Kurtlar dağdan inince

Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
Biray Kolluoğlu, Evren M. Dinçer, Zafer Yenal
Kurtlar Avrupa’ya geri dönüyor. Evet, yanlış okumadınız. 19. yüzyıl sonrası yok olmanın eşiğine gelen kurtların sayısı son yıllarda giderek arttı. Avrupa’da 2012’de 11 bin olan kurt popülasyonu, 2023’te yüzde 81 artışla 20 bin 300’e ulaştı. Danimarka, Almanya, Belçika, İsviçre, İspanya gibi birçok Avrupa ülkesinin özellikle kırsal bölgelerinde kurt görmek veya kurtların izine rastlamak artık pek şaşırtıcı değil.
Tabii bu durum ısınan havalarla, bozulan çevre koşullarıyla ilgili olumsuz haberlerin nefesimizi kestiği bugünlerde bir nebze ferahlatıcı gelebilir. Ne de olsa korumaya ya da canlandırmaya dair herhangi bir müdahale olmaksızın nesli tamamen tükenmek üzere olan bir hayvan türünün neredeyse bir yüzyıl sonra geri geldiğine şahit oluyoruz. Bilim insanlarının yeniden yabanıllaşma (rewilding) diye adlandırdığı sürecin en yeni örneklerinden diye düşünebiliriz ya da en basitinden doğa kendi kendini onarıyor diye sevinebiliriz. Ama tabii doğayla ilgili herhangi bir şey “doğal” olmadığı gibi, bu süreç de hiç de öyle sessiz sakin “doğal akışında” yaşanmıyor! Kurtlar, giderek daha çok siyasileşen bir meseleye dönüşmüş durumda. Nasıl mı? Anlatalım.
Önce kurtların nasıl geri döndüğünden başlayalım. Cevap basit aslında: Gitmelerine yol açan koşulların değişmesiyle birlikte kurtlar geri geliyor. Tarım için açılan arazilerin bir kısmının zamanla terk edilmesi, özellikle 1970’lerden sonra kurtların yaşam alanını genişletiyor. Romanya gibi hâlâ sık ormanlıklara sahip yerlere sığınan kurtlar, yavaş yavaş eski tarım bölgelerinde çoğalmaya başlıyorlar. Tabii bu gelişmede çevre ve doğal hayatı korumaya dair artan ve sıkılaşan düzenlemeler ile daha doğacı bir bakış açısının gündeme gelmesi de önemli rol oynuyor.
Peki kurtlar nasıl siyasileştiler? Kurt bu, koyun kuzu görünce dayanamıyor, saldırıyor. Avrupa’da her yıl 65 bin civarı hayvan, kurtlar tarafından öldürülüyor. Bu da tabii özellikle yerel/bölgesel ekonomide hayvancılığın ağırlıklı olduğu yerlerde epey bir şikayete konu oluyor. Öyle ki geçen Aralık ayında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AB üye devletlerine dünyanın en eski sözleşmesi olan Bern Sözleşmesi’nde kurdun koruma statüsünün düşürülmesini teklif etmesi, çevreci örgütlerin büyük tepkisini çekti. Keza İsviçre’de de bir mahkeme, kurtların öldürülmesinin önünü açan bir hükümet kararını durdurdu.

bauernverband
Doğa koruma alanında çalışmalar yapan bilim insanlarına göre, insanların etobur vahşi hayvanlar da dahil olmak üzere başka canlılarla yaşamayı öğrenmesi gerekiyor. Özellikle de Avrupalıların! Yabanıl hayatta süreklilik ve biyoçeşitlilik gibi konularda, Afrika ve Asya’daki ülkeleri sorumluluk almaya çağırmaktan daha fazlasını yapmaları gerektiği ortada. York Üniversitesi’nden Hanna Pettersson, kurtların geri dönüşünü öngören alanların hazırlanmasının ve kurt popülasyonlarının proaktif bir şekilde yönetilmesinin önemli olduğunu belirtiyor. Burada da doğru yol, yerel toplulukları sürece ortak etmekten geçiyor. İhtiyaçların ve beklentilerin dile getirilebileceği katılımcı platformlar oluşturmak, kurtlardan etkilenen bölgeler arasında bilgi aktarımını sağlamak Pettersson’un önerdiği yöntemler arasında.
Konu sizin de ilginizi çektiyse, Pettersson’un kurtların geri dönüşüyle ilgili İspanya’da yaptığı araştırmayı, bizim de favori internet sitelerimizden olan The Conversation’da, “Wolves return to Europe” başlıklı podcast’ten dinlemenizi hararetle tavsiye ederiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Zappa Zamanlar“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hindistan’daki ineklerin muğlak kutsallığı ve kurtların bir asır sonra yeniden doğuşu üzerine…
21 Oca 2024

YAZARLAR

Zappa Zamanlar
“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla: Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…
İLGİLİ OKUMALAR
Kaybın ismini koymamıza rağmen gelecekten vazgeçmemek ve geleceği kurmak konusunda ısrarcı olmak. “Israr etmeliyiz” çünkü çocuklara ve gençlere hikâyelerini yazabilecekleri bir dünya borçluyuz.
26 Nis 2026

21. yüzyıl kültürü biçimsel bir nostaljiye hapsolmuş durumda. Geçmiş biçimleri yeniden paketlemek, zaten bilinen formülleri rafine ederek tekrar dolaşıma sokmak, tanıdık olandan şaşmamak... Mark Fisher'ın "geleceğin usulca yitişi" dediği olgu, “kültürün bugünü kavrayıp ifade etme kapasitesini yitirdiğine dair artan bir hisse” işaret ediyor.
12 Nis 2026

Bugün çoğu film, dünyayı anlamaya değil, onunla baş etmeye çalışan bireylerin duygusal evrenine çekiliyor. Bu yüzden de politik olan, sistemsel olan, yapısal olan arka plana itiliyor.
29 Mar 2026

Gastronomi, üretim zincirindeki eşitsizlikleri örten şık bir örtü yerine, bu eşitsizlikleri çözen bir kaldıraç olarak kullanılırsa; şehirler sadece bir "lezzet durağı" değil, belirsizlikler çağında "toplumsal direnç ve adalet merkezleri" haline gelebilir.
08 Mar 2026

“Bitti” dediğimiz o eski dünya düzeni, sadece askeri anlaşmalarla değil; bu tür “kalkınma” anlatılarıyla, mühendislerin hatıralarıyla ve hatta şairlerin sesleriyle örülmüştü.
15 Şub 2026



