Leylâ Erbil Edebiyatı Üzerine Önermeler

"Bitmeyecek bir anatomi dersidir onun yazısı."
Leylâ Erbil Edebiyatı Üzerine Önermeler

Düşünsel mücadelesi, psikolojik savrulmaları, varoluşunu belirleyen tüm unsurlar ve en nihayetinde yazma sürecinin bizatihi kendisi yazısının yaşamsal katmanlarını oluşturur. Dolayısıyla masada kesilip biçilen aynı zamanda yapıtın kendisidir.

 

Tüm yazdıkları büyük bir yapıtın parçalarıdır. 

Yapıtı bir bütündür. 

Öykülerden, novellalardan, romanlardan oluşan bir bütündür ki onlar da farklı seslerden, birbirinin içinden doğan ve bazen birbirinin sözünü kesen metinlerden oluşur. 

Yazısının sürekliliği bilinçli bir arayışın sonucudur.

Bu yüzdendir ki yapıtında bir araya gelen metinlerin oluşturduğu bütün her zaman başka bir bütünün parçasıdır. 

Kitaplarının içinden başka kitaplar doğarken yaşanan gerçekliğin baskısı eleştirel bir karşı duruşla dengelenir.

Böylece yapıt metinselliğini aşarak tarihsel ve toplumsal olana uzanır. 


Bitmeyecek bir anatomi dersidir onun yazısı. 

Teşrih masasında yatan gövde öncelikle yazara aittir. 

Düşünsel mücadelesi, psikolojik savrulmaları, varoluşunu belirleyen tüm unsurlar ve en nihayetinde yazma sürecinin bizatihi kendisi yazısının yaşamsal katmanlarını oluşturur. 

Dolayısıyla masada kesilip biçilen aynı zamanda yapıtın kendisidir. 

Yapıt tipografik müdahalelerle organlarına, dokularına ayrılmış bir metinler kolajı şeklinde yapılandırılır. 

Bu ayrışma hem yazının olanaklarını zorlayarak onu genişletir hem de yazarın kendi zihninin kıvrımlarında giriştiği kesip-biçme-analiz etme işlemlerini zenginleştirir. 

Anlatım olanakları genişlerken ortaya çıkan manzara bir savaş alanına benzer. 


Bilinçdışı süreçlerinin yapıtını şekillendirdiğinin farkındadır. 

Takıntı hem esir alır hem de gövdeyi diri tutar. 

Gizlenenin, saklananın, utanılanın, deliliğin yüzeye çıkması tüm metni belirleyen yaratıcı ve yıkıcı enerjiyi sağlar. 

Analiz ve inşa yazısının hareketini belirler. 

Böylelikle metnin dünyası bilindik olay örgülerinin dışına taşar. 

Yazarının da önceden kestiremediği, onun için de şaşırtıcı olduğu izlenimi yaratan sonuçlara ulaştırır.

Tarihin dışına atılmaya çalışılanları gövdesine davet eder. 

Gövde toplumsal kıyımlarla çivilenir teşrih masasına. 

Dışarısı içeriye taşınır. 


Sınırlarda çarpışırken dile karşı zor kullanır. 

Yazısı sürekli olarak kendi gövdesini parçalayarak dışına taşar. 

Verili kabul edilen en temel işaretleri bile yeniden tanımlamaya girişir. 

Türlerin sınırlarını yıkar, sayıklamalardan, gazete haberlerinden, kâbuslardan, itiraflardan, mitlerden, şarkılardan, masallardan, arkeolojik buluntulardan aynı anda hem şiir hem roman olabilen bir metin inşa edebilir. 

Muktedire ait mitlerin “bilgeliğine” savaş açar, siyasi ya da kültürel ikonları yerle bir eder.

Analiz ederken yıkar, okuyanı isyana ve yeniden inşa etmeye çağırır. 

Ezen insanın ezilen üzerinde yarattığı büyüyü bozmaktır amacı. 


Anlatısı zamanın ötesinden ses alır. 

Geçmiş uzak değildir. 

Tarih süreklidir, üstelik buradadır ancak dile getirilemez, kavrayıcı bir bellek inşa edilemez. 

Geçmiş, mekâna hapsolmuştur. 

Mekân, zamanın dilsiz belleğidir. 

Kazılması gerekir. 

Süregiden katliamların, işkencelerin, cinayetlerin susturduğu belleğin canlandırılması için sarsılması gerekir, bazen kırılan bir kalemin “çat” sesiyle, bazen bir delinin sayıklamaları ile. 

Bu seslerle gözlerini teşrih masasında açan gövde artık tüm bir coğrafyadır. 

Aynı zamanda o gövde: Üzerinde, altında, geçmişinde, geleceğinde yaşayan, yaşamış, yaşayacak halklardır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Notos DergiNotos Dergi

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Leylâ Erbil Edebiyatı Üzerine Önermeler

Murat Gülsoy yazıyor

13 Ara 2022

YAZARLAR

Murat Gülsoy

Yazar @ Notos

Notos Dergi

Uzun ömürlü ve bilinirliği yüksek, dinamik, günü yakalayan edebiyat dergisi Notos'tan özel seçilmiş makaleler iki haftada bir salı günü 17.00'de Aposto'da yayımda.

İLGİLİ OKUMALAR