Marmara Denizi’nde imar tekeli

Adalar’da plan yapma yetkisi İBB'den alınarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na verildi.
Marmara Denizi’nde imar tekeli

(Görsel: Ali Aksoyer, DHA üzerinden)

5 Kasım 2021 tarihli ve 31650 sayılı Resmî Gazete’de, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Marmara Denizi ve Adalar’ın Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) ilan edildiği yayımlandı. Karara göre, İstanbul'un Adalar ilçesi (Prens Adaları) ile Balıkesir'in Erdek ve Marmara ilçeleri sınırlarındaki mevcut her ölçekteki plan, plan kararları ve projeler hususunda, ilgili Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yapılacak değerlendirme sonuçlanıncaya dek herhangi bir uygulama yapılamayacak. Bölgedeki faaliyetlerle ilgili tedbirlerin alınması, kontrolü ve izlenmesi yetkisi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ait olacak. Konuya ilişkin Dünya Mirası Adalar programına konuk olan Adalar Belediyesi Başkanı Erdem Gül kararı “maç devam ederken kural değiştirmek” sözleriyle değerlendirirken İlçe ve Büyükşehir Belediyesi nezdinde hukuki girişimlerde bulunacaklarını açıkladı.

Söz konusu karar ile Adalar’da plan yapma yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) elinden alındığını belirten İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün, kararı sosyal medya kanalıyla şu sözlerle protesto etti: "Adalar’ın yıllardır bir imar planı bulunmuyor. Göreve geldikten itibaren, Türkiye’de ilk kez yürütülen katılımcı bir süreç ile Adalar’ın Nazım İmar Planlarını hazırlayıp Haziran 2021’de İBB Meclisi’ne sunduk. Yine Adalar’ın geleceğini ortak akılla belirleyen, vizyon ve politikalar ortaya koyan bütüncül, yenilikçi, katılımcı ve korumacı bir yaklaşımla Adalar Strateji Belgesini hazırladık ve kamuoyuna sunduk. Tüm bunlara ilişkin hızla karar alınıp, Adalar’ı korumak için bu sürecin devam etmesini beklerken; bugünkü kararla birlikte Adalar’daki imar planı yapma, onaylama ve ilgili diğer uygulamaları yürütme yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçmiş oldu. Pekiyi, bu kararla ne değişti? Şimdiye kadar planlar İBB tarafından yapılıp, Meclis kararı ile Bakanlığa gidiyordu. Artık, İBB ve ilçe belediyesi bütün yetkisini kaybetti! (…) Kurumlar arası eşgüdüm, stratejik planlama, bütünleşik kıyı yönetimi gerekli. Son bir not: 2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Yassıada ve Sivriada’nın planları yapıldı. 2015’te Kongre ve Turizm Merkezi olarak inşaatları başladı."

Öte yandan, Marmara Denizi’ndeki Kaşık ve Sedef adalarına yönelik alınan kontrollü kullanım kararlarının ardından gelen bu karar Bakanlığın korumak yerine yapılaşmaya açtığı doğal sit alanlarını yeniden gündeme getirdi. TMMOB Mimarlar Odası, İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Esin Köymen’in belirttiği üzere, Bakanlık daha önce sit alanı ilan edilmiş yerlerde yeni ekolojik temelli bilimsel raporlar hazırladı ve bunların sit derecelerini yeniden değerlendirdi. Kamuoyu ve bilim çevreleriyle paylaşılmayan bu tip raporlar temel alınarak; Boğaziçi Üniversitesi'nde, Yıldız Parkı'nda, Kaşık Adası'nda ve benzeri pek çok yerdeki sit alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanına dönüştürüldü. Böylece bu alanlar türlü süreçlerin doğrultusunda yerleşime ve turizme açılabilir hâle getirildi. Bugün, adı Demokrasi ve Özgürlükler Adası şeklinde değiştirilmiş olan Yassıada, şeffaflıktan uzak bu tip süreçlerin potansiyel sonuçlarına yönelik en somut örneklerin başında geliyor.

Özel Çevre Koruma Bölgesi, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda tanımlanmış özel korunan alan statülerinden birisi. Ekolojik olarak öneme sahip; ancak sanayi, turizm veya yapılaşma nedeniyle bozulma veya yok olma riski altında olan bölgeler bu statüde değerlendirilebiliyor. Türkiye'de mevcut durumda 19 adet ÖÇKB bulunuyor. Bunlar arasında Belek, Foça, Datça - Bozburun, Tuz Gölü, Pamukkale gibi bölgeler yer alıyor. Bu itibarla, müsilaj sorunu nedeniyle Marmara Denizi ve Adalar’ın ÖÇKB ilan edildiği ileri sürülebilir. Fakat Avukat Pervin Çelik’in yorumuna göre, “Marmara Denizi gibi yıllardan beri çevresindeki sanayi alanları ve yerleşmeler nedeniyle yeterince kirlenmiş ve bugüne dek Bakanlık tarafından önlem alınmamış bir yerin, bugün imar planları ve uygulamalarına endeksli bir kararla koruma altına alındığını söylemek abesle iştigal.

Son olarak, ÖÇKB ilan edilen alanlarda yerel idarelerden kopuk, merkeziyetçi yönetim anlayışının getirdiği bazı sorunlar ise büyüme potansiyeli taşıyor. Zira Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı özelinde atanmışların yetki ve görev alanı her geçen gün biraz daha arttırılırken; bu gidişle “seçilmişlere çöp toplamaktan başka bir seçenek bırakılmayacağını” söylemek pek de abartılı olmayabilir.

Tuğçe Kaplan

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Marmara Denizi’nde imar tekeli

Etik ve Uyum Bülteni #44

22 Kas 2021

Marmara Denizi’nde imar tekeli

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR