
Daha bir yıl öncesine kadar, kanunda hayvanlara “mal” gözüyle bakılıyordu. Bu nedenle, sahibinin borcundan dolayı evcil hayvanların haczedilmesi gibi durumlarla sıklıkla karşılaşıyorduk. Hayvana yönelik şiddetin caydırıcı yaptırımları da yoktu. Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan son değişiklikler ile artık hayvan hakları ihlalleri, idari yaptırımların yanı sıra adli yaptırımlara da tabi tutuldu. Eskiye göre bir gelişme olduğu doğru ancak mevcut yaptırımların caydırıcılığı da tartışılır. Zira hayvana yönelik şiddet haberleri gündemden hiç düşmüyor.
Kısa süre önce, Konya’da bir barınakta hayvanlara yapılan eziyet görüntüleri açığa çıktı. Türkiye’de yaklaşık 300 barınak var ve bu yaşananlar, yalnızca bir barınaktan kameralara yansıyan anlar. Sokak hayvanlarına daha iyi yaşam koşulları sağlamak amacıyla kurulan barınaklarda bile böylesine olaylar yaşanıyorsa savunmasız sokak hayvanlarını kime emanet edebiliriz?
Son dönemlerde gerek evcil hayvan sahiplerinin gerekse belediyelerin ihmallerinin yol açtığı zararlar ve yaşananların toplum üzerindeki etkisi, Türkiye’de hayvan düşmanlığını ve hayvanlara karşı şiddeti gitgide artırıyor. Bazı kişiler ise aslen insan kaynaklı bu gibi olayları bahane göstererek masum hayvanlara zarar veriyor. Ezop’un da sizlerle paylaştığımız fablında bahsettiği gibi zalim, zalimlik yapmak için her zaman bir bahane buluyor. Nitekim yaşanan hayvan saldırıları, sokak hayvanlarını öldürmek ya da hayvanlara işkence etmek için bir gerekçe değil.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


