Avrupa'da karapara ile mücadele

(Görsel: Bloomberg HT)
Küresel ekonomik çıktının yıllık bazda yüzde iki ila beşinin aklandığı ve Avrupa'da yasadışı varlıkların genel kurtarma oranının sadece yüzde bir olduğu tahmin ediliyor. Karapara aklama suçuyla mücadele uzun zamandır öncelik verilen bir konu olsa da, şimdiye dek bu alandaki başarılar sınırlı oldu. Bununla birlikte yolsuzluk suçları her geçen gün artıyor ve bazı durumlarda kanunların yeterli olmadığı göze çarpıyor. Öte yandan son yirmi yılda, aklama suçunun ölçeği çok genişledi. Artık sadece aklama suçu ve uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili gelirler değil; aynı zamanda vergiden kaçınma, terörün finansmanı, insan kaçakçılığı ve devlet destekli veya kurumsal ölçekli rüşvetler de kapsama alındı.
Deyim yerindeyse teknolojik ilerleme, karapara aklamanın yollarını ve imkanlarını da artırdı. Buna paralel, Avrupa Komisyonu'nun yakın dönemli planları arasında yasal ve düzenleyici yeni girişimler olduğu; karapara aklama suçunu denetlemek için tek bir otorite oluşturulması da gündemde. Zira karapara aklama suçunun tespiti için yeni metotların geliştirilmesine ihtiyaç bulunuyor. Söz konusu metotlar gerçek anlamda riske dayalı bir düzenleyici çerçeve ile denetçiler, finansal istihbarat birimleri ve adli makamlar arasındaki işbirliğinden doğmalıdır. Bu itibarla, şüpheli işlemleri tespit etmek için hem özel sektörde hem de özel sektör ile kamu sektörü arasında işbirliğinin sürekli şekilde pekiştirilmesi gerekmektedir. Veri gizliliğine, yetkinlik alanlarına ve serbest rekabete özen gösterilerek; teknolojiden geniş ölçüde yararlanılabilir.
Bu kapsamda evvela düzenleyici taraf ele alınmalıdır. Karapara aklamayla mücadele direktiflerinin kapsamlı bir fayda - maliyet analizinin yapılması, daha etkili bir yaklaşıma uzanan yolu bizlere gösterebilir. Bankacılık sektörü, çok yüksek para cezalarının tehdidiyle şüpheli işlemleri tespit etme ve yetkililere bildirme konusunda ön sıralarda yer alıyor. Ancak özel sektör tarafından tespit edilerek finansal istihbarat birimlerine bildirilen şüpheli işlemlerin yüzde 95 ila 98'i yanlış pozitiftir (false positive), özetle pek az vaka gerçek bir kovuşturmaya konu edilir.
Diğer bir sorun, nakit işlemleri ve şüpheli işlem bildirimlerini inceleyen ve ciddi vakaları kolluk kuvvetlerine ileten finansal istihbarat birimleriyle (FIU) alakalıdır. Bu birimler üye devletler arasında farklı şekillerde organize edilir, farklı miktarda kaynak sağlanır veya personel çalıştırılır. Avrupa Birliği (AB) nezdinde bu birimler arasında daha fazla uyum ve işbirliğinin sağlanması, yeni bir düzenleyici otorite oluşturmaktan daha acildir. Aslında, 1995'te Brüksel'de oluşturulan ve fakat idari yaptırım gücü olmayan Egmont Grubu’nun temel amacı; ülkelerin karapara aklamayla mücadele sistemlerini geliştirebilmelerine yardımcı olup, uluslararası bilgi değişiminin önündeki engelleri kaldırmaktır. Söz konusu yardım kapsamında finansal istihbarat birimlerine teknolojik yardım, eğitimler, tecrübe ve bilgi aktarılmasının yanı sıra uluslararası bilgi değişiminin geliştirilip, sistematik bir yapıya kavuşturulması planlanmaktadır. Ancak geçmiş tecrübeler, bu yapının yeterli olmadığına işaret etmektedir. Bu bağlamda uyum çabalarına, örneğin şüpheli işlem bildirimleri için tek bir standart şablon oluşturulması ile başlanabilir.
Son olarak, şirketlerin ve gerçek faydalanıcılarının (beneficial owners) sicil kayıtlarının daha iyi kurgulanması ve tüzel kişilik tanımlayıcılarının (legal entity identifiers) daha yaygın şekilde kullanılması gerekmektedir. 2008 küresel krizinden sonra oluşturulan bu yöntemlerin Batı ülkelerindeki kuruluşlarda kullanımı henüz yüzde iki ila yedi seviyelerinde.
Bu aşamada tek bir karapara aklama ile mücadele ajansının oluşturulması, elbette yeni beklentiler doğuracaktır. Fakat tüm bunlar, öncelikle AB ülkelerinin şimdiye dek yapmak istemediği şekilde yargı prosedürlerinin ve cezai suçların daha fazla uyumlulaştırılmasını gerektirecektir. Görünen o ki, asıl zorluk da buradadır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Ersin Şenel
Çıkarların değil, etik ilkelerin yaşama egemen olması için...
İLGİLİ OKUMALAR



