

Sorumlu bir sosyal kurum olma hedefiyle kültür sanat ekosistemiyle dayanışma içinde: Mey | Diageo Kendisini bulunduğu kültürel mirasın bir taşıyıcısı olarak gören ve bu köklü kültürden beslenen Mey I Diageo , kültür-sanat alanındaki paydaşlarına çeşitli ve kapsamlı destekler vererek birlikte sosyal fayda yaratacak projeler hayata geçirmeye ve onlarla daima dayanışma içinde olmaya öncelik gösteriyor. Mey I Diageo, bu uzun ömürlü dayanışma yaklaşımını; her zaman sunmaya hazır olduğu destek, kültür-sanat alanında kurduğu beraberlikler ve ortak sevinç ve hüzünlerin paylaşıldığı bu topraklara bıraktığı kalıcı projelerle gözler önüne seriyor. Bugünün bülteninde sizleri bu değerli projeleri yakından tanımaya davet ediyoruz. Mey I Diageo, 2010 senesi itibarıyla sanatı herkes için erişilebilir kılma gayesiyle çalışmalarını sürdüren; sanatın her alanını kapsayan programlarıyla canlı ve uzun ömürlü bir kültür ve yaşam platformu olan ARTER’in 2021 yılında ilk kurumsal üyesi oldu. Birçok tiyatroya destek vererek farklı oyunlara ev sahipliği yapan KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu, pandemi koşullarında güvenli bir etkinlik alanı sunarak sanatseverleri ve tiyatro emekçilerini bir araya getiriyor. KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nun tek kurumsal destekçisi olan Mey I Diageo, KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda 2020 yılında toplam 19 oyunda 10 bin tiyatroseverin ağırlanmasına, geçtiğimiz sene ise 20 oyunun sahnelenmesine destek verdi. Kurum ayrıca, 2 Şubat 2022’de Baba Sahne’de perdelerini ilk defa açan, 2017 yapımı El Bar adlı filmden esinlenerek sahneye konulan Taxim isimli oyunun da kurumsal destekçisi oldu. Mey I Diageo, tiyatroya olan desteğini 2021 yılında Tiyatro Kooperatifi’nin geliştirdiği “Bizde Yerin Ayrı” kampanyasına destek vererek ve “Yaz Buluşmaları” kapsamında Ataşehir Programında yer alan oyunlara bilet satın alarak sürdürdü. “Bizde Yerin Ayrı” kampanyası sayesinde 33 tiyatroyla dayanışma sağlanırken şirket tarafından satın alınan biletler, tiyatro kültürünün genç çevrede yaygınlaştırılmasına öncülük etmek amacıyla yıl içerisinde staj için kuruma başvuru yapan üniversite öğrencilerine armağan edildi. Şirket, Zorlu PSM’nin kültür-sanatı uzun ömürlü kılmak üzere faaliyete geçirdiği projelerine destek vermek amacıyla 2019 yılından bu yana Altın Koltuk Projesi’nin destekçisi . Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştiren Mey I Diageo, Eylül 2021’de Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği’nin 10’uncu edisyonunu gerçekleştirdiği Pembe Hayat Kuir Fest Film Festivali’nin kurumsal sponsoru oldu. Mural sanatçısı Onur’un (@onurpainting) Berlin ve Londra’da bulunan duvar resimleri, Aralık 2021 itibarıyla Mey I Diageo öncülüğünde yurt dışındaki sanatseverlerle buluştu. Tarım ve gastronomi alanları gibi kültür ve sanatın da doğal olarak işinin ve ekosisteminin önemli bir parçası olduğunu her zaman dile getiren Mey I Diageo, apéro Bülteninin geçtiğimiz nisan ayında açık artırmaya çıkardığı, genç sanatçı Cenk Güngör imzası taşıyan dünyanın ilk rakı NFT’sini satın alarak şirketin hâlihazırda arşivinde bulunan birçok kültürel tarihi objeyle beraber koleksiyonundaki yerini aldı. Mey I Diageo ayrıca, Türkiye’nin ilk ve son viski markası olan Ankara Viskisinin tasarımcı Erhan Özden’in elinden çıkan NFT’sini de dijital sanat koleksiyonuna kattı. Kendisini yüzyılların getirisiyle oluşmuş bir kültürün mirasçısı olarak gören ve bunun bilinciyle hareket eden Mey I Diageo, bir kültür arşivi oluşturulması dileğiyle Rakı Ansiklopedisi , Rakı Gastronomisi , Tan Morgül’ün Rakı and Fish kitabı, Metin Solmaz’ın Mehmet Teoman- Anılar saçılmış odaya, her yere kitabı, Şengün Kılıç Hristidis’in Kadehlerdeki Dudak İzleri kitabı, Murat Meriç’in Hayat Dudaklarda Mey kitabı ve Vefa Zat’ın gastronomi dünyasına ışık tutan kitaplarına desteğini sundu.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Varlık Dergisi, geçtiğimiz günlerde "Hepimiz bir darboğazdayız." ifadelerine yer verdiği ve ekonomik krizin basılı yayınları tehdit altında bırakmaya başladığı zamanı yeniden hatırlattı. Varlık, "Bugün desteğiniz her zamankinden daha önemli bizim için. Varlık'a abone olduğunuzda sadece bir dergi edinmiş olmazsınız, geçmişten günümüze Türkiye'de edebiyatın, kültür sanatın da yakın bir izleyicisi olursunuz." açıklamasında bulundu. Notos da mart-nisan sayısı için okurlarını "Bir destek ürünü tasarladık. Bu ürünü aldığınızda Notos'un kâğıdını birlikte satın almış, basım ücretini birlikte karşılamış olacağız. Notos'un yakın geleceği, dolayısıyla ömrünün uzun olması için bu desteği önemli görüyoruz." sözleriyle desteğe davet etti.
Dergâh da yayınlarına ara verdiğini "Bütün dünyada gözlemlenen kâğıt tedarikinde yaşanan zorluklar ve içinde bulunduğumuz şartlar dolayısıyla Dergâh Dergisi yayınına ara veriyor." şeklinde duyurdu.
Enflasyonun Nisan 2002'den bu yana en yüksek seviyeyi gördüğü Türkiye'de, edebiyat dergileri sahadan çekilmeyi reddederken toplumun kültürel belleğini şekillendiren bu ürünlerin önemini, yayına ara vermelerini ve kapanmalarının kültürel sonuçlarını Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Murat Gülsoy ve Doç. Dr. Zeynep Uysal'la konuştuk.
Kurumsallaşmış edebiyat dergilerinin yeri
Türkiye'de edebiyat dergilerinin 19'uncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren önemli bir mecra olarak görülmeye başlandığını belirten Uysal, edebiyat ürünlerinin ülkenin kültürel ve toplumsal kimliğini oluşturduğunu söylüyor. Uysal, dergilerde yalnızca edebi tartışmaların olmadığını aynı zamanda Türkiye'nin toplumsal, politik ve ekonomik iniş çıkışlarının izlerinin de görülebileceğini ifade ederken Varlık Dergisi'nin Türkiye tarihine tanıklık ettiğinin altını çiziyor. Edebiyat dergisi yayımlamanın meşakkatli bir iş olduğunu da hatırlatan Uysal, 2000'li yıllara gelindiğinde dijitalleşmeyle birlikte dergiciliğin darbe aldığını düşünüyor ve pek çok derginin bu dönemde kapandığına işaret ediyor.
Bu süreçte Varlık, Notos ve Dergâh gibi dergiler yayın hayatına devam ediyor. Ortaya yeni dergiler, yeni bir yayıncılık anlayışı da çıkıyor. Uysal'a göre, Kafa ve Ot gibi dergilerin dijital mecralarla uyumu, sosyal medya kültürüne yakınlığı dergiciliğin biçim değiştirmesini de beraberinde getiriyor. Uysal, "Kurumsallaşmış edebiyat dergilerinin yeri başka." diyor. Varlık, Notos ve Dergâh'ın eleştiri kurumunun yaşatıldığı yerler olduğunu söyleyen Uysal, basılı yayınların "mutlaka" devam etmesi gerektiğini belirtiyor.
Kültürel çölleşme riski
Gülsoy ise edebiyat dergilerinin yaşadığı geçiş sürecinin göründüğünden daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini söylüyor. Bu durumu kültürel çölleşme olarak adlandıran Gülsoy, 1992 ve 2002 yılları arasında Hayalet Gemi isimli derginin çıkarılmasında rol üstlendiğini ancak derginin 90'ların sonunda kapandığını dile getiriyor. Kuşkusuz ki ülkedeki ekonomik koşulların yarattığı belirsizlik, yayıncılık sektörünü farklı zaman dilimlerinde benzer sorunlarla yüzleştiriyor. Gülsoy da "Türkiye'de bizim hayatımız hep kesintilerle sürüyor." derken bugün basılı yayınların geldiği noktanın yıllar öncesinden çok da farklı olmadığını vurguluyor.
Dergiciliğin dijital platformlara taşınmasının da bir çözüm olmadığını savunan Gülsoy'un "İnternet ortamında verilerin yok olması, uçup gitmesi çok kolay." sözleri akıllara bir kütüphanede kitapların arasında kendini kaybetmiş bir insanı getiriyor. Dijital mecraların kırılgan olduğunu söyleyen Gülsoy, bir kitabın bir kütüphanede fiziksel olarak varlığını sürdürmesini hâlâ önemsediğini belirtiyor. Gülsoy, nesnenin insan üzerindeki dramatik etkisini değerli bulduğunu aktarıyor. Kültürün ve nitelikli kültür ürünlerine ulaşmanın bir lüks olduğuna da değinen Gülsoy, edebiyat dergilerinin kaybolmasının sonuçlarını değerlendirirken "Yaşam içinde anlam bulamayan insanlar yığınına dönüşürüz." ifadelerini kullanıyor.
Toplumsal hafızanın üretildiği ve kayda alındığı edebiyat dergilerinin yaşamını sürdürmesi için uğraşmak gerektiğini dile getiren Uysal da dergilerin geleceğine yönelik umutlu bir bakış açısı çiziyor:
"Edebiyat dergiciliğinin yok olacağını düşünmüyorum. Bence önem verdiğimiz, bizim hayatımızda son derece yeri olan dergiler yaşamlarını sürdürecekler. Desteklerle bu dönemi atlatmaya çalışacağız."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Bu hafta sonu gündemde; edebiyat dergilerinin yayınlarına ara vermesi, Guy Ritchie'nin yeni filmi ve Venedik Bienali'nden haberler var.
05 Şub 2022

YAZARLAR

Janset Atacan
Former editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





