Kulüp: Türk Dram Hikayeciliğinin Gelişen Statikliği

Dün gece ilk defa "Kulüp"ün iki bölümünü izleyebildim. Beğendiğim kısımları ve beni hayal kırıklığına uğratan kısımları oldu. Bunları kısaca sizlerle paylaşmak isterim.
Kulüp: Türk Dram Hikayeciliğinin Gelişen Statikliği

Yaratıcılığını Zeynep Güray Tan'ın üstlendiği ve baş rollerinde Gökçe Bahadır, Barış Arduç, Salih Bademci gibi pek çok isimin bulunduğu yapımın hikayesi, 1950ler Pera'sında geçiyor ve birkaç karakterden oluşan arkıyla bize çeşitli yaşam mücadelelerini anlatıyor. Ana arkında yoğunluklu olarak Seferad Yahudileri'nin hikayelerine odaklanılıyor ve bu da pek çok yazar tarafından bir ilk olarak tanımlandı. 

Öncelikle ilk bölümün karakter hikayelerini oturtmak adına çok yavaş ilerlediğini söylemek isterim. Pek çok karakterin kim olduğunu ve hikayenin neresinde olduklarını takip etmek epey zor. Gizem yaratılmak istenmiş ama uygulamaya geçince yerini biraz anlama zorluğuna bırakmış. Durum böyle olunca ve hikaye de oldukça ağır bir konuyu takip edince, diziye ilk bakışta bağlanmak biraz zor oluyor. 

Bir diğer husus ise trajik hikayeler anlatırken hayatın içinden gelen bir komedi unsurunu atlıyor olmak. Bu fazlasıyla ustalık gerektiren bir meziyet ve elbette ki her yapımda bulmamız güç. Ancak bana kalırsa bu Türk yapımların en büyük eksiği. Saf drama ve saf komedi konusunda başarılı olduğumuz söylenebilir ama ikisini bir araya getirip, daha oturaklı işler çıkarmaya henüz hazır değiliz. Yaratıcılığını Zeynep Günay Tan'ın üstlendiğini düşünürsek, hikayenin drama unsurlarının özellikle Türk izleyici kitlesine çok uygun olması pek şaşırtıcı değil. Tan'ı Öyle Bir Geçer Zaman Ki'den de tanıyoruz. O da çok başarılı bir işti ancak benim takıldığım nihai nokta, bu tarz işlerin çok trajik hikayeler anlatması ve bu şekilde de kimi seyirciyi kendinden uzaklaştırması. 

Kaynak: Habertürk


Biraz da sevdiğim şeylerden bahsedeyim. :-) Kimi izleyicinin belki bu diziye denk gelmese açıp da bu dönemi ve dönemin azınlık olarak adlandırılan çoğunluklarının hikayelerini araştıracağı yok iken bu dizi ile böyle bir merak kapısı açılmış oldu. Film ve dizilerin en çok bu yanı beni etkiler ve "Kulüp" de bu konuda öncülük ettiği için bence her şekilde izlenmesi ve şahsi yorum geliştirilmesi gereken bir dizi. Öte yandan, dekor, kostüm ve oyunculuk adına mükemmele yakın bir iş çıkarıldığını düşünüyorum. Detaya olabildiğince dikkat edilmiş ve dizinin temsil ettiği kitlenin farkında olunduğu çok belli. Gerek kamera açılarının dönemin meşhur eserlerine homage'da bulunması, gerekse karakterlerin birkaç dil arasında geçiş yapması, bu detaycılığa kanıt. 

Bence keyfinizin çok kaçık olmadığı bir gece, bir bölümüne kesinlikle bakın. Yorumlarınızı paylaşmak isterseniz, ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Show BusinessShow Business

BÜLTEN SAYISI

3...2...1...Hareket!

Oyun Dünyası; sette at peşinde koşmak; "Kulüp" ve dönem dizilerinin durumu; Podcasting ve Neden Önemli

17 Kas 2021

Kronos News

YAZARLAR

Show Business

Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR