korunma hakkının, anne olmama hakkının ihlal edildiği bir kanuni düzenleme. Kurumsal anlamda söz konusu olan bir cinsel şiddetten söz edebiliriz bu bağlamda.

Evlilik ve korunma bağlamında CYAE’nin bir de sadakat yükümlülüğü bağlamında değerlendirildiği senaryolardan söz edebiliriz. Şöyle ki kişi evlendiği partnerine karşı cinsel sadakat yükümlülüğü ile bağlı, bir başka ifadeyle tek eşli olmayı taahhüt ediyor. Dolayısıyla gebelik konusunda bir çekincesi olmayan veya sair bir korunma yöntemi kullanan bir taraf nasılsa tek eşli oldukları ön kabulüyle ilave bir korunma yöntemine ihtiyaç duymamış olabilir. Bu halde yine de CYAE ile karşılaştığı durumda eşinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin karine ortaya çıkabilir. Zinanın (evli kişinin eşinden başka bir kimseyle cinsel ilişkiye girmesi) mutlak boşanma sebebi olmasının yanı sıra evlilik birliğine dair temel değerleri sarsmış olması sebebiyle de ihlal edilen tarafın ağır kusurundan söz edilebilir. Bu husus elbette bazen temastan yıllar sonra ortaya çıkabilen HPV gibi enfeksiyonlar bakımından olay özelinde değerlendirilmelidir.

Türkiye’de izinsiz prezervatif çıkartmanın yasal çerçevesi

Türkiye’de izinsiz prezervatif çıkartmak ile ilgili somut bir düzenleme yok. Fakat, cinsel yolla aktarılabilen bir enfeksiyon ile yaşadığını bilen ve bunu partnerine söylemeyen, bunu önlemek için korunmayan ya da onaysız prezervatif çıkaran kişiler kasten yaralama suçu işlediği ya da kasten yaralama suçunu işlemeye teşebbüs ettiği bağlamında değerlendiriliyor. Türk Ceza Kanunundaki kasten yaralama suçu ya işlenmiş ya da işlenmeye teşebbüs edilmiş varsayılıyor. Dolayısıyla, CYAE ile yaşayan kişinin partnerini bilgilendirme yükümlülüğü ya da doğrudan korunma yöntemlerini uygulama yükümlülüğü var diyebiliriz. Aksi takdirde -tamamen tedavisi mümkün olmayan kronik enfeksiyonlar özelinde- bir suç kapsamında değerlendirilmesi mümkün olur.

Onay almaksızın prezervatif çıkartmanın CYAE’nin yanı sıra gebelik ihtimali de barındırması söz konusu. Buna ilişkin bir kanuni düzenleme yok. Ben bir vasıflandırma da yapamıyorum, böyle bir emsal karara da rastlamadım. Bir kişinin rızası dışında hamile bırakılması gibi bir suç tanımı yok. Cinsel ilişkiye onay vermek-vermemek bağlamında elbette bir suç tanımı var. Onay varsa ilişkidir, onay yoksa cinsel saldırıdır gibi. Ama bu örnekte cinsel ilişkiye dair bir onay zaten var, prezervatifin çıkarılmasına onay yok. Prezervatifin çıkarılması fiili anlamda bir suç teşkil etmiyor. Neticesi itibariyle bir suç teşkil edebilir, yukarıda CYAE kapsamında konuştuğumuz gibi. Kişinin rızası dışında gebe kalması halinde de böyle bir kategori suç aslında yok. Bunu ancak CYAE bakımından değerlendiriyor kanun. Cinsel ilişkiye onay veren tarafın gebe kalma ihtimalini de göze aldığı kabul edilebiliyor. Hiçbir korunma yönteminin gebelik söz konusu olduğunda yüzde yüz korumadığı senaryoda bile, onayın davranışlara ve durumlara özel olduğunu düşündüğümüzde, partnerli cinsel tüm davranışlarda olduğu gibi, korunmak, korunmamak, ne zaman ne şekilde korunma yöntemlerinin kullanılacağı da onay bağlamında değerlendirilmeli. Başka ülkelerde onaysız prezervatif çıkartmaya yönelik yasal düzenleme ve yaptırımların örnekleri var. Son olarak, izinsiz prezervatif çıkartmanın mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinden destek aldığı ve bunları daha çok körüklediğine de dikkat çekmekte fayda var. 

Gönüllü sterilizasyon

Korunma hakkının üreme hakkı bağlamında değerlendirilmesi esastır. Üreme hakkı üreme yeteneğine (üreyip üreyememe haline) dair olduğu kadar, bu yeteneğin ne zaman ve nasıl kullanılacağına karar verme özgürlüğünü de kapsar. Gönüllü sterilizasyon dediğimiz üreme yeteneğinin sona erdirilmesi kadınlarda tüp ligasyonu (halk arasında tüplerin bağlatılması olarak geçer) ve erkeklerle vazektomi olarak karşımıza çıkar. Hukukumuzda her iki uygulama bakımından da kişinin evli olması halinde eş rızası gerekmektedir. Bu uygulama her ne kadar cinsiyetten arındırılmış gibi görünse de vazektomi oranının çok düşük olduğu, tüp ligasyonunun ise sık kullanılan yöntemler arasında yer aldığı düşünüldüğünde açıkça kadının beden bütünlüğüne müdahale olarak değerlendirilmelidir. Sadece evli insanlar bakımından böyle bir koşulun varlığı yine hukukumuzda evliliğin üreme temelli algılandığının da bir ikrarıdır. Korunma hakkının kullanılabilmesi bakımından elbette ki devletlerin de pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Korunma yöntemleri erişilebilir olmalı, vergi muafiyeti taşımalı ve her çeşit yöntemin ülke sınırları içinde mevcut olması gerekmektedir. Bir hakkın hak olarak tanınması yetmez, uygulanabilir olması için de devletin üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

müstehcen mecmuamüstehcen mecmua

BÜLTEN SAYISI

onay ve korunma

cinsel ilişkiler, evlilikler, seçimler ve haklar nezdinde onay ve korunma neye benzer?

23 Ağu 2023

OKEY ile birlikte
Beril Ateş

YAZARLAR

Aslı Karataş

Yazar @ Müstehcen Mecmua

müstehcen mecmua

ayıpsız, tarafsız, tuzaksız, bilime dayalı, yeni nesil cinsellik rehberiniz.

İLGİLİ OKUMALAR