Madde bağımlılığı: Neden, nasıl, ne pahasına?

Uyuşturucu bağımlıları ve satıcılarıyla röportajlarımızdan öne çıkanlar ışığında Türkiye'de uyuşturucu sorununu ele aldık. Bağımlılığı ve tedavi yöntemleriniyse Uzman Psikolog Özge Kalkan'a sorduk.
Madde bağımlılığı: Neden, nasıl, ne pahasına?

10 Kasım - Kariyer.net
Kariyer.net ile birlikte

İşimiz gücümüz iş bulmak: Kariyer.net Türkiye’nin en büyük çevrimiçi istihdam platformu Kariyer.net , 1999’dan bu yana iş arayanlarla işverenleri internet ortamında yeni nesil teknolojilerle bir araya getiriyor. Kariyer.net İstihdam Etki Raporu: Kariyer.net ’in Politika Analiz Laboratuvarı iş birliğiyle hazırladığı, Türkiye istihdam piyasasına katkısını ortaya koyan ekonomik etki raporuna göre yılda 1,6 milyondan fazla kişi doğrudan ve dolaylı olarak yeni işini Kariyer.ne t ’le buluyor. Raporun öne çıkan sonuçlarına göre: İşveren ve adayların %64’ü Kariyer.net ’in işe alım ve iş arama süreçlerini hızlandırdığını belirtiyor. İlk defa bir işe yerleşen adayların %30’u bu adımı Kariyer.net aracılığıyla gerçekleştiriyor. Kariyer.net’te iş arayanların %68’i Kariyer.net sayesinde kendilerine uygun iş ilanları bulduğunu, işverenlerin ise %64’ü aradıkları nitelikte adaylara ulaşmada Kariyer.net’in katkı sağladığını düşünüyor. Kariyer.net ile işe girenlerin %72’si beceri, deneyim ve eğitimlerine uygun bir işe yerleştiklerini söylerken, %58’i girdikleri işte kariyer gelişimi imkânı bulduklarını belirtiyor. Kariyer.net İstihdam Etki Raporu çıktılarını detaylı incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

“Ben bağımlı değilim, ben müptelasıyım. Düşkünüyüm. Seviyorum, sevdiğimden kullanıyorum. Neden seviyorum? Çünkü kafamı rahatlatmam gerekiyor, zaman başka türlü geçmiyor, sıkıntılı geçiyor. İyi bir hayat yaşamıyoruz.” -A.N. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz hafta Türkiye’de uyuşturucu kullanımının ve ticaretinin tehlikeli boyutlara ulaştığını, özellikle “metamfetamin” içeren sentetik uyuşturucuların halk sağlığını ciddi bir biçimde etkilediğini söyledi. “Uyuşturucu salgını” olarak nitelendirdiği sorun için hükümeti sorumlu tutan Kılıçdaroğlu uyuşturucunun yaygınlaşmasının AK Parti’nin ekonomi politikalarının sonucu olduğunu, “cari açığın kapatılması için ülkeye kara para girişine izin verildiğini” aktardı. “Her türlü kara paranın ülkeye girmesine göz yumdular.” diyen CHP lideri, Türkiye’de madde kullanımının 10 yaşa kadar indiğini belirtti. İddiaların ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı “teşkilatlarının uyuşturucu ticareti yapmakla” suçlandığını ifade etti. İki kurum da “Bu iftira sahibi hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.” dedi. 

Gündemi uzun süre meşgul eden iddiaların ardından İstanbul’da uyuşturucu kullanımını araştırdık. “Çocuklar da uyuşturucu kullanıyor mu?”, “Ne kadar yaygın?”, “Bağımlılık tahminimizden fazla mı?”, “Uyuşturucuyu kullananlar neden kullanıyor?” Tüm bu soruların cevaplarını aradık. 

“Bağımlısı değil, müptelasıyım”

A.N. İstanbul’da yaşayan 20’li yaşlarda bir birey. Kimliğini açıklamak istememesi nedeniyle yalnızca bu bilgileri paylaşacağım. Kendisini “bağımlı değil müptela” olarak tanımlayan A.N. "çok sıkıntılı bir süreç yaşadığını ve bu nedenle esrar kullandığını" anlatıyor. Uyuşturucuya meraktan başladığını söyleyen A.N. “Çok küçüktüm. Cezbedici geliyordu. O bize ne benlik kazandırıyordu bilmiyorum ama heyecanlı geliyordu. Mahallede abilerimizin yanında başladık biz de.” diyor.

Kullanımın yanı sıra bir süre bir tanıdığına yardım etmek için sattığından bahseden A.N., “Kendi cebime aldığım parayla da içimliğimi kurtarıyordum. Herkes içiyordu çevremizde; abilerimiz, kardeşlerimiz, öyle bir ortamımız vardı. İster istemez içine giriyorsun zaten. İçiyor olmak değil de işin içinde olmak istiyorsun.” diye konuşuyor. 

"Çoluk çocuk satıyor"

Uyuşturucu kullanımının şu anda çok daha fazla olduğunu ifade eden A.N. “O kadar ele düştü ki. 17-18 yaşındaki çocuklar falan. Dizilerin, sosyal medyanın da etkisi var. Hava katıyor çünkü. Bizim dönemimizde bulmak, ulaşmak zordu. Kullanan insanlara bizim zamanımızda kötü gözle, 2'nci sınıf insan gözüyle bakıyorlardı. Şu an mesela çok rahatım ben. Kimseden saklamıyorum.” diyor.

“Ya çocuklar? Çocuklar da kullanıyor mu?” diye sorduğumda A.N. “Çoluk çocuk satıyor, ne yapacaksın çocuğa satıyorsa? İlla ki gidiyordur çoluk çocuğa. Biz içiyorduk çoluk çocuk yaşta, şimdi bu kadar yaygınken nasıl içmesin?” diyor. Bir diğer isim T.Ç., uzun süre hem sentetik uyuşturucu hem de esrar kullandıktan sonra çevresindeki birçok kişiyi kaybetmesinin de etkisiyle bırakmış. Uyuşturucunun ne kadar yaygınlaştığını sorduğumda T.Ç.'den şu cevabı alıyorum: Ulaşmak isteyip Türkiye’de ulaşamayacağın bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bugün şu an sen de almak iste net yarım saate bulursun buna eminim.

Paket olduğunu (içerken yakalanmak) anlatan A.N., “İşin böyle bir boyutu var. Gelip senden polis, torbacıyı istemiyor. Alıp telefonunu numaralarına, mesajlarına bakmıyor. Yazıyor ifadeni, denetimli serbestliğe veriyor. Gidip idrar veriyorsun.” diye konuşuyor. Kendisinin değil, ancak bazı idrar veren tanıdıklarının bu testi kolaylıkla geçtiğini anlatıyor. 

“Bir müşterim 'Kilo alırım' düşüncesiyle başlamıştı”

F.K. kısa süre önce uyuşturucu satmayı bırakmış. Kendisi de önce kullanan sonra satmaya başlayan F.K. hikayesini şöyle anlatıyor: 

“Kullanmaya başlama evresi genellikle çevreden görüp özenme veya merak etme dürtüsüyle başlıyor, şahsen benim bu şekilde oldu. Çünkü çok yaygın ve popüler bir uyuşturucu. Ama bunun sebepleri fazlalaştırılabilir çünkü her insan bunu eğlenme veya kafa bulma amacıyla tüketmiyor. Kimilerinde sinir hâlinden sebep tüketim gözlenirken kimi insanda çok daha farklı bir amaç çıkabiliyor. Bir müşterim çok zayıftı ve arkadaşlarının tavsiyesiyle, iştah artırmaya yardımcı olduğundan 'Belki kilo alırım' düşüncesiyle başlamıştı.”

“Aynı içicilikteki gibi çok sayıda sebebi var; her satıcının farklı bir sebebi olabilir.” diyen F.K., “Yine örneklendirmem gerekirse beraber çalıştığım iş ortağım yalnızca elimin altında sürekli bulunsun ve istediğimde içebileyim amacıyla yapıyordu. Bir başkası tamamen maddi amaçla olabilir veya bu tarz insanların içinde büyümüştür, özenmiştir, benimsemiştir.. Ben tamamen aksiyon olsun, eğlence olsun, adrenalin yüksek olsun diye saçma bir sebeple yapıyordum mesela.” diye konuşuyor.

Ya tedavi süreci? 

Bağımlılığı yalnızca kişilerin yaşadıkları üzerinden değil uzman görüşleri üzerinden de ele almak gerekiyor. Öyle ki çok sayıda psikolog, madde bağımlılığı üzerine çalışıyor. Bunlardan biri de Özge Kalkan. Uzman Psikolog Özge Kalkan toplumda bağımlılığa dair çok sayıda mit olduğundan bahsediyor. “İradesiz kişi madde kullanır”, “Uyuşturucu kullanmak kişinin kendi tercihidir ve toplumdan dışlanmalıdır.” gibi pek çok söylemin doğru olmadığını ve bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğunun altını çizen Kalkan “Tıpkı şeker ya da diyabet hastalığı gibi, kronik bir rahatsızlıktır. diyor. Ailede birinin alkol/madde kullanımı gibi genetik faktörler, dürtüsellik, heyecan arama davranışı, dürtü kontrol zorluğu gibi kişisel özellikler, alkol/maddeye kolay erişebilir çevrede yaşama/büyüme hâli, kişinin alkol/madde kullanan arkadaş grubunun olması, aile içi şiddet, ihmal ve istismarın görülmesi gibi nedenlerin kişileri bağımlılık sürecine itebildiğini belirten Kalkan, “Hatta aşırı izin veren ya da aşırı kısıtlayıcı ebeveyn özelliklerinin olması da bu nedenlerden biri olabiliyor.” diyor.

Nasıl iyileşiyorlar? 

Kalkan, iyileşme sürecinin belirli aşamalardan oluştuğunu anlatıyor. Aşamaların “farkındalık öncesi, farkındalık, hazırlık, eylem, sürdürme ve tekrar kullanmama olarak” tanımlandığını aktaran Özge Kalkan “Kişi alkol ya da madde kullandığı süreç içinde alkol/maddenin olumsuz yanlarını görmezse farkındalık öncesi aşamada olduğunu söyleyebilir. Farkındalık aşaması, kişinin “Kullandığımdan beri hayatımda bazı şeyler yanlış gidiyor.” dediği nokta olarak tanımlanabilir. İyileşme de tam bu noktada başlar. Çünkü kişi farkında oldukça eylem aşamasına geçiş yapmaya başlayacaktır. Eylem aşamasındaysa tedavi için bir adım atmaya ve profesyonel destek aramaya başlayacaktır. Ardından iyileşmeyi, yani alkol/madde kullanımını sürdürmemeyi içeren uzun bir dönem başlar. Özetle aslında bağımlılıktan iyileşme, farkında olma süreciyle başlayıp devam eder.” diyor. 

Bağımlılık ile tek başına mücadele etmenin kişiyi zorlayacağını belirten Kalkan “Bu noktada bağımlılık sürecini iyi bilen bir terapist ve psikiyatrist ile çalışmak çok önemlidir.” diyor.

“Kilit kelime: Kendine fazla güvenmemek”

“Bağımlılığı atlatmaya gidilen süreci kaç kişi başarıyla tamamlayabiliyor?” soruma Kalkan şu yanıtı veriyor:

“Bu sorunun yanıtını vermek zor. Çünkü bağımlılık tedavisi, tabiri caizse uzun bir yolculuk gibi. Bu yolculukta kişiler zaman zaman keskin virajlarla karşılaşabilir ve zorlanabilir. Bu süreçte kendine fazla güvenmemek kilit bir kelime fikrimce. İpleri her daim sıkı tutmak virajların kolaylıkla geçilmesini de sağlamaktadır.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞 “Enflasyon kamburu”, muharebe kabiliyeti

TÜSİAD Başkanı "Ekonomimiz üzerindeki enflasyon kamburunu atmamız gerekiyor." dedi. Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı orduya "Tüm silahlı kuvvetler, tek ve en temel kriter olarak muharebe kabiliyetine odaklanmalı." çağrısında bulundu.

10 Kas 2022

Kariyer.net ile birlikte
Yeditepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta